En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

İşkenceyi gizle, terfi et



Ergenekon sanığı İbrahim Şahin’e ‘hastadır’ raporu vererek, Cumhurbaşkanı Sezer’e affettiren Dr. Nur Birgen, ‘işkenceyi gizlemek’ suçundan altı ay ‘meslekten men’ cezası almış.

Buraya kadar anlaşılmayan bir şey var mı?

Hayır.

Fakat, bundan sonrası bayağı eğlenceli.

Nur Birgen, görev yaptığı Beyoğlu Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne Mehmet Ağar tarafından atanıyor.

Herhalde ‘Mehmet Ağar da kim? İbrahim Şahin’le alakası nedir?’ diye sormayacaksınız.

Bundan sonrasını, Yıldırım Türker’in kaleminden okuyalım:

1995 yılında YDH İstanbul İl Binası işgal edilir. Polis operasyon yapar ve eylemcileri gözaltına alır. Gözaltındaki sanıklar, mahkemeye çıkmadan önce, 18 Temmuz günü ‘adli raporların’ alınması için Beyoğlu Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne getirilir.

Burada Adli Tıp uzmanı olarak görev yapan Nur Birgen, yedi sanık hakkında düzenlediği kati raporda, ‘vücutlarında halen darp cebir izi bulunmadığını’ bildirir.

Oysa sanıklar gözaltına alındıkları 13 Temmuz günü çeşitli uzmanlarca muayeneden geçirilmiş, ‘vücutlarında yaygın darp ve cebir izleri saptandığı’ rapor edilmiştir.

19 Temmuz’da sanıklar bu kez İstanbul DGM Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden bir başka uzman tarafından muayene edilir.

Sonuç, ilk aldıkları raporun aynıdır: ‘Yaygın darp ve cebir izleri...’

Sanık avukatları, Nur Birgen’i İstanbul Tabip Odası’na şikáyet eder.

İddia, ‘İşkenceyi gizlemek amacıyla gerçeğe aykırı rapor düzenlemek’tir.

Tabip Odası Onur Kurulu, soruşturma sonucu Dr. Birgen’in ‘şahısların muayenesi ve rapor yazımında kusurlu olduğu ve işkencecileri koruduğu’ sonucuna vararak altı ay meslekten men cezasına oybirliğiyle karar verir.

Bunları anlatıyor Yıldırım Türker...

Fakat, bundan sonrası daha eğlenceli.

Birgen İdare Mahkemesi’ne başvurur ve Türk Tabipler Birliği’nin verdiği cezayı iptal ettirir.

Türk Tabipler Birliği mahkemenin iptal kararını Danıştay’a götürür.

Danıştay’dan, ‘hekimle ilgili cezanın kamu görevini ifası sırasında verildiği ve meslek odasının bu cezayı vermeye yetkili olmadığı’ yönünde bir karar çıkar.

Daha sonra ne olur, biliyor musunuz?

Bilmeyin daha iyi...

Sözkonusu ‘meslekten geçici men’ cezasının uygulanması için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na dilekçe veren Dr. Cem İşyapan’a, ‘Dr. Nur Birgen’e hakaret’ suçundan Fatih Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılır.

Bitti mi?

Hayır.

Birgen’in meslekten men cezası almasını sağlayan başvurunun sahibi Av. Metin Narin’e de, ‘iftira’ suçundan soruşturma açılır.

Bitti mi?

Biter mi hiç...

İşkenceyi gizlemekten sabık Nur Birgen, bir süre sonra, terfi ettirilerek Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığı’na getirilir.

Bitti mi?

Bitmiyor bir türlü. Bitmeyecek de...

BM onaylı ‘İstanbul Protokolü’ne göre, hakim ve savcılara ‘işkence konusunda eğitim’ verilmesi gerekmektedir. Ancak, dönemin Adalet Bakanlığı şanlı bir direniş sergiler ve hiçbir gerekçe sunmadan projeyi iptal eder.

Devreye AB girer ve resmen dayatır...

Bundan kaçış olmayacağını anlayan Adalet Bakanlığı, bu kez ‘eğitim koordinatörü’ olarak uygun bir isim arayışına girişir.

Madem projeden vazgeçilemeyecektir, öyleyse ‘koordinatörlük’ görevine Dr. Nur Birgen getirilmelidir. Ve, böyle de olur...

Bitti mi?

Bitmedi ama, ben bittim... Müsaadenizle çekiliyorum.

star



Bu yazı 507 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,622 µs