En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Baykal: Gül davet ederse giderim



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanlarıyla dün öğle yemeğinde bir araya geldi. Çankaya’da bir “erkler zirvesi” gerçekleştirdi. Zirve sonrasında yapılan açıklamada Ergenekon adı geçmese de gündemin ağırlıklı olarak bu soruşturma ve davayla ilgili olduğu anlaşılıyordu.
Çankaya’dan yapılan açıklamada demokrasinin derinleşmesine ve hukukun üstünlüğüne vurgu yapılırken, soruşturmanın usul yasalarına uygun şekilde yapılmasına özen gösterilmesi biçiminde bir uyarı da vardı. Bu da Ergenekon soruşturmasıyla ilgili şikâyetlerin Çankaya tarafından not edildiği ve dikkate alındığını gösteriyordu.
Erkler zirvesiyle ilgili yorumlar arasında, bu toplantıda, ana muhalefet lideri olarak Deniz Baykal’ın da yer alması gerektiği yönündeydi.
CHP lideri Baykal zirvede neden yoktu? Olmalı mıydı? Gül davet etti mi etmedi mi? Etmiş olsaydı Baykal gider miydi?

‘Davet olmadı’
Baykal’a dünkü görüşmemizde bu soruları yönelttim. Baykal, Cumhurbaşkanı Gül’den bir davet almadığını belirttikten sonra şöyle dedi:
- Belki benim Cumhurbaşkanı’na karşı tutumumdan etkilenmiş de olabilirler tabii.
O yüzden davet gelmemiş olabilir. Ayrıca ben, bu zirvenin çözüm açısından çok yararlı olduğunu da düşünmüyorum. Başbakan’la yargı organları başkanları niye bir araya gelirler ve ne konuşabilirler ki? Bu ayrıca doğru bir yöntem midir? Türkiye vahim bir süreçten geçiyor. Bu nedenle öyle görüntüye, şova dönük zirvelerin fazla yararı olmaz.
Hukuk her gün katlediliyor, Başbakan baskı kuruyor ve hukuksuzluğa destek veriyor, siz buna karşın zirve topluyorsunuz. Öyle bir ortamda gerçeklerin konuşulabileceğine inanmıyorum.

‘Çağırırsa giderim’
Baykal’a, Cumhurbaşkanı Gül’ün davet etmesi halinde bu konuları konuşmak üzere Çankaya’ya çıkıp çıkmayacağını veya bir liderler zirvesi olursa katılıp katılmayacağını sordum. Şu yanıtı verdi:
- Eğer beni dinlemeyi göze alırlarsa Cumhurbaşkanı’yla da Başbakan’la da yüz yüze görüşürüm. Gerçekleri söylemek için, işin özünü anlatmak ve gerçek çözümleri bulmak için elbette giderim. Sayın Gül, davet ederse kabul ederim ve Çankaya’ya çıkıp yüz yüze gerçekleri anlatırım. Liderler zirvesini bilmiyorum, gerek olursa ona da iştirak ederim ama biz zaten her gün görüşlerimizi açıklıyoruz.
Ama bunun gerçekten sorunları dinlemek ve çözüm bulmak için yapılması gerekir. Yoksa bu zirve gibi protokol esasıyla yapılacak, dostlar alışverişte görsün zihniyetiyle yapılacak bir toplantı olmaması gerekir.
Veya mantı yemek için değil, Ergenekon sorununun özünü konuşmak, hukuka yapılan müdahaleleri konuşmak, yaşanan hukuk faciasını görüşmek için yapılması gerekir.

‘Vahim bir süreç’
Baykal, Ergenekon soruşturması ve davasıyla Türkiye’nin vahim bir sürece girdiğini öne sürdü ve şu değerlendirmeyi yaptı:
- Bir kere şunu vurgulamam gerekiyor; soruşturma sürecinde silahlar bulunuyor, bazı krokilerden, planlardan söz ediliyor. Bulunan silahlarla ilgili kişilerle birlikte toplumda saygın bir yere sahip, üst düzey sorumluluklar üstlenmiş ama iktidara muhalif olan aydın kişiler birlikte gözaltına alınıyor. Bu önce birini sanık, zanlı diye gözaltına alıp arkadan buna delil uydurma çabası olarak görülüyor.
Oysa, soruşturmanın gerçek yörüngesinden çıkarılmaması gerekir. Silah mı bulundu? Bomba mı bulundu? O zaman yapılacak şey bulunan bu deliller üzerinden gidip gerçek zanlıları, sanıkları bulup adalete teslim etmektir. Delilden sanığa ulaşmaktır.
Önce birini sanık ilan edip sonra delil bulmaya çalışmak veya ilgisiz delillerle ilişkilendirmeye çalışmak değildir. Ucu açık iddianame olmaz, sanıktan delile giden bir soruşturma anlayışı olmaz. Bunların süratle düzeltilmesi gerekir.

milliyet

 



Bu yazı 596 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,303 µs