En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Kadınlara pembe Erkeklere mavi hap



         Doktorlar hastalara ilaç yazarken iki şeye dikkat ederler. Biri hastanın yaşı diğeri de kilosudur. Hastanın cinsiyetine genelde pek önem verilmez. Birçok ilacın kadınlarda ve erkeklerde her zaman aynı etkiyi göstermedikleri yıllardan beri bilinmesine rağmen ilaç rehberlerinde ve prospektüslerde tavsiye edilen genellikle ‘erkek dozu’ dur. Çünkü, yeni ilaçlar çeşitli sebeplerden dolayı daha çok erkekler üzerinde denenir ve erkeklerde elde edilen veriler de kadınlar için aynen geçerli sayılır.

         Birçok ilacın metabolizmasının, dokulara dağılım, kan düzeyleri ve vücuttan atılmalarının kadın ve erkeklerde farklı olduğu hiç hesaba katılmaz.

Mesela, hipertansiyon tedavisinde tüm dünyada en çok kullanılan ilaçlardan biri olan metoprolol, aynı dozda kadınlarda erkeklere göre yüzde 40 daha yüksek kan düzeylerine yol açar. Ameliyat sonrası ağrıların kontrolünde ise erkeklere kadınlara göre daha yüksek dozda morfin verilmesi gerekir.

         İlaç yan etkileri kadınlarda daha fazla

Ayrıca, ilaç yan etkileri bakımından da kadın erkek farkı vardır. Birçok ilaç kadınlarda erkeklere göre daha fazla yan etkiye yol açar. Mesela, dozu vücut yüzeyine göre hesaplanarak verilen bağırsak kanseri ilacı fluoruracil’ in kemik iliği baskılanması, saç dökülmesi ve ağız mukozasında iltihap oluşması gibi yan etkileri daha çok kadınlarda görülür.

Bu durum, sadece kadınların daha duyarlı veya başka bir deyişle daha ‘yaygaracı’ olmaları ile ilgili değildir. Kanada’ da yapılan bir araştırmaya göre ilaç yan etkilerinin yüzde 70’ i kadınlarda ortaya çıkmaktadır.

İlaç etki ve yan etkilerin her iki cinste aynı olmamasının sebebi, bağırsak sistemi fizyolojisi ve karaciğer metabolizmasındaki farklılıklardır.  Adet dönemi, gebelik ve menopoz gibi özel durumlardaki hormonal değişiklikler de önemlidir . Mesela, gebelerde epilepsi yani sara tedavisinde kullanılan ilaçların vücuttan daha çabuk atılmalarının bu ilaçların etkilerinin azalmasına sebep olduğu iyi bilinir.

Doğum kontrol hapları da birçok ilacın metabolizmasını etkiler. Metoprolol bu tür ilaçlarla beraber alındığında kan düzeyi erkeklere göre üç misli fazla olur.

Mutlaka dikkate alınması gereken bir özellik de erkek ve kadın vücut yapısındaki farklılıklardır. Erkeklerin kilolarının kadınlara göre daha fazla olması yanında, kas kütlesi, yağ oranları, organ kan akımları ve organ işlevlerinin her iki cinste değişik özellikler taşıması, ilaç metabolizmasını da yakından ilgilendirir.

         Aspirin kadınlarda kap krizlerini önlemiyor

İlaçların kadın ve erkeklerde farklı etkiler gösterdiğinin bir önemli örneği de aspirindir. Bilindiği gibi, kalp krizlerinin önlenmesinde standart tedavi düzenli olarak aspirin kullanılmasıdır. Ancak, bu ilacın koruyuculuğu konusundaki sonuçlar oldukça çelişkilidir. Aspirinin kalp krizlerini yüzde 50 oranında azalttığını gösteren araştırmalar olduğu gibi, etkisiz olduğu sonucuna ulaşanlar da vardır.

         Bu farklı bulguların sebebini bulmak için bugüne kadar 113 bin hasta üzerinde yapılmış olan 23 ciddi bilimsel yayını tekrar değerlendiren Kanadalı uzmanlar, ilginç bir sonuca ulaştılar. Aspirinin kalp krizlerine karşı koruyucu etkisinin erkeklerde daha fazla olduğu, ama ilacın kadınlarda o kadar çok işe yaramadığı ortaya çıktı.

         Araştırmacılara göre, bunun sebeplerinden biri mekanizması tam olarak bilinmeyen aspirin direncine kadınlarda daha sık rastlanması. İkincisi ise kalbi besleyen koroner damarlarda kadınlar ve erkekler arasında yapısal ve işlevsel farlılıklar olması. Kadınların koroner damarlarının damar genişletici ilaçlara iyi cevap vermemesi, kadınlardaki damar sertliğinin erkeklere göre daha yaygın ve ağır olması… bunlardan bazıları.

         Bu bulgular, kadınları kalp krizlerinden korumak için aspirin yerine başka ilaçların araştırılması ve denenmesi gerektiğini gösteriyor.

         Gelelim neticeye

Yeni ilaç araştırmalarında erkekler kadar kadın deneklere de yer verilmeli, doktorlar da hiç değilse bundan sonra ilaç yazarken hastalarının cinsiyetlerini dikkate almalıdırlar.



Bu yazı 2,241 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,876 µs