En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

‘Kapatma ama hırpala..’



Kararı kim açıkladı? Anayasa Mahkemesi Heyeti Başkanı Kılıç. Ne dedi? AK Parti’nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiğine ilişkin açtığı davada 6’ya 5 oyla AK Parti’nin kapatılmaması kararı alındığını açıkladı.

Neden?Çünkü, kapatma kararı için 7 üyenin kabul oyu kullanması gerekiyordu.

Peki ne oldu?

Kılıç, dava sonucunda AKP’nin kapatılmadığını, ancak 6 üyenin kapatılma, 4 üyenin de Hazine yardımından yoksun bırakılması kararına vardığını, partinin son yıl aldığı Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verildiğini bildirdi.

Bize bu ne zaman açıklandı?

Dün akşam üstü saat 18 sularında...

Peki, aynı kararı biz nerede ve ne zaman okuduk?

* * *

Aynı kararı...

Dün sabah, Vatan Gazetesi’nde Bilal Çetin’in köşesinde okuduk. O bölüm aynen şöyleydi:

‘Önceki gün Anayasa Mahkemesi’nin toplantıya başladığı saatlerde, çok güvendiğim, bugüne kadar kritik gelişmeler konusunda önceden verdiği hemen her bilgi doğru çıkan bir haber kaynağım telefon etti:

‘Duyum değil, kesin bilgi. Ama yazabilir misin bilmem’ diye söze girdi:

‘Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesi AKP’nin, laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelip gelmediği yönünde uzun tartışmalar yapacak.

Ve sonuçta kapatma eğilimi ağır basacak ve oylamaya geçilecek.

Oylama sonunda da karar, 6’ya 5 kapatma yönünde çıkacak.

Ama tabii ki Anayasa gereği nitelikli çoğunluk olan 7 oy çıkmadığı için AKP kapatılmayacak.

AKP kapatılmayacak ama ciddi bir imaj ve prestij kaybına uğratılacak.

Toplum ve kamuoyu nazarında sicili zedelenmiş olacak. Çok ciddi bir uyarı almış olacak.

Bundan sonraki süreçte iktidar partisi imajını düzeltebilmek, laikliğe duyarlığı kesimlerin güvenini yeniden kazanabilmek için daha dikkatli hareket etmek, imajını düzeltmek zorunda kalacak...’

* * *

Aynı heyet, 4 Haziran günkü kararında ise türban konusunda yapılan anayasa değişikliğini 9’a karşı 2 oyla ‘laikliğe aykırı’ bulmuştu.

AKP’nin anayasa değişikliği yaparak ‘laikliği’ çiğnediğine ezici çoğunlukla kanaat getiren heyet, bir buçuk ay sonra bu kez ‘salt çoğunluğu’ bulamadığı için iktidar partisini ‘kapatamıyor’.

Üstelik biz bunun böyle olabileceğini de sabahtan öğrenebiliyoruz.

* * *

Ayrıca...

Yukarda da anımsattığım gibi Anayasa Mahkemesi, 5 Haziran’da üniversitelerde türban düzenlemesini laiklik ilkesi ile cumhuriyetin değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükmüne aykırı bularak 2 ret oyuna karşı, 9 oyla iptal etti, yürürlüğü de durdurdu..

Mahkemeden yapılan yazılı açıklamada, düzenlemenin Anayasa’nın 2, 4 ve 148’nci maddelerine aykırı bulunduğu bildirildi.


Aslında Anayasa’ya göre mahkeme, anayasada yapılan değişiklikleri ‘içerik’ açısından denetleyemezdi... Ama denetledi...

Sadece bu mu?

İptal kararı aldı ama gerekçe açıklamadı...

Üstelik bunu yaparken, aynen dün yaptığı gibi Anayasa’yı da bir kez daha çiğnedi....

Çünkü, Anayasa’nın 153. maddesinin ‘iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz’ demesine rağmen ‘türban düzenlemesinin’ iptali ve dünkü kararı gerekçesiz olarak açıkladı.

Dünkü davada AKP’ye karşı ‘en önemli iddia’ aslında türban düzenlemesiydi.

Anayasa Mahkemesi, bir önceki kararın oy dağılımını tekrarlamadı ve farklı bir ‘oy oranı’ çıkardı...

* * *

Hukukçuların, anayasa emirlerine, yasalara ve daha önce verdikleri kendi kararlarına uymadığı bir ülkeyiz...

Bu ne kadar hukuktan uzak, siyasete yakın olduğumuzu göstermekte...

Hukuk olsa ‘kapatma’ sürecini hiç yaşamaz, bu kadar ırgalanmazdık...

Şimdi hukuksal olmaktan ziyade siyasi bir mesaj çıktı... ‘Kapatmayalım ama hırpalayalım’ mesajı...

* * *

Türkiye gerçek bir hukuk devleti olabilecek mi?

Türkiye gerçek bir demokrasi olacak mı?

Zamana ve zemine göre verilmiş kararlardan uzak, insanların geleceğe güvenle bakacağı, istikrarlı bir ülke olabilecek mi?

Ak Parti başta olmak üzere herkes bu soruyu bir kez daha kendine sormalı...

Ve herhalde soracak.

* * *

AK Parti kapatılmadı...

Ama zaten gerçek demokratik bir hukuk devleti olsak dava da açılmazdı.

Ve tam Şark’a uygun, kurnaz ‘ara formüllere’ de ihtiyaç duyulmazdı.

Mahkemenin açıklamasından önce gazetelerde okuduğumuz formüllerin değil, evrensel hukukun sağlam rotasında yol alırdık...

* * *
Aslında dün bulunan ‘ara formül’ herkesi rahatlattı ama Türkiye’nin her an geriye doğru nasıl kolay kayabileceğini de bir kez daha gösterdi.

Açılmaması gereken bir dava iktidarın ağır biçimde hırpalanmasıyla sonuçlandı.

Bugünden itibaren siyasal iktidar hem kendi yanlışlarını, hem de Türkiye’deki bu yorucu Şark havasını değiştirip düzeltmek için devreye girip, yeni ve taze bir başlangıç yapabilecek mi?

Yeni gündemi şimdi herhalde bu oluşturacak...

star



Bu yazı 404 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,142 µs