En Sıcak Konular

Hasan Cemal


Hasan Cemal
0 0 0000

Ergenekon, Baykal, İlhan Selçuk, darbe!



Deniz Baykal'ın önceki gün televizyonda Ergenekon'la ilgili basın toplantısını izlerken dehşete kapıldığımı söyleyebilirim, acaba ben başka bir ülkede mi yaşıyorum diye...
Deniz Baykal bugün Türkiye'de yaşananları, 'Hitler öncesi ve sonrası'na benzetti, 'Humeyni öncesi ve sonrası'na benzetti. Humeyni ve Hitler'inkine benzer bir rejim değişikliği sürecinde olduğumuzu öne sürdü.
Ve ekledi:
"Cumhuriyet çok köklü bir nitelik değişimiyle karşı karşıyadır."
Gerçekten öyle mi?
Hitler'inki gibi, Humeyni'ninki gibi bir rejim tehlikesinin içinde miyiz?..
İlhan Selçuk bu görüştedir.
Öteden beri böyle düşünür.
Türkiye'nin AKP hükümetiyle birlikte 'sivil, dinci bir karşı darbe' yolunda yürüdüğünü, son zamanlarda bu yolculuğun özellikle hızlandığını yazar. Kendisinin de sanıkları arasında yer aldığı Ergenekon'u bu bakımdan çok önemli bir gösterge sayar.
Türkiye'yi Amerika'nın tezgâhıyla bir 'İslamcı faşizm'in beklediğine inanır, dünkü yazısında belirttiği gibi... Ama bu konuda İlhan Selçuk'un geçen haftaki bir yazısı ilginçti.
Başlığını özenle koymuştu:
"Asker Darbe Yapar mı?.."
2003'te, 2004'te yapamadı.
Ergenekon sanıklarından eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur Paşa'nın Sarıkız ve Ayışığı isimli darbe planları uygulanamadı.
Ya şimdi ne olacak?..
İlhan Selçuk, Amerika'nın AKP'yi alet ederek Türkiye'de tehlikeli bir oyun tezgâhladığını, böylece Türkiye'nin zamanla İran'laşacağını belirttikten sonra, "Asker darbe yapar mı?" sorusunu yazısının sonunda şöyle yanıtlıyor:
"TSK bugünkü koşullarda darbeden uzak... Ama, bu gidişle TSK'ya dinci darbe geliyor." (Cumhuriyet, 3 Ocak 2009)
İşte böyle.
TSK'ya dinci darbe geliyormuş...
İlhan Selçuk'un böylesi yazıları neden yazdığı malum. 'Sivil darbe'ye, 'dinci darbe'ye veya 'karşı devrimci darbeler'e karşı çare olarak ne düşündüğü de yıllardır sır değil.
Cumhuriyet'in ikinci sayfasındaki köşesi bu konuda yıllardır çok samimidir, açık dillidir.
Biliyoruz İlhan Abi'yi...
Peki ya siz Sayın Baykal?..
Neyin peşindesiniz?..
Ana muhalefet liderisiniz.
Ve Türkiye'nin İran'laştığını söylüyorsunuz. Humeyni öncesi gibi, Humeyni sonrası gibi rejim değişikliğinden söz edebiliyorsunuz.
İş bitmiş o zaman!
Başka söylenecek ne kaldı ki?
Savaş ilan ediyorsunuz!
Farkında mısınız?
Türkiye'yi korkunç bir şekilde 'cephe'leştiriyorsunuz.
Farkında mısınız?
Neden?
Aklıma takılıyor:
(1) Oyunuzu 29 Mart'ta birkaç puan daha artırmak için mi bütün bu savaş tamtamları? Ya artmazsa oyunuz? Ya 22 Temmuz'a benzer bir tablo çıkarsa yine? Ya da bu savaş ve cepheleştirme stratejiniz ters teper de, 22 Temmuz'u da aşan bir sonuç alırsa AKP, ne olacak o zaman?..
(2) Yoksa darbe mi? Asker müdahalesi mi? Sayın Baykal, bu kadarına ihtimal vermek istemiyorum. Ama eğer "Hitler öncesi gibi, Humeyni öncesi gibi" diyorsanız ana muhalefet lideri olarak ve iktidarda da yüzde 47 oyla oturan bir parti varsa, ne olacak o zaman, geriye ne kalacak ki?
Sayın Baykal;
Evet, sizi önceki gün televizyonda izlerken gerçekten dehşete kapıldım.
Ve demokrasi adına üzüldüm.
Türkiye'yi böylesine germenin ve cepheleştirmeye kalkışmanın siyasal sorumlulukla bağdaşmadığı kanısındayım.
Ergenekon'la ilgili olarak soruşturmada, yargılamada hukuk açısından bazı aykırılıklar, ölçüsüzlükler yok değil, elbette var. Bunların sergilenmesi ve eleştirilmesi de doğrudur.
Ama bunun ötesinde, Hitler ve Humeyni çağrışımlarıyla birlikte yapılan siyasi savaş çığırtkanlığının bu ülkenin demokrasi tarihine kötü bir sayfa olarak geçeceğine inanıyorum.
Çok yazık!

milliyet



Bu yazı 731 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Eylül 2012 Türkiye AB’nin, AB Türkiye’nin neresinde?
    • 13 Eylül 2012 Ve soruyorum Ak Parti iktidarına...
    • 7 Ağustos 2012 Özkök Paşa demokrasi adına bir şanstı!
    • 12 Mayıs 2012 Ak Parti’yle kadınlar, başörtüsü sorunu ve Kürt sorunu...
    • 18 Nisan 2012 Demokraside asker sorunu, sivil sorunu!
    • 15 Nisan 2012 Suriye’de akan kan ve evimizin içi!
    • 3 Nisan 2012 Suriye’de ben de tarafım!
    • 27 Mart 2012 Zamanın ruhu ve dış konjonktür PKK’ya karşı!
    • 21 Ocak 2012 İnsanlık ölmedi, karanlık sorgulanacak!
    • 18 Ocak 2012 Sanık Kenan Evren, ayağa kalk!
    • 20 Kasım 2011 ''Dersimli okşanmakla kazanılmaz!''
    • 18 Ekim 2011 Herkes ‘Atatürk milliyetçisi’ olmak zorunda mı?..
    • 5 Ekim 2011 Ak Parti, CHP, BDP uzlaşması...
    • 29 Eylül 2011 Ciğeri yanan Erdoğan’a, Öcalan’a...
    • 27 Eylül 2011 PKK, BDP, Güneydoğu’dan haberler öyle ki...
    • 22 Eylül 2011 Avrupa Birliği Türkiye'ye dürüst davranmıyor mu?
    • 21 Eylül 2011 Düşen helikopterin beynini kim söküp aldı ?
    • 7 Eylül 2011 Başbuğ Paşa da hesap vermek zorunda!
    • 2 Eylül 2011 Erdoğan’ın askeri vesayetle mücadelesi...
    • 6 Ağustos 2011 Kürt sorunu: Bardağın dolu ve boş tarafı!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,858 µs