En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

İkisi de istifa etmeli...



Biri Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili, diğeri Kara Kuvvetleri Komutanı. Üç kez baş başa oturup görüşmüşler.

Görüşme, yargıçın ‘bizzat’ ziyaretiyle gerçekleşiyor.

Görüşme günü, güvenlik kameraları karartılıyor, komutanlık katı boşaltılıyor.

Neden?

Taraflar bu sorunun cevabını vermiyor.

İşi ‘adalet dağıtmak’ olan bir yargıç, işi ‘savaşmak ve düşmanı yok etmek’ olan bir askeri niçin ziyaret eder ve bu ikili baş başa ne görüşürler?

İşi adalet dağıtmak olan kişi, önce bu ziyaretleri yalanlıyor.

Sonra ‘gittim’ diyor.

Üste çıkmak cehdiyle de, ‘Ne var ki bunda? Giderim... Üstelik bir defa değil, tam üç defa gittim. Bundan sonra da giderim, ne olmuş yani. O benim dostum’ diye ekliyor.

Peki, gittin de ne konuştun?

İlkinde, Irak’la ilgili bilgiler vermiş. Bir dönem Irak’ta görev yaptığı için, bölgeyi çok iyi biliyormuş. Konuşmuşlar. Savaş anılarını tazelemişler.

İkinci görüşmeyi hatırlamıyor.

Üçüncüsünde ise, Kuzey Irak Harekatı’nı tebrik etmiş.

Ben olsam bir takdim-tehir yapar, ilk görüşmeyi ‘hatırlamamaya’ çalışırdım. Hafıza, bazen ‘kronoloji’ gözetebilir. İlginçtir, yargıç, çok iyi hatırladığı birinci ve üçüncü görüşmenin tam da ortasındaki görüşmeyi hatırlamıyor.

İlginç değil mi?

Üçüncü ziyaretin ‘tebrik’ amacıyla yapıldığını bereket unutmamış.

Bir yargıç, bir askeri niçin tebrik eder?

Kurumsal bir zorunluluksa bu, yargıcın bağlı olduğu bir ‘başkanlık’ makamı var. Kaldı ki, kurumsal tebriğin sunulduğu makam kara Kuvvetleri Komutanlığı mı olmalı?

Bu komutanlığın bağlı olduğu bir karargah, bu karargahın bağlı olduğu bir Başbakanlık yok mu?

Hayır, bu ‘bir dostun bir dostu tebriği’ olarak değerlendirilmeliymiş.

Pekala öyle değerlendirelim.

Bir tebrik ziyareti 1 saat 15 dakika mı sürmeli?

Demek ki yargıç, bu süre zarfında dostunu döne döne tebrik etti durdu.

Ben olsam, telefon açardım.

Hem daha kolay, daha zahmetsiz... Böylece spekülasyonların da önünü kesmiş olurdum.

Hayır, dostuma tebrik ziyaretine giderken elbette güvenlik kameralarının karartılmasını istemezdim. Komutanlık katının boşaltılması da gerekmezdi.

Bunlar niçin böyle yaptı, bilmiyorum...

Belki de ziyaretin ‘gizli’ ve ‘spekülasyona açık’ olanı makbuldür.

Olur a...

İlk görüşmenin muhteviyatı da çok ilginç:

Savaş anıları tazelemek...

Bu yargıçta bir alışkanlık oluştu...

Nerede bir ‘iktidar partisi muhalifi’ görse, oturup savaş anıları tazeliyor.

Partisinden ihraç edilen bir milletvekiliyle de oturup savaş anılarını tazelemişti.

İşin ilginç tarafı şu:

Bazı gazetelerin ‘Savaş anılarını tazeleme yemeği’ olarak değerlendirdiği bu yemekte, yargıca (yargıcın spekülatif görüşmelerine) sahip çıkan medya grubunun üç mümtaz elemanıda hazır bulunuyordu.

Daha da ilginci şu:

Bu yargıç, bir süre sonra, ‘savaş dostu milletvekili’ni ihraç etmiş parti hakkında karar verecek. Dostunu güvenlik kameraları karartılmış binada kabul eden asker de Genelkurmay Başkanlığı’na getirilecek.

Normal bir ülkede yaşıyor olsaydık, ‘İkisi de istifa etmeli’ derdik.

Bunu diyemiyoruz.

Kaldı ki, normal ülkelerde böyle alengirli işler olmuyor... Görevi doğruları yazmak olan gazeteciler de asker sözcülüğüne soyunmuyor.

star



Bu yazı 331 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,089 µs