En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

Makul Kürtlerin taleplerini AKP karşılayabilir mi?



Makul Kürtlerin neler talep ettiğini az çok biliyoruz. Onların, rejim olarak cumhuriyetle, simge olarak bayrakla, resmi dil olarak Türkçeyle, ve mevcut sınırlarla (hudutlar) temel bir sorunu bulunmuyor.
Güneydoğu'daki vatandaşların çoğunluğunu oluşturan Makul Kürtler, birlikte yaşamayı savunuyor.

Ama tabii ki bazı talepleri var. Nedir bunlar?
Bir kez daha hatırlayalım:
1) Anayasadaki vatandaşlık tanımı değiştirilmeli. Vatandaşlığa etnik bir vurgu olmamalı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı esas alınmalı.
2) Farklı dil, din, mezhep ve etnik kimliklerin rahatça yaşayabilmesi ve kendilerini ifade edebilmesi anayasal teminat altına alınmalı.
3) Kürtçe eğitimin önü açılmalı.
4) Devlette ve özelde Kürtçe eğitim gerçekleşinceye kadar Kürtçe dili seçmeli ders olarak okullara konmalı. Üniversitelerde Kürdoloji enstitüleri açılmalı.
5) Değiştirilen köy, kasaba ve şehir adları iade edilmeli. Geçiş döneminde eski ve yeni adlar birlikte kullanılabilir.
6) Özel radyo ve TV'lere süresiz Kürtçe yayın hakkı verilmeli. Bırakın bütün gün yayın yapsın. Devletin bir kanalı da tümüyle Kürtçeye ayrılsın.
7) Üç bin köy boşaltıldı. Üç milyon insan metropollere göç etmek zorunda kaldı. Kızlar intihar ediyor. Diyarbakır'ın yüzde 47'si 15 yaşın altında. Gençler eğitimsiz. Uyuşturucu sorunu var. Bir sosyal rehabilitasyon politikası uygulanmalı.
8) Bölgede devlet ve özel sektör eliyle ciddi bir ekonomik kalkınma yapılmalı.
9) Siyasi af çıkarılmalı.
10) Bir cehennem olan Diyarbakır askeri cezaevi kapatılarak, bir insanlık ve kardeşlik müzesi haline getirilmeli.
Bildiğiniz gibi, (ekonomik olanlar dışında) bu talepler Hükümetin gündeminde değil.
AKP iktidarı, ekonomik büyümenin seçimde oya dönüştüğünü 22 Temmuz 2007'de apaçık görünce; belki bir ara zihnini kurcalayan "siyasi ve kültürel haklar" konusunu bir kenara bıraktı.
Onun yerine "ekonomik" sözler vererek, yoksullara 'perakende' yardımlar yaparak, Mart 2009'daki yerel seçimlere hazırlanmaya başladı.
Mesela geçen mart ayında Başbakan, 11-12 milyar dolarlık bir yatırımdan bahsediyordu.
Ancak şu anda dünyada çok ciddi bir ekonomik kriz var. Bu şartlarda, Kürt oylarının gönlünü sadece cüzdanlarına hitap ederek almak mümkün olmayabilir.
O zaman Hükümetin, "siyasi ve kültürel" haklardan dem vurmaya başlaması şart. Zaten "sivil iktidar" olarak da bunu yapması gerekiyor.

Peki, yapabilir mi?
Yani soru şu: Asker, "siyasi ve kültürel haklar" konusunda net olarak "hayır" derse, yine de Hükümet bu konuda bir ilerleme kaydedebilir mi?
Sanmıyorum.
Çünkü AKP iktidarı, seçimde aldığı yüzde 47'lik oyla gelen karizmasını fena halde çizdirdi. Havasını kaçırmış, pörsük balonlara benzedi.
Artık Anayasa değişikliği konusunda, Anayasa Mahkemesi'nin vesayeti altında; mahkeme izin vermeden hiçbir değişiklik yapamaz.
AB sürecinde, çoğunluğun kabul edebileceği türden demokratikleşme paketlerini dahi açamayan bir AKP Hükümeti, esas olarak Kürtleri ilgilendiren konularda nasıl harekete geçebilir?
Özetle: Başlıktaki sorunun cevabı; hayır!

sabah



Bu yazı 333 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,118 µs