En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Birey değil cemaat



Bugünlerde sıkça kullanılan bir sözcük 'cemaat'; genellikle olumsuz bir anlam yüklenerek kullanılıyor. Cemaatleşme ise büsbütün ayıp bir eylemmiş gibi kabul ediliyor. En son Genelkurmay Başkanlığı görevini üstlendiği gün yaptığı konuşmada, Org. İlker Başbuğ, bunu neredeyse büyük bir tehlike olarak sundu.

Dediği tam olarak şuydu Genelkurmay Başkanı'nın: "Herkesin insan onuruna yakışır asgari bir hayat seviyesini sağlamak, sosyal devletin bir görevidir. Sosyal devlet niteliğinin zayıflamasının toplumları cemaatleşmeye ittiği de bir gerçektir. Bu kapsamda giderek güçlenen bazı cemaatler, ekonomiyi yönlendirmeye, sosyo-politik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Ancak bu sosyal gerçek doğru analiz edildiği takdirde, bu oluşuma karşı alınacak tedbirlerin başarı şansı olabilir."

Bir rivayete göre, Org. Başbuğ, bu sözlerle belli bir örgütlenmeyi hedef almakta. Bir yerde 'cemaatler' diyerek birden fazla oluşumdan söz eder hissi verse bile, 'cemaat' sözcüğüne yüklediği anlam belli bir gruplaşmayla ilgili. Kast ettiği büyük harfle 'Cemaat'...

Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin en üst düzey yöneticisi bir komutanın belli bir örgütlenmeyi hedef alabileceğini düşünmek hayli zor geliyor. Gerçekten belli bir oluşumdan şikâyeti söz konusu olsaydı, herhalde adlı adınca sözünü eder, dinleyenler ve bizler de böyle bir oluşumu neden tehlikeli bulduğunu daha iyi anlardık. Bu cümlenin hemen altında yer alan 'hukuk devleti' vurgusuna da ters düşüyor belirli bir 'cemaat' ile ilgili şikâyet. Bu sebeple, rivayete dayalı yorumların doğru olmadığını varsaymak zorundayız.

'Cemaatler' içerisinde yer almak bireylerin kentlileşmesiyle ilgili bir olgudur ve bu sebeple de eleştiri konusu yapılmak bir yana, özendirilmesi gereken bir özelliktir. Modern devlet, vatandaşlarının birer birey olarak kalmasına ve sıkıntıları tek başına göğüslemesine karşı cemaatleşmeyi teşvik etmektedir. Bugünün modern kentli yaşamı, bütün dünyada, sosyal birliktelik içerisinde sürdürülen bir yaşamdır.

Sosyolojik anlamda 'cemaat', bütün diller ve kültürlerde, bu anlama gelmektedir ve bu sebeple de bir tehdit değil bir fırsat olarak görülmektedir.

Örgütlü bir toplum hedefine doğru yol almaya başladığından beri, hayli eski dönemlerden başlayarak, Türkiye, bireylerin örgütlü yapılanmalar içinde kendilerini ifade edebileceği sosyal ortamı yaratma kaygısındadır. Dernekler, vakıflar, kulüpler, partiler, birer örgütlü toplum, birer 'cemaat' yapılanmasıdır ve bu yönleriyle de çağdaş devlet idealinin birer parçası sayılmaktadır.

Kendi başına olan birey 'cemaat' içerisinde yer aldıkça, bu örgütlülük, insana, hem başkalarına yardımcı olmayı sağlamakta, hem de kendi başı zora düşünce sorununu dayanışma içerisinde çözme fırsatı vermektedir. Cemaatleşmeden kaygı duymak, bireyi âciz bırakmak ve zora koşmaktan farksızdır.

Sosyal devlet ile cemaat yapılanması biri diğerini tehdit eden ters güçler değildir. Sosyal devlet, görevini, bireyi örgütlü toplum haline dönüştürerek yerine getirir ve buna rağmen zorda olanı kendi himayesine alır. Devletin her alanda hâmi görevi yaptığı toplumlar çağımızın devlet anlayışıyla uyuşmaz. Devlet elini nerelere kadar uzatabilir ki? Ayrıca uzatmalı mıdır ki? Oysa örgütlü toplumlar birbiriyle dayanışma haline getirerek bireyleri verimli kılarlar. Her şeyi devletten bekleyen bir anlayış asalak bir toplum arzusuna uygun düşer.

Dayanışmacı, örgütlü ve 'cemaat' özelliği taşıyan bir toplum çağdaş devletin ulaşmayı umduğu hedeftir. 'Dine bağlı bir yaşam tarzı' ise bireysel tercihlerle ilgili bir alandır; çağdaş bir devletin vatandaşı olan ve öyle bir yaşam tarzını arzulayan herkesin o yönde cemaatleşmesi en doğal hakkıdır.

Toplumda bu yüzden iyi ahlâk derneğinden AKUT'a, futbol kulüplerinden mason derneklerine kadar yığınla örgüt yer almakta ve herbiri kendi alanında faaliyet göstermektedir. Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ bunlardan birini veya birkaçını beğenmiyorsa, emir-komuta zinciri içerisinde yer alan astlarına diğerlerini tavsiye edebilir.

Türkiye çağdaş devlet olma yolunda devam edecekse, vatandaşları da, birey olmaktan çıkıp cemaatler (dernekler, vakıflar, partiler, kulüpler ve çıkar grupları) içerisinde yerlerini alacaklardır.

yenişafak



Bu yazı 573 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,021 µs