En Sıcak Konular

Ferai Tınç


Ferai Tınç
0 0 0000

Geçen yılın iki olayını birinci seçtim



KLASİK sorudur, bana da sordular.

Geçen yıl Türkiye açısından en önemli olay neydi.

Yanıtım hazırdı zaten. Kararı duyduğumda çok sevinmiştim.

TRT’nin Kürtçe yayın kararı, geçen yılın en önemli olaylarından biriydi benim için. En önemlisiydi hatta.

Eleştirileri biliyorum. Olmasın diyenlerin de, bunu yetersiz görenlerin de eleştirilerini dinledim.

Ama bu adımı önemsemeye devam ettim.

Devletin vatandaşına onun dilinden seslenme isteği duyması önemliydi benim için.

Yıllarca bu topraklarda Kürtleri görmezden gelen bir anlayış bölünmeleri körükledi.

Şimdi devlet, Kürtleri görüyor ve seslenmek için onlara gidiyor.

Bugüne kadar çeşitli sivil toplum örgütlerinin girişimleri oldu. Kürtçe yasağı kalktı, özel kurslara izin çıktı.

Ama hepsinde de, "aman kimse fazla duymasın aramızda kalsın" mahcubiyeti vardı.

Eğer öyle olmasaydı hálá resmi tutanaklara Kürtçe yerine "nokta nokta dili" ifadesi kullanılır mıydı?

Kürtçe yayınlar sudan sebeplerle yasaklanabilir, w, q, x kullandıkları için insanlar aleyhinde davalar açılabilir miydi?

TRT’nin Kürtçe yayını ve Başbakan’ın Kürtçe mesajı, bir dönüm noktasıdır.

Çünkü sivil toplum ne kadar uğraşırsa uğraşsın, siyasi irade olmadıkça toplumsal dönüşümleri sağlamak mümkün değil.

Bu dönemeci, kırıp dökmeden doğru biçimde alabilmek için sadece çok dikkatli değil, çok da sorumlu olmak gerekiyor.

TRT’den büyük bir mucize beklemiyorum. Ama bu yayın sayesinde sesini duyuramayan Kürt sanatçıların yetişebileceklerini, kendilerini daha iyi eğitme fırsatı bulabileceklerini, Türkiye’nin saklı zenginliklerinden olan bir kültürün gelişeceğini düşünüyorum. Ve biz bunu öğreneceğiz.

Kürt edebiyatının ortaya çıkıp serpilmesi, tarihle ilgili bilimsel güvenilirliği olan araştırmaların artması, dilin zenginleşmesi, sanatçıların desteklenmesi, toplumun genelini güçlendirir.

Devlet televizyonundan Kürtçe’nin, bir üniversitede Kürt filolojisi adımı ile devam etmesini bekliyorum.

***

BEN bu adımı çok önemsiyorum.

Aynı Kerkük’te Türkçe’nin resmi dil olarak kabul edilmesini önemsemem gibi.

Geçen yılın en önemli dünya olaylarının başındaydı benim için Kerkük yerel Meclisi’nin Türkçeyi resmi dil olarak kabul etmesi.

Bu da Irak’ta bir ilkti.

Saddam döneminde Kerkük’ü ziyaret eden bir gazeteci olarak bunun ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Sokakta Türkçe konuşmaktan bile çekinen insanlarla karşılaşmışım.

Savaştan sonra Kürtlerin, Kerkük’e el koyma hayallerinin ortaya çıktığı günlerde de durum farklı değildi. Korku yoktu bu kez ama artık her yerde çatışmalar vardı. Kerkük meselesi henüz çözülmüş değil, bu sorun hálá ülkenin istikrarını tehdit ediyor.

Türkmenleri yok sayan zihniyet, işgalci yönetim tarafından desteklenerek güçlenmişti.

Ama Türkçe, Irak’ta Türkmenlerin verdikleri bir hukuk mücadelesi sonucunda Kerkük’te resmi dil olarak geçen yılın sonunda kabul edildi. Kerkük Vilayet binasının kapısında artık Türkçe bir tabela var.

Ne kadar sevinçi bir haber bu.

Irak’ta bunu sağlayacak bir siyasi iradenin ortaya çıkması bölgenin yeniden yapılanma dinamiklerini etkileyecek en önemli gelişmelerden biridir bana göre.

Irak’ı Kürtler, Araplar gibi Türkmenlerin de vatanı olduğu bilincini güçlendiren bu anlayışın doğuracağı ittifakları önümüzdeki dönemde daha iyi göreceğiz.

Geçen yılın birincileri bence TRT’nin Kürtçe yayını ile Türkçe’nin Kerkük’te resmi dil olarak kabul edilmesiydi.

hurriyet



Bu yazı 222 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Kasım 2010 Talabani'nin resti
    • 2 Ağustos 2010 Ortadoğu’da gerilim yüksek
    • 21 Mayıs 2010 Acem oyunu
    • 14 Eylül 2009 12 Eylül ne zamana kadar?
    • 7 Ağustos 2009 Mahmur Kampı neden önemli
    • 10 Mayıs 2009 Anneler en çok barış istiyor
    • 2 Ocak 2009 Geçen yılın iki olayını birinci seçtim
    • 13 Ekim 2008 İlerleme raporunun pazarlama stratejisi belli oldu
    • 11 Ağustos 2008 Gürcü lideri kim itti?
    • 10 Ağustos 2008 Kafkasya’da süper güç rekabeti
    • 4 Ağustos 2008 Kerkük krizi tırmanıyor
    • 26 Mayıs 2008 Fransa’nın eski başbakanı, Sarkozy’ye aldırmayın diyor
    • 25 Nisan 2008 Ortadoğu barışı ve Golan
    • 7 Nisan 2008 Zirvelerin ardından
    • 17 Mart 2008 Dış politikada baskı dönemi başlarken
    • 14 Mart 2008 Açlığın yeni yüzü ve füze kalkanı
    • 25 Şubat 2008 Kıbrıs’ta nerede kalmıştık?
    • 18 Şubat 2008 Kontrollü bağımsızlık
    • 25 Ocak 2008 Ege’de yeni sayfanın manşeti ’cesaret’
    • 21 Ocak 2008 Soğuk savaş üslubu geri dönerken

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,278 µs