En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Hiç ağlama



Baykal’ı ‘reddi miras’ etmekle suçlayan Necla Arat hanımefendiyle ilgili de bir çift söz söylemek istiyordum ama gerek kalmadı.

Hanımefendi kendi kendini imha etti.

Bence ‘açılımcılara’ ders vermekten vazgeçip, bir an önce ‘bilimsel hırsızlık’ iddialarına uygun cevaplar aramaya başlasın.

Hanımefendi, çünkü, profesörlük tezini üç yazarın, üç farklı kitabından araklayarak yazmış. ‘İntihal’ suçlamasını değerlendiren komisyonun raporundan sonra da 6 ay süreyle üniversiteden uzaklaştırılmış.

Raporda şunlar yazıyormuş: ‘Görüldüğü üzere, Necla Arat’ın 218 sayfalık tezinin sadece 20 sayfa kadar tutan kısmının orijinal mi olduğu tespit edilememekle beraber, geri kalan 200 sayfalık kısmı tamamen intihalden ibarettir.’

Yani hanımefendi tezinin 200 sayfasını başkalarından çalmış, 18 sayfanın orijinal olup olmadığı ise saptanamamış.

Konuyu gündeme getiren Akşam gazetesi yazarı Mehmet Kenan Kaya diyor ki, ‘Fıkra tadında olacak ama tezin adı da ‘Ahlak Felsefesi’ymiş! İyi mi?’

Çok iyi...

Benim kafamı da şu ‘reddi miras’ meselesi kurcalıyor.

Farklı sesleri, farklı renkleri ‘sıradan seçmen’ olarak dahi partisinde görmeye tahammül edemeyen Necla Arat hanımefendi son tahlilde bize ne söylemeye çalışıyor?

Bir parti, sadece ‘yasakçılık’ başlığı altında toplayabileceğimiz otoriter ve totaliter uygulamaları, sırf geleneğe ait olduğu için ‘miras’ olarak benimsemeli, sonsuza kadar yaşatmalı mı?

Necla Arat çağdaş bir insan.

Benim bildiğim, çağdaş insanlar, adı üstünde, ‘çağcıl değerlerle’ imtizaç ederler, farklılıklardan korkmazlar, pekala ‘öteki’nin de söz sahibi olabileceğini, olması gerektiğini savunurlar ve geçmişteki bazı kötü alışkanlıkları ‘miras’ olarak sahiplenmezler.

CHP, reddi miras ediyorsa, çok iyi yapıyor.

Necla Arat hanımefendi de reddi miras etmeli; zahmet olmazsa ‘geçmiş’ ve ‘gelecek’ meselesi üzerinde düşünmeli.

Baykal’a gelince...

Bugün, yalancıktan da olsa yaptığı ‘çarşaf açılımı’yla bizleri şaşırtan ve sert ablaların hışmına uğrayan Baykal, çok değil, bundan birkaç ay önce, CHP kurultayında yaptığı konuşmada, hiç ‘iktidar umudunu’ ağzına almadan, neredeyse demokrasi dışı arayışların meşru sayılabileceğine ilişkin açıklamalar yapmış, ‘öteki’ kategorisine sokabileceğimiz insanlara verip veriştirmişti.

O zaman yazmıştım...

CHP’li filan değilim, bu partiye sempati duyduğum da söylenemez ama, Baykal’ı yaptığı konuşmadan ve Parti Meclisi’ne ‘seçtirdiği’ isimlerden dolayı uyarmıştım.

Mesela, bir tür ‘libero’ görevi üstlenmiş ve PM’ye girmesine kesin gözüyle bakılan İlhan Kesici’yi kimseler hatırlamadı, ama, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a mektup yazarak ‘ülkenin kaderine el koymasını’ isteyen Canan Arıtman listeye alındı. Yani, karar mekanizmalarında söz sahibi kılındı...

Başka?

Necla Arat ve Nur Serter gibi sert ablalar da Parti Meclisi’ne seçildiler. Hatta, nefer siyasetine uygun bir görüntü veren Yılmaz Ateş ve Bülent Baratalı arkadaşlarımız da seçildiler.

Tam savaş kadrosu.

Demek ki ‘mevcut hal’ Baykal’ı kesmiyordu ve etrafında ‘sert savaşçılar’ görmek istiyordu.

Bugün başı o ‘savaşçılar’dan bazılarıyla dertte.

Bu sonucu biraz da kendisi hazırladı. Hiç ağlamasın...

star


 



Bu yazı 390 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,260 µs