En Sıcak Konular

Hasan Cemal


Hasan Cemal
0 0 0000

Ama bir de seçim kazansa Baykal...



Baykal kürsüde, partisinin Meclis Grup toplantısında konuşuyor. Yüz çizgileri gergin...
Burun delikleri açılmış...
İrkiltici mimik ve jestler...
İnsanda, her an dayak atabilir duygusu yaratan bir yüksek tansiyonla ve de negatif enerji yayarak konuşuyor.
Oysa, günlük yaşantısında pek böyle değildir Deniz Baykal. Güleryüzlü, espirili söyleşilerin insanı olabilir. Geçmişte buna ben de çok tanık oldum.
Ama kürsüde öyle değil.
Sinirli, öfkeli, kavgacı...
Anlaşılan kitleler de kendisini böyle tanıdığı içindir ki, bunca yıldır bir türlü seçim kazanamıyor, üstelik muhalefette olmasına rağmen... 
Geçen gün öğle üzeri televizyon ekranından izliyorum CHP liderini, bir yazı daha çıkar mı diye. O çok sevdiği deyişiyle ‘açık ve net’ bağırıyor:
“Alışacaksınız!”
Neye alışacaklar?
Baykal’ın türbanlıya, çarşaflıya Altı Ok’lu CHP rozeti takmasına...
Baykal konuşurken, televizyon kamerası da CHP Grubunu mercek altında tutuyor. Lideri hangi milletvekilleri alkışlıyor, kim alkışlamıyor, hangi milletvekilleri mutlu, kimler mutsuz, çok anlamlı fotoğraf kareleri yakalıyor.
Gözüm Güldal Mumcu’ya takılıyor.
Yüzünde en ufak bir kıpırtı yok.
Alkışlamıyor da...
CHP’li kadınlar galiba Baykal’ın bu son ‘açılımı’ndan pek öyle mutlu olmadılar.
Baykal kürsüden esip gürlemeye devam ediyor ama doğrusu büyük bir çoşku dalgası yaratamıyor CHP Grubunda.
Kamera gerçekten iyi çalışıyor. Gündemine hakim, not yazmaya hazırlanan titiz bir Meclis muhabiri gibi...
Tek tük de olsa bazı suratlardan, “Sen benim külahıma anlat!” ifadesi okunuyor.
Necla Arat ekrana geliyor.
CHP milletvekilinin yüzünü okumaya çalışıyorum. Galiba acı bir hayal kırıklığı... Baykal kürsüden, bir zamanlarki Turgut Özal‘ın üslubuyla, “Alışacaksınız!” diye bağırdıkça, eminim, Necla Arat’ın iç dünyasında fırtınalar kopuyor.
Nitekim, ertesi günkü gazetelerde Baykal’a tepkisini okuyorum CHP milletvekili Arat’ın.
Demiş ki:
“Alışmayacağız! Genel Başkan, ‘tek parti zihniyeti’ni eleştirirken, karşı devrimcilerin, İkinci Cumhuriyetçiler’in söylemini meşrulaştırıyor. Reddi miras mı yapıyor Genel Başkan?..”
Hayır, reddi miras yapmıyor.
Baykal bu.
Galiba tanımıyorsunuz onu.
Dün dündür, bugün bugündür!
İlke düzeyi budur.
Baykal’ı tanıyabilseniz şaşırmazdınız, hayal kırıklığına uğramazdınız.
Geçen yıl bir ara sizinle aynı saflarda gözüktü Baykal. ‘Cumhuriyet mitingleri‘nin heyecanını sizlerle paylaşır gibi yaptı.
Sizi, Nur Serter‘i seçim zamanı Şener Eruygur Paşaların, Hurşit Tolon Paşaların, Tuncay Özkan’ların saflarından alıp milletvekili bile yaptı.
Kısacası:
‘Vitrin süsü’ oldunuz Baykal’ın.
Şimdi de hayal kırıklığı...
Anlıyorum.
Ama bir tek siz olmadınız bu hayal kırıklığı çukuruna düşen. O kadar çok isim aklıma takılıyor ki. Baykal’la elele seçim meydanlarında dolaşıp hayal kırıklığı yaşayanlar arasında İsmail Cem de vardı, Kemal Derviş de, Zülfü Livaneli de, Yaşar Nuri Öztürk de...
Örnekleri çoğaltmak gerekmiyor.
Baykal’ın belki de en büyük marifeti seçim zamanlarında vitrin süsleri bulmasıdır, kendisinden söz ettirecek konuları gündeme taşımasıdır. Bu konuda üstüne yoktur Baykal’ın.
Ama bir de seçim kazansa...

milliyet



Bu yazı 647 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Eylül 2012 Türkiye AB’nin, AB Türkiye’nin neresinde?
    • 13 Eylül 2012 Ve soruyorum Ak Parti iktidarına...
    • 7 Ağustos 2012 Özkök Paşa demokrasi adına bir şanstı!
    • 12 Mayıs 2012 Ak Parti’yle kadınlar, başörtüsü sorunu ve Kürt sorunu...
    • 18 Nisan 2012 Demokraside asker sorunu, sivil sorunu!
    • 15 Nisan 2012 Suriye’de akan kan ve evimizin içi!
    • 3 Nisan 2012 Suriye’de ben de tarafım!
    • 27 Mart 2012 Zamanın ruhu ve dış konjonktür PKK’ya karşı!
    • 21 Ocak 2012 İnsanlık ölmedi, karanlık sorgulanacak!
    • 18 Ocak 2012 Sanık Kenan Evren, ayağa kalk!
    • 20 Kasım 2011 ''Dersimli okşanmakla kazanılmaz!''
    • 18 Ekim 2011 Herkes ‘Atatürk milliyetçisi’ olmak zorunda mı?..
    • 5 Ekim 2011 Ak Parti, CHP, BDP uzlaşması...
    • 29 Eylül 2011 Ciğeri yanan Erdoğan’a, Öcalan’a...
    • 27 Eylül 2011 PKK, BDP, Güneydoğu’dan haberler öyle ki...
    • 22 Eylül 2011 Avrupa Birliği Türkiye'ye dürüst davranmıyor mu?
    • 21 Eylül 2011 Düşen helikopterin beynini kim söküp aldı ?
    • 7 Eylül 2011 Başbuğ Paşa da hesap vermek zorunda!
    • 2 Eylül 2011 Erdoğan’ın askeri vesayetle mücadelesi...
    • 6 Ağustos 2011 Kürt sorunu: Bardağın dolu ve boş tarafı!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,479 µs