En Sıcak Konular

Hasan Cemal


Hasan Cemal
0 0 0000

Erdoğan sandıkta çöküş yaşar mı?



Amerikan Başkanlık seçimlerinde Barack Obama’yla John McCain son iki aya başabaş girmişlerdi. Hatta Cumhuriyetçi aday McCain için seçimi alabilir havası biraz ağır basıyordu.
Ama kriz her şeyi değiştirdi.
Eylül ayında McCain’in, “Amerikan ekonomisinin ayakları yere sağlam basıyor” demesinden hemen sonra patlayan finans kriziyle birlikte Barack Obama’nın yelkenleri rüzgarla doldu. 4 Kasım zaferinde krizin payı yüzde 40 civarındaydı.
Böyledir, hiç değişmez.
Nihai hesap sandıkta kesilir.
2001’deki Büyük Şubat Krizi’nin feci faturasını seçim sandığında kalarak ödeyenler, Kemal Derviş eliyle iyi şeyler yapmış olsalar da, zamanın koalisyon ortakları Ecevit, Yılmaz ve Bahçeli olmuştu.
Şimdi yine seçime gidiyoruz.
Mart sonunda yerel seçimler var.
Erdoğan açısından zamanlaması hiç de iyi olmayan bir seçim bu.
Kriz derinleşiyor.
Özellikle ocak, şubat ve mart aylarında ekonomi küçülürken işsizlik çok fena büyüyebilir.
Ciddi bir ihtimal bu.
Bir iktidar partisi için küçülen ekonomi ve büyüyen işsizlikle seçime gitmek bir kabustur. Erdoğan’la kurmaylarının böyle bir kabusu bir süredir yaşadıkları konusunda herhangi bir kuşkum yok.
Kim bilir belki de, Erdoğan’ın özellikle son zamanlarda tutum ve diline vuran sinirlilik hali bu kabus durumundan kaynaklanıyor olabilir.
Önümüzdeki üç dört ayda işsizlik patlar ve ekonomide büyük bir çöküş yaşanırsa, seçim sandığında ne olur? Bir çöküş de sandıkta yaşanır mı?
Bir başka deyişle:
AKP oyları yüzde 40’a, hatta altına inebilir mi?
İnerse, kim kazançlı çıkar?
CHP mi, MHP mi?..
Yoksa alternatifsizlik olgusu nedeniyle seçime katılma oranı mı düşer?
Bu sorular akla takılıyor.
Ekonomik çöküş ile siyasi çöküş arasında, hele seçimler söz konusu olunca, ciddi bir bağ vardır.
Evet, Türkiye’de seçmenin yaşanmakta olan krizin küresel niteliğinin farkında olduğu söylenebilir. Bu yüzden kabahati Erdoğan hükümetinde bulmayanların oranı yüksek...
Ama yine de genel kuraldır. Böyle bir krizin, işsizliğin faturası son tahlilde az ya da çok yine iktidar partisine çıkar.
Erdoğan’ın da bundan kaçması zor. Bir zarar görmesi yakın ihtimal.
Ama ölçüsü ne olacak?
Makul mü?..
Çöküş mü?..
Konuyu yakın takipte tutan uzman kişilere göre, bu sorulara ilişkin sağlıklı değerlendirmeler için hiç olmazsa şubat ayını beklemek lazım.
Ekonomideki gelişmeleri, belediye başkan adaylarını ve de alternatif konusuyla ilgili olarak kamuoyunda esen havayı görmek gerekiyor.
Şimdilik seçim araştırmalarında Erdoğan açısından alarm zilleri çaldığını söylemek zor...
Tayyip Erdoğan’ı ne yapıp edip yüzde 47‘nin bir ya da iki puan altına düşürmek için kollarını sıvayanlar var.
Talihsizlikleri elbette Baykal...
Bunu da biliyorlar.
Ama yine de Baykal’a el vermekten yanalar, Erdoğan’ı bir puan da olsa aşağı çekmek için...
Geçiyorum bu konuyu, yıllardır usanç veren ve Türkiye siyasetini kısırlaştıran “Başka alternatif mi var kardeşim” konusunu...
Ama bir noktayı belirtmekte yarar var. Kavgayı seçim sandığına taşımak ve sabırlı olup seçmen eliyle hesaplaşmak en doğru yol.
Demokrasi sabır işi.
Biraz da zaman işi çünkü...
Demokrasi ve hukuku ayaklar altına alarak memleketi siyah-beyaz düşman cephelere bölen ve siyaseti normal rayından çıkartarak sürekli istikrarsızlaştıran askersel ya da yargısal darbelere bel bağlamaktan çok daha sağlıklı bir yol, seçim yolu...

milliyet



Bu yazı 418 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Eylül 2012 Türkiye AB’nin, AB Türkiye’nin neresinde?
    • 13 Eylül 2012 Ve soruyorum Ak Parti iktidarına...
    • 7 Ağustos 2012 Özkök Paşa demokrasi adına bir şanstı!
    • 12 Mayıs 2012 Ak Parti’yle kadınlar, başörtüsü sorunu ve Kürt sorunu...
    • 18 Nisan 2012 Demokraside asker sorunu, sivil sorunu!
    • 15 Nisan 2012 Suriye’de akan kan ve evimizin içi!
    • 3 Nisan 2012 Suriye’de ben de tarafım!
    • 27 Mart 2012 Zamanın ruhu ve dış konjonktür PKK’ya karşı!
    • 21 Ocak 2012 İnsanlık ölmedi, karanlık sorgulanacak!
    • 18 Ocak 2012 Sanık Kenan Evren, ayağa kalk!
    • 20 Kasım 2011 ''Dersimli okşanmakla kazanılmaz!''
    • 18 Ekim 2011 Herkes ‘Atatürk milliyetçisi’ olmak zorunda mı?..
    • 5 Ekim 2011 Ak Parti, CHP, BDP uzlaşması...
    • 29 Eylül 2011 Ciğeri yanan Erdoğan’a, Öcalan’a...
    • 27 Eylül 2011 PKK, BDP, Güneydoğu’dan haberler öyle ki...
    • 22 Eylül 2011 Avrupa Birliği Türkiye'ye dürüst davranmıyor mu?
    • 21 Eylül 2011 Düşen helikopterin beynini kim söküp aldı ?
    • 7 Eylül 2011 Başbuğ Paşa da hesap vermek zorunda!
    • 2 Eylül 2011 Erdoğan’ın askeri vesayetle mücadelesi...
    • 6 Ağustos 2011 Kürt sorunu: Bardağın dolu ve boş tarafı!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,551 µs