En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Kafkasya barış projesi



Kafkasya’da küçük çaplı bir savaş yaşandı. Kusurlu kim olursa olsun, yoksul Gürcüler, Osetler, Abhazlar acı çekti, çekmeye devam ediyorlar.
Rusya, askeri birliklerini 24 Ağustos’a kadar bölgeden çekeceğini açıkladı. NATO, Rusya’ya karşı çok sert tepki gösterdi. ABD, Polonya’ya füzeler yerleştiriyor, Rusya bunun karşılıksız kalmayacağını vurguluyor.
Soğuk Savaş sonrası, “yeni dünya düzeni”nde nüfuz savaşları sürüyor. Eski düzenin yıkılmış olması Rusya ve ABD nüfuzu altındaki yoksul halklar için önemli bir ders olmalı ve bir fırsat olarak değerlendirilmeliydi.
Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan tablo gösterdi ki, çok önemli zenginliklere sahip olmalarına karşın birçok Kafkas halkları da Orta Asya halkları gibi yıllar boyunca bu kaynaklara el koyan güçlü devletler yüzünden yoksulluk içinde yaşamışlar. Bugün yine Kafkas halkların petrol ve gaz gibi doğal kaynakları üzerinde büyük devletlerin nüfuz savaşı sürüyor.

Asıl sorun
Kafkas halkları için asıl sorun, sahip oldukları kaynakları kullanarak refah düzeylerini artırmaktır. Dikkatlerini ve enerjilerini bu hedefe kilitlemeleri gerekir.
Oysa, uğruna ölüp, öldürüldükleri sorun bu değil. Yine büyük devletlerin kaşıdıkları ve kullandıkları kör konular. Mikro milliyetçiliğe dayalı, körüklenmiş, abartılmış tarihi çekişmeler için işgal ediliyorlar, öldürülüyorlar. Etnik temelli tarihi sorunlar ısıtılıp önlerine konuluyor.
Kafkas halklarının bu oyuna bir daha gelmemeleri gerekir. Eğer tarihten ders almışlarsa, bu oyunlara karşı barış ve işbirliği içinde varlıklarını güçlendirmeleri en doğru yol olur.
Barış her türlü savaştan daha iyidir.
Kafkas halkları bir güçlü devlete dayanarak gelecek umuduna kapılmak yerine, güçlerini ve olanaklarını ekonomik ve sosyal projeler etrafında birleştirirlerse, büyük devletlere karşı da daha güçlü olurlar.

Kafkasya projesi
Kafkas halkları tarihte kalmış sorunlar yüzünden savaşmak yerine, bir araya gelseler kaybettikleri yılları telafi edebilirler.
Gürcü, Oset, Abhaz diyerek birbirlerine girecekleri yerde, enerji üretimi ve dağıtımı projeleri etrafında toplansalar ve elde edecekleri kaynakları refahları için kullansalar, çok daha iyi olmaz mı?
Sovyetler’in dağılmasından sonra ortaya çıkan yeni devletlerin liderleri, birer piyon olmak yerine, halklarının refahı, özgürlüğü ve geleceği için gerçek önderlik yapmayı yeğlemelidirler.
Bunun yolu Rusya’ya veya ABD’ye yanaşma olmak değildir.

Türkiye’nin rolü

Bu yöndeki ilk mesajı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geçen yıl Azerbaycan parlamentosunda yaptığı konuşmada vermişti.
Bölgenin ekonomik potansiyelini, doğal kaynaklarını, enerji koridorunun önemini vurguladıktan sonra, Ermenistan’a bir çağrıda bulunmuştu. Bugüne kadar hiçbir faydası olmayan, tarihte kalmış kısır iddialar ve tartışmalara takılıp kalmak yerine, Türkiye ve Azerbaycan’la ilişkilerini normalleştirip Kafkasya’nın dev enerji projelerine katılmaya çağırmıştı.
Bu çağrı aslında bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için geçerlidir. Gürcistan için de Osetler için de Abhazlar için de üzerinde durulması gereken bir öneridir.
Türkiye, bu tür bir barış ve kalkınma projesine, büyük devletleri de ikna ederek, bölge ülkeleri ve halklarını destekleyip teşvik ederek öncülük yapabilir.
Savaşın Kafkasya halklarına sağlayacağı bir yarar yoktur, tıpkı Ortadoğu halklarına sağlamadığı gibi....

milliyet



Bu yazı 764 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,373 µs