En Sıcak Konular

Yavuz Donat


Yavuz Donat
0 0 0000

AK Parti ''savunmayı'' nasıl hazırlıyor?



Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'le cumartesi akşamı "maçtan hemen önce" konuştuk.
Süper Lig devam ederken de "maç öncesi sonrası" konuşurduk.
"Farklı takımlardan" olduğumuz için, maçın sonucuna göre birbirimize "söylenmesi gerekeni" söylerdik.
Cumartesi akşamı ise konuşmamız "farklıydı."
İkimiz de "kazanmalıyız" diyorduk.
"Sonrası" malum.

Sayın Çiçek, Anayasa Mahkemesi'nde AK Parti'nin savunmasını kim yapacak?
- Bilgim yok.
- Yaygın kanaat sizin yapacağınız.
- Bilmiyorum... Şu anda ekip olarak savunma çalışmasını yürütüyoruz.
Cemil bey "ekip olarak" dedi ama...
"Ekip" çok.
Çiçek'ten "konuyu açmasını" istedik.
Açtı:
- Partide 10-12 kişilik bir ekip... Grup başkan vekilleri... Anayasa hukuku ile ilgili milletvekilleri.
- İddianamede adı geçen arkadaşlar... Onlar da çalışıyorlar.
- İddianamede adı bulunmayan ancak savunma konusunda katkı yapmak isteyen milletvekillerimiz.
- Akademisyenler.
- İsimlerini vermem doğru olmaz, bazı dostlarımız... Farklı partilerde siyaset yapmışlar... Kapatma davasının siyasi temeli olmadığı konusunda doküman veriyorlar... 2 sayfa, 5 sayfa... Hayli var.

Cemil Çiçek:
- Bunların hepsi toplanıyor.
- Yani havuz sistemi.
- Evet... Biz 10 kişilik bir ekip okuyoruz, yararlanıyoruz ve bir metin hazırlıyoruz... Birinci savunmayı da böyle hazırlamıştık.

Belirsizliğin bedeli
- Sayın Cemil Çiçek... Savunmayı yazmanız ne zaman biter?.. Gecikir mi?
- Hayır... Bu konunun (kapatma davası) muallakta (sürüncemede) kalması ülkeye zarar veriyor... Bu teorik bir söz değil... Siyasi belirsizlik gerçekten parayla ölçülemeyecek kadar büyük zarara yol açıyor.

- Savunmayı Anayasa Mahkemesi'ne ne gün vereceğiniz belli mi?
- En kısa sürede vermek istiyoruz... Bu hafta hale yola girer.
- Size tanınan süre 29 Haziran'da bitiyor.
- 29 Haziran' ı beklemeyiz.

- İddianamede adı geçenler tek tek savunmalarını yazıp, sizin başkanlığınızdaki ekibe veriyorlar... Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da iddianamede adı geçiyor. O da yazıp verdi mi?
- Elbette... Zaten partinin savunmasının altında sayın Erdoğan' ın imzası olacak.

- Hükümetteki göreviniz, Anayasa Mahkemesi'nde savunma yapmaya engel değil.
- Hayır değil.
- Siz aynı zamanda hukukçusunuz... Avukatlık yaptınız.
- Bu davada savunma yapmak için avukat olma şartı yok... Savunmayı genel başkan ya da yetki vereceği birisi yapar... Kural böyle.
- Bu konuyu sayın Başbakan'la konuştunuz mu?.. Savunmayı kimin yapacağını?
- Hayır.
- Ne zaman konuşursunuz?
- Önce bu haftayı bir görelim.

Bürokrasi istemedikçe... "Asla!"
Ankara'nın "tarihi 3500 yıl öncesine kadar uzanan ilçesi" Beypazarı'nda festival vardı.
Cumartesi pazar "on binler" Beypazarı'na aktı.
Ve yıllardır konuşulan "Kent Tarihi Müzesi" de nihayet açıldı.
"Kurdeleyi" Danıştay Başkanı Mustafa Birden kesti.

Mansur Yavaş "uyuyan Beypazarı'nı" canlandıran, yurda ve dünyaya tanıtan, turistik bir cazibe merkezi haline getiren, başarılı bir yerel yönetici.
"Yenisi yapıldığı için terk edilen" eski bir okulu (Rüstem Paşa İlkokulu) Kent Tarihi Müzesi yapmak istedi.
"Camı çerçevesi kırık dökük, yıkılmaya yüz tutmuş binayı" istedi.
Milli Eğitim Bakanlığı "olur" dedi.
Kültür Bakanlığı "destek" verdi.

Ama "Ankara bürokrasisi" direndi de direndi.
"5-6 yıl" direndi.
Ve sonunda nihayet "bürokratik baraj" aşıldı.
Beypazarı "Kent Tarihi Müzesi" ne kavuştu.

"Festivalin kutlu, müzen hayırlı olsun Beypazarı" diyoruz.
Ve Mansur Yavaş'ın "bürokrasi ile savaşı 5-6 yılda nasıl kazandığına" hayret ediyoruz.
Biz bu iş "10-15 yıl daha uzar sanıyorduk."

 
Köksal Toptan: Konuşa konuşa
TBMM Başkanı Köksal Toptan "erkencidir."
Dün de erkenden (06.30) kalktı.
08.00'de gazetelere baktı.
Saat 11.45'te "hala gazete okumakla meşguldü."
Gazeteden başını kaldırdı ve...
"Ya ben meramımı (amaç, istek, gaye, maksat) anlatamıyorum" dedi.
"Ya da" diye devam etti ama, "sözün gerisini getirmedi."

Köksal Toptan:
- Yok yok, haksızlık da etmemeliyim... Köşe yazıları genelde olumlu.
- Ben bir öneride bulundum... Dedim ki, çift kamara... Senato... Konuşulsun.
- Her söylenen ille de doğru olmayabilir... Ama Türkiye tartışsın.

Dedik ki:
1. Zihinler karışık.
2. Siyasi ortam çok gergin.
3. Önyargılar var.
Köksal bey de dedi ki:
- Olaylara yanlı bakmak bir kültür haline geldi... Herkes için söylemiyorum, genelleme yapmak istemiyorum ama... Böyle bir gözlemim var.
"1980' li, koalisyonlu" yıllardı.
İktidar, Meclis'e bir "öneri" getirdi.
Muhalefet "karşı çıktı... Öneri reddedildi."
Sonra iktidar değişti.
Muhalefet iktidar oldu, iktidar da muhalefet.
İktidar "kendisinden önceki iktidarın önerisini, aynen Meclis'e getirdi."
Muhalefet (eski iktidar) karşı çıktı... "Öneri reddedildi."

Günümüzde de "çoğu kez" böyle değil mi?
AK Partili bir şey söylüyorsa, söylenen "diğer partililere göre" yanlış.
Doğru söylese de "yanlış."
"Ötekilerin" söyledikleri de, AK Partililere göre "hepten yanlış."

Köksal Toptan:
- Senato önerime gelen tepkiler değişik.
- AK Parti'den temkinli (ölçülü, dikkatli) yaklaşanlar da var, CHP'den "olabilir" diyenler de.
- Demek ki önerim günlük siyasi hesaba dayanmıyor.
- Ben tartışılsın diyorum.
- Demokrasiyi nasıl geliştireceğiz?.. Konuşa konuşa.

(Siyasette de) çarşı, her şeye karşı
Siyasette "bir grup" vardır.
Düğüne gider "zurnayı" beğenmez, hamama gider "kurnayı" beğenmez.
Ava çıkar gökteki "turnayı" beğenmez.
Bunlar, siyasetin "çarşı grubudur."
Her şeye "karşıdır."

TBMM Başkanı Köksal Toptan "entelektüel bir öneride" bulundu.
"Orta yol, üçüncü yol, herkesi memnun edecek bir yol, istikrarı bozmayacak bir yol, akıl yolu" dedi.
Bu "öyle bir yol" olmalıydı ki:
Hem "başsavcı ve onun gibi düşünenler" rahatlamalıydı.
Hem de "parti kapanmamalıydı."
Ama "yaşananlardan" ders alınmalıydı.
Toptan'ın önerisi "destek gördü ama..."
Siyasetin "çarşı takımı" hemen tepki gösterdi:
- Ne demek istiyorsun?

TBMM Başkanı cumartesi günü "çift kamaralı parlamento... Meclis'in yanına bir de Senato" dedi.
"Hayli de destek" geldi ama...
"Çarşı" buna da "karşı."

"Tanıyoruz" ve yadırgamıyoruz.
Zira "çarşının" sloganı "karşıyız karşı, her şeye karşı."

sabah



Bu yazı 307 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Ağustos 2012 CHP'nin yol haritası
    • 17 Kasım 2010 İlk sohbet Vecdi Gönül ile
    • 4 Ekim 2008 Trabzon'da iki abi
    • 9 Haziran 2008 AK Parti ''savunmayı'' nasıl hazırlıyor?
    • 5 Nisan 2008 Toptan-Erdoğan görüşmesinin perde arkası
    • 29 Eylül 2007 Yüzde 47 "güç" mü, yoksa "yük" mü?
    • 27 Ağustos 2007 Türkiye'ye yakışan...
    • 20 Nisan 2007 Tayyip bey... 1- Çıkarsa ne olur? 2- Çıkmazsa ne?
    • 4 Ekim 2006 Bizden söylemesi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,950 µs