En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Kışkırtmaya gelmesinler



İngiliz 'The Economist' dergisinin serinkanlı Türkiye değerlendirmesi gerçekten okunmaya değer. Burada okuyan için kulağa ve göze fazla hoş gelmiyor olsa bile, değerlendirmeyi Londra'da kotaran meslektaş herhalde yaptığından büyük keyif almıştır.

Ak Parti kapatma davası açılana kadar Türkiye ile ilgili siyasi ve ekonomik değerlendirmelerin neredeyse bütününe saygıyı ihmal etmeyen bir nesnellik egemendi. Economist'in önceki yorumlarında, Türkiye, çoktandır bir Avrupa Birliği ülkesi muamelesi görmeye başlamıştı. Şimdi durum hayli değişmişe benziyor. Yazıyı kaleme alan, dünyanın dört bir tarafındaki okurlarına, ”Türkiye bizlerinkinden çok farklı özelliklere sahip bir ülke” mesajını yazının her satırına emdirmiş...

Dediği özetle şu: Anayasa Mahkemesi kararıyla her şey bitmiş değil; tersine kavganın tarafları konumlarını muhafaza etmeye eskisinden daha kararlı görünüyorlar. Başbakan Tayyip Erdoğan atacağı her adımda 'laiklerin' tepkilerini dikkate almak zorunda. Erdoğan yapacağı bir hareketle laikleri kışkırtırsa ekonomi için esas risk kendisi olabilir.

Dün bazı gazeteler özellikle bu son satırı öne taşıyan haberlere konu etmişlerdi Economist değerlendirmesini...

Gerçek buysa, bu noktada sesimiz kısılana kadar 'Eyvah' diye bağırsak yerinde olacaktır. Daha yakın zamanlara kadar Türk demokrasisine umut bağlayan bir ses olan İngiliz dergisi, son olan-bitenleri takiben, eskinin dengeler rejimine geri dönülmesi beklentisi içerisine girmiş demektir.

Aslında derginin değerlendirmesi Türkiye'deki bazı çevrelerin beklentisiyle aynı çizgide. Ak Parti bu yılın başından itibaren kendi başına attığı adımlar yüzünden kapanmanın eşiğine geldi; mahkemenin kararı 'kapanmadan önceki son ihtar' olarak yorumlanıyor aynı çevreler tarafından. Siyasete yakın duranlar, iş dünyası, mali piyasalar iktidara bir ortak arama peşindeler. Economist'in değerlendirmesi iyi okunursa, siyaseti siyaset-dışı kalması gereken unsurlarla dengeleme arayışında olduğu görülecektir. İktidara ortak atamış bile Economist.

İktidarını başkalarıyla paylaşmaya davet edilen Ak Parti'nin tepesine konulan Damokles'in kılıcı da ilginç: Ekonomik risk... ”Laikler kışkırtılırsa ekonomi riske girer” diyor yazar. Bu durumda, Ak Parti'ye düşen, artık kimse o laikler, ne yapıp edip onları asla kışkırtmamak...

İyi de bu durumda iktidarda bulunmaya ne gerek var?

Sadece anlamsızlığı açısından değil, ama eskiyi hatırlatıp siyaseti içinde düşürdüğü açmaz açısından da geçerli olamayacak bir öneri bu. Türkiye Turgut Özal'dan sonra şimdi Economist'in aklını verdiği türden parçalanmış iktidarlar tarafından yönetildi. Davul siyasilerin elindeydi, ama tokmağı başkaları çalıyordu. Siyasetin nasıl tıkandığını, bu durumdan milletin nasıl zarar gördüğünü hep beraber izledik. Şimdi yeniden parçalı iktidar dönemine geri dönüş bunu göze alacak siyasilerin intiharı olacaktır.

Anayasa Mahkemesi'nde görülen dava ve çıkan karar elbette sonuç doğuracaktır. Ak Parti'nin söylem ve eylemlerine bir ince ayar yapılması gerekiyor. Atacağı her adımdan önce daha fazla düşünecektir Ak Parti. İktidarını siyaset dışı güçlerle paylaşmazken, iktidarın esas sahibi olan milletle ilişkilerini her zaman zinde tutması da şart.

İngiliz dergisi sistem dışı güçlerle ortak iktidar aklını veriyor Ak Parti'ye; oysa en doğru olan yol, siyasilerin iktidarını halkın iktidarı haline dönüştürmesidir. Ak Parti, her önemli girişimde, halkın çoğunluğunun desteğini arayarak başlayabilir işe.

Ak Parti kimseyi kışkırtmasın, bu tamam, ancak muhalifleri de hemen kışkırtılmaya gelmesin canım...

Yenişafak



Bu yazı 337 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,583 µs