En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Krizin reçetesi: Reel sektör



Olmasın ya, hani hükümet yeniden İMF ile nikâh tazelese de hepimiz şu “Kriz de kriz” diye tepinenlerin kafa ütülemesinden kurtulsak...

Ne diyeyim bilmiyorum. Nedense bizim ülkemizde İMF'yi sevenler dünyanın herhangi başka bir yerinden daha fazla. Hatta İMF merkezinin bulunduğu ABD'den de fazla. Son yıllarda İMF bütçesinin büyük bir bölümünü Türkiye karşılıyordu; ilişki koparalı kısa bir süre oldu, yeniden aynı türden bir kaynak aktarma ilişkisi için Türkiye'deki ekonomi üstadlarının büyük bir bölümü devredeler...

Önceki gün Fransa'daki gazeteler bir dağıtım sorunu yüzünden basılmadılar; Le Monde gazetesi de basılmadı. Oysa, dün, neredeyse bütün gazetelerimizde, Le Monde'da yayımlandığı belirtilen Türk ekonomisi ile ilgili bir değerlendirme çıktı. Hürriyet yazı işlerinde o değerlendirmenin eksen teşkil edeceği 'alarmist' bir haber için tartışma çıkmış; fazla büyütmeden değerlendirme kararı vermişler... Aynı haber Yeni Şafak'ta eleştirel bir başlıkla manşetti.

Dağıtılamayacağı için basılmayan Le Monde, internet sitesine dolgu malzemesi olarak bazı yazılar koymuş; kendi kadrosundan olmayan birine ait Türk ekonomisi değerlendirmesi o yazılardan biriymiş...

Türkiye dünyayı sarsan ekonomik krizi en az zararla atlatacağı anlaşıldığı andan itibaren bazı çevrelerin husumetini çekiyor. Güçlü finans kuruluşları da var o çevre içerisinde, bazı ülkeler de... Belli ki, bizi de kendileriyle birlikte bu krizden zararlı çıkartmadan rahat etmeyecekler. Panikleyip yalpalamamızı, sarsılmamızı, mümkünse devrilip yere serilmemizi bekliyorlar.

Gerçekte az bir zararla atlatabileceğimiz açıkça görülürken, “Bize bir şey olmaz” kolaycılığıyla krizi idare etmemizi zorlaştıran da bu durum zaten. Ne yapıp edip finans sistemimizi bir kez daha sarsıntılara dayanıklı hale getirmemiz, iş dünyasını rahatlatmamız, özellikle reel sektöre dönük güveni artırıcı tedbirler almamız şart.

Herhalde hükümetin ilgili üyeleri ve bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan da bizler gibi ekonominin esas kahramanları olan iş dünyasından öndegelen kişilerle konuyu istişare ediyordur. Bazı işadamları, hem kendilerini hem de ülkeyi rahatlatmak için dikkatlerini ülke dışı hedeflere yoğunlaştırmış durumdalar; ellerinde valizleri, ülke ülke dolaşıp yeni iş sahaları açma gayretindeler. Kimi ise uluslararası ihalelere daha fazla asılıyorlar.

Yine de esas gayret alanı, ülkede iş imkânları açan, üreten, ürettiğini satan reel sektör olmalı...

Reel sektörün hükümetten beklediği, aslında fazla bir şey değil. İş dünyasının yanında ve güvencesi olduğu görüntüsünü vermesi bile yeterli sayılıyor. Tabii birkaç doğal tedbirle birlikte... Başka ülkelerde Hazine'yi zorlayıcı türden etkiler yapan bir tedbir ileri süren pek yok.

Global kriz Türkiye için riskten çok fırsat umudunu içinde barındırıyor. 2001 krizi sonrasında alınan tedbirler yalnız ekonomide düzlüğe çıkmayı getirmedi, siyasi istikrarın gerekliliğini bir kez daha hatırlattığı için ülkeye farklı bir pencere daha açtı. Ak Parti iktidarının 2001 sonrası alınan ekonomik tedbirlere fazla müdahale etmemesinin bir sebebi de budur.

Ak Parti global krizi ekonomisini daha da güçlendirmek ve bölgedeki etkinliğini artırmak için bir vesile ve fırsat olarak görmelidir.

Ülkenin kalkınma hamlesini yürüten reel sektörün öndegelen isimleriyle biraraya gelmiş Başbakan Tayyip Erdoğan görüntüsü bile gayretleri pekiştirebilir.

 



Bu yazı 339 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,687 µs