En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

Amerika’da tarihi uzlaşma ve alınacak dersler



Hemen hemen iki haftadan beri, Amerika’nın finansal krizi yeni ve çok daha tehlikeli
bir aşamaya girdi. Başta New York borsası olmak üzere Amerikan mali piyasalarında yaşananlar dünyanın her tarafını ilgilendiriyor, o yüzden de Amerika’da olup bitenler, yaşanan tartışmalar vs. Türkiye’de bile çok yakından izleniyor.

Kendi adıma konuşayım, büyük Amerikan gazetelerinin, bir siyasi kişinin demecinden hareketle ‘Krizin sorumlusu falancadır’ diye bir şey yazdığını, suçlu ilan ettiğini, bırakın ilan etmeyi sorumlu aradığını görmedim. Hatta daha ileri gideyim, yazılan makalelerlede ve haberlerde geçmişin deşilmesinden çok geleceğin arandığını, krizden çıkış yolları üzerine yoğunlaşıldığını gördüm.

Krize çıkış yolu aranırken geçen hafta başında Amerikan Hazine Bakanı
ve Merkez Bankası Başkanı bir planla ortaya çıktılar. Plana göre Hazine Bakanı’nın emrine 700 MİLYAR DOLAR verilecek ve o da finansal kurumların elindeki sorunlu kâğıtları uygun fiyattan satın alarak piyasaya hayat öpücüğü verecekti.

Planın Amerikan Kongresi tarafından onaylanması gerekiyordu kuşkusuz. Ve ilginçtir, Kongre’de iktidardaki Cumhuriyetçiler değil Demokratlar çoğunlukta.

Bir an için aynı durumun Türkiye’de yaşandığını hayal edin: Ülke seçime
birkaç ay kala ekonomik krize giriyor. Meclis’te çoğunluk muhalefetin. Neler
olurdu düşünebiliyor musunuz?

Ama bakın Amerika’da ne oldu: İki partinin önde gelenleri plan üzerinde çalışmaya başladılar. İki taraftan da çeşitli itirazlar yükseldi, ama bunların hiçbiri planın kategorik olarak reddedilmesini isteyen şeyler değildi, daha en baştan iki parti için bir ortak zemin vardı. Hafta sonuna doğru tam bir uzlaşmaya varılıyordu, Başkan Bush da uzlaşmazlık noktalarında değişiklik sözü vermişti ki, Cumhuriyetçi Parti anlaşılmaz biçimde uzlaşmayı bozdu.

Uzlaşma bozulunca Amerikan Hazine Bakanı Paulson, Temsilciler Meclisi’nin Demokrat Başkanı Nancy Pelosi’nin önünde diz çöküp yalvardı. Sahnenin onlarca tanığının anlatımına göre Paulson, muhalefetten ‘planı kurtarmalarını’ istedi. Ve muhalefet gece gündüz çalıştı, dün sabah saatlerinde plan kurtulmuş, tarihi kurtarma operasyonu için tarihi uzlaşmaya varılmıştı. Pazartesi, yani bu sabah, Uzakdoğudan başlayarak dünyanın her yerinde piyasalar umutla açılacaktı!

***

Bir de bize dönüp bakalım: Meclis Başkanı, mevcut Anayasa başta olmak üzere kimi konulardaki itirazları dinlemek ve yeni anayasa dahil çeşitli önerileri duymak için ‘uzlaşma’ komisyonları kurmak istiyor. Bu komisyonlara bizim ana muhalefet partimiz, hani şu sıralar bazı yolsuzluk dosyaları sayesinde yıldızının parladığı iddia edilen CHP’miz katılmıyor.

Aynı CHP, ‘milli hedef’ kabul edilen Avrupa Birliği konusunda yeni Ulusal Programı anlatmak ve bu programın hayata geçirilmesine katkı sağlaması için yardım istemek amacındaki Dışişleri Bakanı Ali Babacan’a randevu dahi vermiyor, AB’yi konuşmak istemiyor, hele AB uğruna kimi Anayasa maddelerinde değişiklik yapılmasını hiç istemiyor.

CHP neden Anayasa konusunu ne AB bağlamında ne de kendi kendimize demokratikleşmemiz bağlamında konuşmak istemiyor, biliyor musunuz?

Çünkü bu iki bağlamda da siyasi partilerin kapatılmasının güçleştirilmesi, mesela AB’nin Venedik Komisyonu Kriterleri’ne (yani şiddet kullanımı veya şiddet çağrısı olmadıkça parti kapatılmamasını öngören kriterler) uyum sağlanması gündeme gelecek de ondan.

CHP hâlâ daha iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapatılmasından medet umuyor olabilir mi? Galiba öyle!

Şimdi elinizi vicdanınıza koyup karşılaştırın Amerika’daki iktidar-muhalefet ilişkisini ve bizdeki ilişkisizliği...



Bu yazı 337 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    12,158 µs