En Sıcak Konular

Şamil Tayyar


Şamil Tayyar
0 0 0000

Aydın Doğan Ergenekon’dan nasıl sıyırdı?



Ergenekon’un kara kutusu olarak görülen Tuncay Güney’in 2001 yılında tutuklandığında emniyete verdiği ifadelerin bir bölümü kayıp. Güney de katıldığı 32. Programı’nda bu iddiayı teyit etti.

Haliyle cevabı merak edilen soru şu: O kayıp bölümde ne vardı?

İşçi Partisi yöneticileri ve kimi Ergenekon sanıkları, kayıp bölümde Fethullah Gülen’le ilgili iddialar olduğunu öne sürdü.

Bu tez tutmadı.

Sonra ‘Ethem Sancak’ ismini ortaya attılar. Ergenekon sanığı Adnan Akfırat, kayıp bölümde Ethem Sancak’la ilgili iddialar olduğunu gündeme getirdi.

Doğan Grubu’na ait gazeteler, bu iddiaya balıklamasına atladı.

Öyle ya, Ethem Sancak, Ergenekon ve karanlık ilişkilerin üzerine giden star Gazetesi ve Kanal 24’ün patronuydu. Ayrıca, bu yayın kuruluşları, Aydın Doğan ve bazı şirketlerinin akçalı mevzuunun haber değeri görüldüğünde yer verildiği platformdu.

O ana kadar Ergenekon’u sulandırmaya çalışan ve vahim iddiaları görmezlikten gelen Doğan Grubu gazeteleri, laf Ethem Sancak’a dönünce Tuncay Güney’in de erdemini fark ettiler. Düne kadar Güney’e söylemediklerini bırakmayanlar, bu şahsın Ethem Bey’le ilgili iddialarına yer ayırmaya başladılar.

Ethem Bey, benim patronum. Hakkında yazacaklarım ‘subjektif’ görülebilir. O nedenle Tuncay Güney’in Ethem Sancak’la ilgili iddialarına değinmeyeceğim. Kaldı ki, kendisi bu konuda savcılara ifade vermiştir.

star çalışanı olarak beni ilgilendiren tarafı, bu konuda baskı yapıp yapmadığıdır. İfadesi 391 numaralı ek klasörde yer alan Ethem Bey, orada şöyle diyor: ‘Benim kanalımda ve yayın organında sürekli Ergenekon üzerine gidilen yayınlar yapılmaktadır. Bu tür yardımlar yapmış biri olsam yayın yaptırmam.’

Evet, ‘Operasyon Ergenekon’ ve ‘Gölge İktidar’ kitaplarının yazarı, bu konudaki sayısız makalenin sahibi olarak Ethem Bey’in bu iddiasının somut göstergesi benim. Şahsıma en ufak baskı olmamıştır.

Eğer baskı olursa, burada bir gün dahi durmayacağımı herkes bilmelidir.

İşte o sorular

Neyse, patron-çalışan ilişkisini bir tarafa bırakalım. Tuncay Güney’in Ethem Sancak’la ilgili ifadelerine balıklama atlayan Doğan Grubu gazetelerine diyorum ki, ‘Ben yanılmışım, siz doğru yoldasınız!’

Sizin yolunuzda ilerleyelim. Tuncay Güney’in şu ifadelerine birlikte göz atalım: ‘Susurluk olayından sonra Radikal’de çıkan ‘Nerede faili meçhul orada Veli Küçük’ şeklinde atılan manşet üzerine Veli Küçük, Doğu Perinçek’e ‘Git Aydın Doğan’la görüş’ dedi.’

Soru 1: Aydın Doğan, Susurluk sürecinde Veli Küçük’ün talimatıyla kapısını çalan Doğu Perinçek’le Radikal’deki manşeti görüştü mü?

Devam edelim: ‘Perinçek bunun üzerine Doğan’la görüştü. Doğan, ‘Milliyet Gazetesi’nde artık bu tür haberler yapılmayacak, Radikal’i de damadıma söylerim’ diye cevap verdi.’

Soru 2: Aydın Bey, Perinçek’le görüşmesinde Susurluk sözü verdi mi?

Bıkmak yok: ‘Doğan ayrıca Perinçek’e ‘Veli Paşa’ya söyleyin Hürriyet Gazetesi her ne kadar bende görünse de benim değil Koç’undur’ dedi.’

Soru 3: Hürriyet’in gerçek sahibi Koç mu?

Cevabınızı çok merak etmiyorum, çünkü ‘yalan’ diyeceksiniz. Ama ben, bu iddialarla ilgili bilgi sahibi olmadığım için ‘yalan’ ya da ‘doğru’ diyemem.

Doğan’ın ifadesi neden alınmadı?

Soruşturmayı yürüten savcıların da kafası karışık olmalı ki, iddianın taraflarından biri olan Perinçek’i gözaltına aldıklarında sormuşlar: ‘Veli Küçük’ün talimatı ile Aydın Doğan’la görüştünüz mü? Görüştüyseniz neler konuştunuz?’

Bize inanmayan, Aydınlık Dergisi’nin 27 Nisan 2008 tarihli nüshasına bakabilir. Yukarıdaki tüm diyaloglar ve Tuncay Güney’in ifadeleri, orada yazılıdır.

Doğan Grubu gazeteleri, Tuncay Güney’e atfen ‘Neden Ethem Sancak iddianamede yok?’ diye soruyorlar ya, isterim ki, devamını getirsinler. Desinler ki: ‘Neden Aydın Doğan iddianamede yok? Mesela sanık olarak...’

Bir soru daha ilave etsinler: ‘Savcılar, Tuncay Güney’in iddiaları üzerine Ethem Sancak’ın ifadesine başvururken Aydın Doğan’ın ifadesi için zahmette bile bulunmadılar, neden?’

Perinçek’e Küçük’ün talimat verip vermediğini sorarken Doğan’ın kapısını çalmak gerekmez miydi? Aydın Bey’e ‘Perinçek, Küçük’ten size herhangi bir talep getirdi mi getirmedi mi?’ diye sormak caiz değil miydi?

Ama olmadı. Soruşturmayı yürüten savcı Zekeriya Öz’den şu sorulara cevap vermesini bekliyorum:

1-Tuncay Güney’in iddiaları üzerine Ethem Sancak’ın bilgisine başvururken aynı ifadelerde adı geçen Aydın Doğan’ı neden çağırmadınız?

2- Aydın Doğan’ın ifadeye çağrılmaması için size herhangi bir baskı yapıldı mı?

3-Ek iddianamede Aydın Doğan’a yer vermeyi düşünüyor musunuz?

Perinçek, Doğan’ı bu pragrafla teslim aldı

Bir küçük sorum da Adnan Akfırat’a: ‘Acaba, Tuncay Güney’in Aydın Doğan’la ilgili iddialarını da gündeme getirmeyi düşünüyor musunuz?’

Sanmıyorum.

Çünkü; 27 Nisan 2008 tarihli Aydınlık Dergisi’ne kapak yaptığınız ‘Aydın Doğan Ergenekon’a nasıl teslim alındı’ haberiyle cevap verdiniz.

Derginin yorumu aynen şöyle: ‘Acaba Aydın Doğan medyasının yöneticileri, kıdemli yazar ve yorumcuları, çalışanları için sorulan soru mu, yoksa verilen cevap mı gerçeğe ya da mantığa uygun görünüyor. Sanırım ‘soru gerçeğe veya mantığa uygun görünüyor’ diyen çıkmayacak. Niçin? Aydın Doğan onların patronu olduğu için mi?.. İddialar Aydın Doğan için inandırıcı bulunmuyor ise suçlanan başkası olunca nasıl oluyor da gazetelerin manşetlerinde... yer bulabiliyor.’

Verilmek istenen mesaj açıktı: Aydın Bey sen de soruşturmanın içindesin. Bize sahip çıkmazsan yanabilirsin!

Sonunda başardılar.

Ama bizi teslim alamayacaklar.

star

 



Bu yazı 711 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ağustos 2012 Hüseyin Aygün vakası
    • 8 Ağustos 2012 Atatürk yaşasa ismini değiştirir miydi?
    • 1 Ağustos 2012 Hatay’da neler oluyor?
    • 30 Temmuz 2012 Suriye’ye PKK operasyonu
    • 25 Haziran 2012 Vurulan jet değil çünkü...
    • 18 Haziran 2012 Başbakan’ın başka seçeneği yok
    • 14 Mayıs 2012 Kim bu üst komutanlar?
    • 7 Mayıs 2012 CHP’de derin çatışma
    • 28 Mart 2011 Kalemim size emanet
    • 16 Mart 2011 Arşiv bir açılsa görürsünüz
    • 9 Mart 2011 Sen de yoğunlaş, koçum benim
    • 7 Mart 2011 Ergenekon’da neler oluyor?
    • 4 Mart 2011 1 Mart operasyonu
    • 23 Şubat 2011 Olmadı sayın Bakan
    • 22 Şubat 2011 O mektubu kim verdi?
    • 18 Şubat 2011 Kılıçdaroğlu-Yalçın pazarlığı
    • 16 Şubat 2011 Yeni Türkiye nasıl kurulacak?
    • 7 Şubat 2011 CHP’yi yıkmaya mı geldi yoksa?
    • 4 Şubat 2011 Böyle terbiyesizlik olmaz
    • 28 Ocak 2011 Asılacakların listesi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,403 µs