En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

Anayasa Mahkemesi'ni tartışmak



Anayasa Mahkemesi aldığı veya alacağı kararlarla ilgili tartışmalardan rahatsızlığını dün bir bildiriyle ortaya koydu.
Daha önce de Yargıtay benzer bir tavır ortaya koymuş ve kapatma davasıyla ilgili sert bir açıklama yapmıştı.

Şimdi ülkede cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili hukuki geçerliliği çok tartışmalı bir karara imza atmış bir heyet var.
Bu heyetin türban yasasıyla ilgili olarak aldığı kararın Anayasa'ya uygunluğu da su götürür.
Ayrıca önünde Türkiye'nin yakın geleceğini çok etkileyecek iki kapatma davası var.
Verecekleri karar, Türkiye'nin siyasi istikrarına, ekonomisine, Güneydoğu sorununun geleceğine damgasını vuracak.

Bu nedenle vermiş ve verecek oldukları kararların gündemde olması, tartışılması, sorgulanması kaçınılmaz.
Çünkü kendileri istemese de siyasetin göbeğine çekilmiş durumdalar ve herkes siyasi pozisyonuna göre gelişmeleri değerlendirmekte özgür elbette.
Ayrıca kimi üyelerinin bulunduğu makama tam uymayan davranış ve açıklamaları ve ilişkileri de bu tartışmayı alevlendirdi.
Tıpkı yabancılara mülk satışında olduğu gibi mahkemenin kararları zorunlu olarak ideolojik ton taşıyor.
Özetle, Anayasa Mahkemesi istese de, istemese de bu dönem tartışmaların odağında olacak.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Mahkeme'yi bir düşman gibi göstermemek olmalı.
Türkiye'nin bir ordusu olduğu gibi, bir Anayasa Mahkemesi var.
Tartışmalar, bu heyeti toptan aşağılama, kararları yok sayma değil, onlara ufuk açma, her kararlarının tarih önünde bir sorumluluk taşıdığını anlatma yönünde olmalı.

Anayasa Mahkemesi türban yasağıyla ilgili kararının gerekçesini de bir an önce açıklamalı, açıklamalı ki, bu değişikliğin rejim açısından ne gibi sıkıntılar taşıdığına inandığını göstermeli, tartışmalar bu gerekçe üzerinden yürütülmeli.

Anayasa Mahkemesi'ni tartışırken gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek var.
Milliyet gazetesinden Devrim Sevimay, önceki gün Andrew Arato ile bir röportaj yaptı.
Hasan Bülent Kahraman bu röportajın önemine dün köşesinde dikkat çekti.
Türkiye'de demokratik sistemin ayakta kalmasından yana tavır alan, saygın hukukçu, mahkemenin kararıyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Teknik olarak yanlış bir kararla da olsa yetki alanlarını tamamen demokrasi adına genişletmiş olabilirler. Mahkeme semi (yarı)otoriter, semidemokratik olmak yerine şimdi diyorsa ki, 'Ben artık otoriter tarafımı bir yana bırakıyorum, anayasal tarafımı öne çıkarıyorum', bu tüm sisteme oksijen verir ve Türk demokrasisini yukarı çıkarır."

Yani AKP'yi kapatmaz ve sistem yoluna devam eder.
Anayasa Mahkemesi demokrasi sınavında.
Bu gerçeği görmeli ve vereceği kararın bu ışık altında tartışıldığını ve tartışılmaya devam edeceğini kabullenmeli.

Sonuç itibariyle Türkiye hala demokratik bir ülke ve pek çok ülkenin yaşatmakta güçlük çektiği bu sistemi onca sancıya rağmen ayakta tutmayı başarmış.
Mahkeme kapatma kararı verirse, mevcut tablonun çok fazla değişmeyeceğini de görürse, daha sağlıklı bir sonuca varabilir.
Onun için Anayasa Mahkemesi üyelerinin tartışmalardan rahatsızlık duymak yerine demokrasinin geleceği üzerine kendi aralarında tartışmaları daha yararlı olabilir.

Sabah



Bu yazı 257 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,461 µs