En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Lateks Alerjisi



Son senelerde giderek yaygınlaşan ve daha çok kişide görülmeye başlayan alerjilerin yeni bir türü de lateks alerjisi. Lateks kauçuk ağacının süt kıvamındaki özsuyunun çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesiyle elde edilen ve endüstride çok yaygın olarak kullanılan bir madde. Prezervatiflerden bulaşık eldivenlerine… balonlardan oyuncaklara… kozmetiklerden yara bantlarına… elektrik kablolarından idrar sondalarına kadar günlük hayatta çok sık karşılaştığımız  birçok ürün lateks içeriyor.


Lateks alerjisi, sadece bu madde ile temas sonucu deride kızarma, kabarma ve kaşıntılardan ibaret değil. Bazılarında burun akıntısı ve hapşırmalara… gözlerde sulanma, kızarma ve kaşıntılara… bazılarında astım krizlerine ve hatta ölüm riski yüksek olan anaflaksi gibi tablolara da yol açabiliyor.


Lateks bulunan ürünler


Günlük yaşamımızda sık sık karşılaştığımız bir çok maddenin yapımında lateks vardır.
Piyasada satılan 40 binden fazla maddenin lateks içerdiği bilinmektedir.


İşte bunlar için sadece birkaç örnek:


Genel kullanım: Bulaşık eldivenleri, prezervatif, balon, oyuncaklar, emzik, biberon, silgi, kozmetikler, elektrik kabloları, tenis-basketbol- bovling topları, deniz yatağı,  yapıştırıcılar, boyalar, ayakkabı...

Tıp alanında: Çeşitli tüp ve maskeler, yanık bandajları, cerrahi eldivenler, tansiyon aleti, kateterler, idrar ve mide sondaları, lavman şırıngaları, dişçilikte kullanılan bazı ürünler...


Lateks alerjisinin belirtileri


Yakın zamanlara kadar lateksin sadece cilde temas ettiği yerlerde kızarma, kabarma ve kaşıntı gibi tahrişlere yol açtığı sanılırdı. Oysa bugün lateksin alerjik nezleden astıma kadar bir çok alerjik hastalığa sebep olabileceğini biliyoruz. Bunlar içinde en tehlikelisi ise ölüme kadar giden sonuçları olabilen anaflaktik şoktur.


Lateks nasıl alerji yapar ?


 Lateks de diğer doğal ürünler gibi çeşitli maddelerin bir kompleksidir. Esas olarak polyisoprene içerir; daha az miktarlarda protein, karbonhidrat ve lipit de bulunur.


 Lateks alerjisinin ortaya çıkabilmesi için alerjiye yatkınlığı olan kişinin ortalama 3-5 sene lateksle temas etmesi gerekir. Bu temaslar sırasında latekse karşı IgE sınıfından antikorlar meydana gelir. Bu antikorların miktarı belirli bir düzeye ulaştıktan sonra, lateks içeren bir maddeyle temas edildiğinde mesela balon şişirmek, eldiven giymek... gibi durumlarda alerjik belirtiler gelişir.


Kimler risk altındadır ?


 Lateks alerjisine normal insanların yüzde 1 kadarında rastlanırken, astım, alerjik nezle gibi başka bir alerjik hastalığı olanların yüzde 4’ ünde görülür. Doğuştan omurga yarığı (spina bifida) olanların pek çoğunda lateks alerjisi vardır. Lateksle uzun süre ve yüksek dozlarda karşılaşan kauçuk endüstrisi işçileri ve sağlık personelinde (doktor, hemşire, laborant, hastabakıcı...) yüzde10 oranında lateks allerjisi saptanır. Sık sık ameliyat olan hastalarda lateks allerjisi riski yüksektir. Kadınlar, erkeklere göre latekse daha duyarlıdırlar.


 Lateks alerjisi olanlarda muz, avokado, ananas, şeftali, erik, mango, badem, yer fısıtğı ve kestaneye karşı allerji olması ihtimali de çok fazladır.


 BUNLARA DİKKAT !
*Latekse alerjisi olanların, bu maddeyle temasları önlenmelidir.
*Latekse anaflaktik tipte alerjisi olanlar bunu belirten bir kolye veya künye taşımalı, yanlarında otomatik adrenalin enjektörleri bulundurmalıdırlar.
*Latekse alerjisi olanlar muayene ya da ameliyat edilirlerken lateks içermeyen ürünler kullanılmalıdır.
*Latekse alerjik olanlar lateks içeren bir ürüne dokunmuşlarsa hemen ellerini bol suda yıkamalı, ellerini asla gözlerine sürmemelidirler.




Bu yazı 3,580 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,232 µs