En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

Tuncay Özkan'a ayıp edildi(!)



O bir fenomen... Televizyonundaki sen ben bizim oğlan oturumlarındaki performansıyla en haşarı siyasetçi adayı; sattığı televizyonuyla en akıllı medya yatırımcısı unvanının sahibi; en büyük miting organizatörü, anamuhalefet partisinin taşeronu, CHP ile yaptığı anlaşma Türk reklam tarihine altın harflerle giren medya patronu Tuncay Özkan nihayet gözaltına alındı. Ergenekon Terör Örgütü soruşturması çerçevesinde 9. dalganın ilgi çekici aktörü Özkan'a karşı ayıp edildiği düşüncesindeyim.
İlhan Abisi gözaltına alındığında kendini yerden yere vuran, 'beni de alın ulan' diye meydan okuyan Özkan'a dokunulmadı. Kendisi hakkında medya patronlarına "Tanırız, iyi çocuktur. Neden grup başkanlığından aldınız?" şeklinde baskı yapan generaller içeri alınırken de gözü kapıda, kulağı zildeydi. Ama yine gelmediler. Herhalde unutuldu veya arkası çok sağlam, sakın 'bir numara' olmasın düşünceleri dile getirilirken ansızın kapısı çalındı. Şahin Abisini arayıp 'Abi beni de alıyorlar' dediğini biliyoruz, sadece. Şöyle kahramanca sörf yapabileceği büyükçe bir dalgada gözaltına alınsaydı ne olurdu sanki. Nurseli İdiz ve Sisi ile aynı dalga boyunu paylaşacak, hatta onlardan bile sonraya kalacak adam mıydı? Bunu nasıl reva gördüler? İlhan Abi, "8'inci dalgada gözaltına alınanlardan en çarpıcı isimleri sıralamak için ülkenin en çok satan gazetesi Posta'ya göz atalım... 'Sisi de Ergenekoncu çıktı...' Sisi kim?.. Sisi lakaplı erkekten dönme Seyhan Soylu... Atatürk kılığına girip pozlar veren Nurseli İdiz... Ülkü Ocakları eski Başkanı Avukat Levent Temiz..." diye yazmasa belki katlanılır. Ama İlhan Abi bile dalga boyu ile dalga geçiyor.

İyi paraya da olsa borazanını -pardon televizyonunu- elinden çıkardığı bir dönemde ona bu yapılmamalıydı! Sesini nasıl duyuracak, 'biz mahpushanede kaç kişiyiz' kampanyasını nasıl kamuoyuna mal edecek? Bütün operatörlerden aynı numara ile bize para gönderebilirsiniz duyurularını hangi mecrada dönecek? Evden alınırken toplananları medyacı arkadaşları dar kadrajla gösterdiği için 20 kişi oldukları belli olmadı. Ama bir avuç insan olduklarını o gördü. Hançeresini yırtarak konuştuğu mitinglerdeki kalabalık nerede, bu seyrek dağılım nerede. Televizyonda canlı yayın imkânı, birkaç milyon dolardan daha mı önemliymiş ne? Tadını çıkaramadıktan, şovunu yapamadıktan sonra gözaltına alınmanın ne anlamı var? 'İki gün yatar çıkarız, namımıza nam katarız' umudu da kırıldı. Koca generaller aylardır, F tipi cezaevinde volta atarken, Tuncay Özkan'ın sonu ne olur bilinmez. Duygusuz soğuk hücreler de dışarıdan göründüğü gibi değil. Raporlu sınıfına ayrılmaktan başka çare kalmıyor. Gerçi aynı dalga boyunu paylaştığı Sisi'nin salıverilmesi onu da umutlandırıyordur. Bakarsınız fazla kalmaz çıkar, hatta 'sadece birine bakmak için girmiştim' diye espri bile yapar.

Özkan, umut bağlayanlar için aslında bir hayal kırıklığı, satrancı başlarken kaybetti. Strateji şöyle dursun, taktikte bile sınıfta kaldı. O kadar süre Kemal Yavuz paşayla konuşurken can kulağıyla dinlememiş demek ki. Adil Serdar Saçan kadar dahi akıllılık yapamadı. Onun bıraktığı, "Başıma bir iş gelirse şunlardan bilin" muhtevalı mektup gibi bir kaset bırakmamış. O kadar kitaba 'imza atmış' birine yakışmadı, doğrusu. Neyse Tuncay Özkan'ın derdi, çenelerimizi yordu. 20 Ekim'e fazla kalmadı, Ergenekoncular, sulandırıcılar, tatlandırıcılar hepsinin boyunun ölçüsü çıkacak.

zaman



Bu yazı 622 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,356 µs