En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Bebek şampuanları, losyonları, pudraları zararlı mı?



Son senelerde hayatımıza giren binlerce kimyasal maddeden biri de fitalat olarak bilinen bileşikler. Bunlar sert plastiğe eklendiklerinde uzun polivinil moleküllerinin birbiri üzerinden kaymalarını sağlayarak o maddenin daha yumuşak olmasını, boya ve kokuların daha uzun süre dayanmalarını sağlıyorlar.

Fitalatlar hepimizin her gün kullandığı sayısız üründe bulunuyor. Meselâ,  yer karoları, streç filmler, boyalar, duş perdeleri, çocuk oyuncakları, tişört baskıları, yapay deri ve tırnak boyaları, saç jölesi, şampuan, oje, deodoran… gibi kozmetikler bunların başlıcaları. Bunlara bazı tıbbi malzemeleri de ekleyebiliriz.

Peki ama, bayram değil seyran değil, bu fitalatlar da nereden çıktı şimdi diye merak edenler için cevabım şu:

Washington Üniversitesi tarafından 2 ile 28 aylık 163 bebek üzerinde yapılan bir araştırmada, bebeklerin tümünün idrarlarında test edilen 9 çeşit fitalattan en az birinin bulunduğu ortaya çıktı. Hatta, bebeklerin yüzde 81’inin idrarlarında yediden fazla fitalat türü olduğu ve banyo ve temizlik ürünlerinin kullanımındaki artışa paralel olarak idrarda bulunan fitalat miktarının da arttığı belirlendi. Araştırmanın bir başka önemli sonucu da,  8 aylıktan daha küçük olan bebeklerin daha duyarlı olduklarının anlaşılması.

Journal of Pediatrics isimli tıp derginin son sayısında yayınlanan araştırmada, bebeklerin idrarındaki bu fitalatların bebek şampuan, pudra, losyon… gibi ürünlerden kaynaklandıkları da ispatlandı. Oysa, bugüne kadar fitalatların deri yoluyla değil, oyuncakların çiğnenmesi veya fitalat ihtiva eden ev tozlarının solunması suretiyle vücudumuza girdikleri düşünülüyordu.

Fitalatların zararı ne?

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, hayatın erken döneminde maruz kalınan bazı fitalat türlerinin erkek üreme fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyebileceğini gösteriyor. Birçok fitalatın erkeklik hormonu olan testosteronu azalttıkları biliniyor. Ayrıca, fitalatların kızların erken buluğa ermelerine yol açabileceğini gösteren bulgular da var.

Birkaç sene önce İsveç’ de yapılan bir araştırmada evlerindeki tozlarda yüksek miktar da  fitalat bulunan çocuklarda astım, alerjik nezle ve egzama gibi hastalıkların daha fazla görüldüğü ve hastalık belirtilerinin daha şiddetli olduğu belirlenmişti.

Toronto Üniversitesi tarafından yapılan başka bir çalışmada da gebelikleri süresince toluen, fitalat ve formaldehit gibi kimyasalların çok kullanıldığı pedikür salonlarında çalışan kadınların çocuklarında dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü gibi zihinsel sorunların çok fazla görüldüğü ortaya çıkmıştı. O zamandan beri Kanada’ da bu tür salonlarda fitalatlar artık kullanılmıyor; toluen de kademeli olarak azaltılıp o da artık kullanılmayacak.

Fitalatlar yasaklanmalı mı?

Fitalatlar dünyanın birçok ülkesinde çok çeşitli üründe yaygın olarak kullanılıyor. Buna Amerika da dahil. Burada önemli bir nokta da, ürünlerin etiketlerinde fitalatların bulunduğunun bildirilmesinin zorunlu olmaması.

 

Sadece Avrupa Birliği ülkelerinde bu maddenin çocuk oyuncaklarında ve biberonlarında kullanılmasını yasak ve önümüzdeki senden itibaren böyle bir sınırlama Kaliforniya eyaleti için de geçerli olacak.

Gelelim neticeye

Fitalatların insan sağlığı için uzun vadede ne gibi olumsuzluklar yaratacağı henüz çok iyi bilinmiyor. Zararları tam olarak ispatlanmış olmasa da, tabiatta bulunmayan, insan yapısı bu kimyasal maddelerin zararsız olduğunu iddia etmek mümkün değil.

Üstelik, henüz anne sütü emen minicik bir bebeğin kanında, ona tamamen yabancı, gelecekte ne zarar vereceği bilinmeyen bir kimyasal maddenin bulunmasından huzursuzluk duymamak imkânsız.

Sağlık Bakanlığı’ nın bu konuda bir araştırması, düşüncesi var mı, doğrusu merak ediyorum.

 

 



Bu yazı 3,847 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,419 µs