En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Latif Bey’e son kıyağımdır



Pek de sırası değil bu ‘oluşum’ muhabbetinin ama, bu yaz sıcağında bize de yazı konusu çıkıyor işte.

Daha ehven mevzular yok mu?

Genelkurmay’la CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki ağız dalaşı gibi.

Rektör atamalarından sonra, bu atamaları beğenmeyen bazı öğretim üyelerinin şelek şelek istifası gibi...

İkisi de sarmıyor aslında...

Fakat, bir çift kelam etmek iktiza.

CHP, YAŞ’tan ihraç kararı çıkmamış olmasına tepkili.

Nasıl olurmuş? Orduda hiç atılmayı hak edecek subay kalmamış mıymış? Eski Genelkurmay Başkanı’na zırhlı almak da nerden icap etmiş? Ordudaki F tipi yapılanmanın üzerine niçin gidilmiyormuş?

Öyle ya, Yüksek Askeri Şura toplanacaksa, biraz kan dökmeli.

Hangi suçu işledikleri belirsiz birtakım subaylar ordudan atılmalı.

Bu ihraçlar yargı denetimine açılmamalı.

Eski Genelkurmay Başkanları da, zırhlı araca tamah etmemeli. Rahmetli Bülent Ecevit gibi, 70 model Anadol otomobille dolaşmalı.

Genelkurmay Başkanlığı’nın orta sertlikteki açıklamasından sonra, Kılıçdaroğlu dün de bir basın toplantısı düzenledi iddialarını tekrarladı.

Daha doğrusu, geri adım atmadı.

Bir diğer tabirle, ordudan çekinmediklerini, sırasında askere de efelenebileceklerini gösterdi.

Fakat, ispat hakkı, her zaman müddeiye düşer.

Kılıçdaroğlu, atılmayı hak eden kaç ‘disiplinsiz subay’ biliyor? Bunların isimleri ve konumları nedir? Eski Genelkurmay Başkanı’na zırhlı araç alınmasında ne tür bir tuhaflık var? ‘Ordudaki F tipi yapılanma’ derken, kastettiği şey tam olarak nedir? Bir hücre yapılanması mı söz konusu? ‘F’ harfi bize ne anlatmaktadır? İlker Başbuğ da ‘F tipi yapılanma’nın eseri olarak mı orada bulunmaktadır?

Ne demek istiyor Kılıçdaroğlu?

Haa, ‘Bakın bizim Silahlı Kuvvetler’e bile müdanamız yok’ demek istiyorlarsa, efelenme haklarını darbeler ve muhtıralar döneminde kullansalardı.

E-muhtıraya, Y-muhtıraya karşı çıksalardı.

Darbeleri eleştirselerdi.

Demokratik normale müdahale etmeyi alışkanlık haline getirmiş konvansiyon artıklarına çıkışsalardı.

Öğretim üyelerinin istifasına gelince...

Buraya gelmeden önce, Ahmet Necdet Sezer dönemine gidelim ve bakalım rektör atamaları nasıl yapılmış? Seçim sonuçlarına riayet edilmiş mi? YÖK’ün Cumhurbaşkanı Sezer’e sunduğu liste nasıl bir listeymiş? Sezer bu listeden kimleri atamış, kimleri elemiş?

Buraya bakalım ve şu soruları soralım:

Sezer’e meşru, Gül’e mübah mı?

Sezer’in yöntemi ‘demokratik’ oluyor da, bu yöntemi daha makul çizgilere çeken Gül’ün yöntemi neden ‘antidemokratik’ sayılıyor?

Sezer’in atadıkları ‘doğru’, Gül’ün atadıkları ‘yamuk’ kişiler mi?

Daha da önemlisi, ‘mustafi profesörler’in aklı bugüne kadar neredeydi?

Bu meseleyi de bu şekilde hallettikten sonra, gelelim itildiği ‘oluşum’ içinde yalnız bırakılan değerli Abdullatif Şener’e.

Demirel gibilerin dolduruşuna gelmenin bedelini çok ağır ödedi.

Bu ona ders olsun diyeceğim, ama...

Ders almaya niyetli ve istekli görünmüyor.

Parti kuracakmış. Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun yeni bir siyasi oluşuma gerek varmış. Bunun oluşabilmesi için, toplumsal talebe bağlı olarak üzerine düşen her şeyi yapmaya hazırmış.

Bu kardeşini dinlerse, Türkiye’nin yeni bir siyasi oluşuma ihtiyacı yok.

Bu yönde toplumsal bir talep de yok.

İlle de boyumun ölçüsünü almak istiyorum diyorsa, ona Tuncay Özkan’ın ‘biz kaz kişiyiz com’ hareketini öneririm.

Oraya katılsın...

Kaç kişilermiş, görelim.

Hem, çok da ‘ergonomik’ olur.

star



Bu yazı 298 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,299 µs