En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Darbeciler, Amerika’dan izin aldınız mı?



Ülkemiz, beklendiği üzere, yeni bir darbe sürecine daha girdi. Ortada militarist bir görünürlük yok. Geniş tutuklamalar olmadı, muhtemelen olmayacak da... Ama bir darbede olması gerekli psikolojik savaş’ koşulları ayniyle mevcut.

Aklıma ne geliyor?

Bir vakitler Türkiye’de de görev yapmış bulunan Graham Fuller, Amerika Türkiye’deki darbeyi desteklemez’ diyordu, Amerika’nın beğenmediği ve desteklemediği politikalar olabilir. Bu, darbeyi istediği anlamına gelmez. ABD ve Avrupa, Türkiye’nin siyasî istikrara kavuşmasını ister. Çünkü aynı ittifak içinde yer alıyorlar ve ilişkilerinin tarihi bir geçmişi var.’

2 Eylül darbesini izleyen yıllardı...

Türk entelijansiyası darbeler ve dış bağlantılarını kurcalıyor... 27 Mayıs’ın halk hareketi mi, yoksa benzerlerine muz cumhuriyetlerinde sıkça rastlanan ‘kökü dışarıda’ bir cunta kalkışması mı olduğu   tartışılırken, Amerikalı general Talbott son   noktayı koymuştu:

‘ABD’nin desteklemediği hiçbir darbe  başarılı olamaz.’

Açıklama, ‘27 Mayıs halk hareketidir’ diyenlerin suratında tokat gibi patlamıştı, ama hiçbiri de çıkıp akim kalan diğer teşebbüslerin perde arkasını kurcalama gereği duymamıştı.

Tescilli üç darbe de ABD icazetliydi, başarılı oldu.

Ama Talat Aydemir, Amerikalıların ısrarlı telkinlerine rağmen darbeye kalkıştı ve bunun bedelini darağacında sallandırılarak ödedi.

60’lı yılların sonunda, dönemin Genelkurmay Başkanı Cemal Tural’ın darbe girişimi de, tıpkı Aydemir gibi, ‘dış destek’ bulamadığı için bastırılmıştı. Tural da, hemcinsleri gibi, daha katı, daha Kemalist bir düzen istiyordu.

Akim kalan üçüncü darbe teşebbüsünün altında Cemal Madanoğlu imzası var. ‘9 Mart cuntası olarak da bilinen Madanoğlu hareketi, öncekilerden farklı olarak ‘sivil’ bir ayağa da oturuyordu.

Sivil-asker konsensusu...

Madanoğlu NATO’ya, CENTO’ya ve BM<’ye, kuzeye, güneye, doğuya, batıya, herşeye karşıydı.

Daha çok Ortadoğu’daki ‘Baas’ örgütlenmesini model almıştı.

İşin teorik altyapısını ‘Yön’ ve ‘Devrim’   dergileri oluşturuyordu.

Mümtaz Soysal, Doğan Avcıoğlu, İlhami Soysal ve İlhan Selçuk hareketin teorisyenleriydi...

Sivil-asker konsensusunu gözeterek sağlam   bir altyapı (!) oluşturan Madanoğlu bir şeyi   hesap edemedi:

ABD’nin rolünü...

ABD, uzun vadede kendi çıkarlarını tehlikeye sokacak hiçbir örgütlenmeye göz yummazdı.

Öyle de oldu...

9 Mart cuntası, 12 Mart 1971de, bir başka cunta eliyle tasfiye edildi.

CIA kaçkını ajanlardan Philip Agee de Talbott gibi düşünüyor: ‘ABD’nin desteklemediği hiçbir darbe başarılı olamaz. ABD, CIA eliyle uzun yıllardan beri dost istihbarat teşkilatları ile çok yoğun bir işbirliği içindedir. Bu teşkilatların eğitimi, ilerlemesi ve donatılmasını CIA sağlar.’

Dış bağlantısı güçlü bir meslektaşımız, önceki  yılllarda Amerika’ya gitmiş, orada bazı temaslarda  bulunmuştu.

İzlenimlerini aktardığı yazısından şu cümle aklımda kalmış: ‘ABD artık sivil yönetimi muhatap alıyor.’

Sözüne dayanak olarak da, Türkiye’nin dış politika tercihlerini gösteriyordu. Gelişmeleri doğru okuyan bir başka meslektaşımız da, son müdahalenin (28 Şubat’ın) ABD icazetli olduğunu, ama daha fazla ileri gidilmesi (müdahalenin çıplak darbeye dönüşmesi) durumunda olaylara seyirci kalmayacağını   anlatıyordu.

Hulasa, ‘daha fazla ileri gitme’ taraftarı arkadaşlara sormak istiyorum:

Niyetiniz anlaşıldı.

Ulusumuza yeni bir darbe armağan   etmek istiyorsunuz.

Peki, Amerika’dan gerekli ‘icazeti’ aldınız mı?

Benden söylemesi...

star



Bu yazı 392 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,812 µs