En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Cumhurbaşkanı ve redingotu



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül konuğu İngiliz Kraliçesi 2. Elizabeth onuruna verdiği davette ne giyecek? Kendisi, “Durum ne gerektiriyorsa onu” diyor, ama Türk medyası bu, kenarından ucundan bunu da bir ihtilâf haline dönüştürdü bile.

Özellikle de Güneri Cıvaoğlu bu konuda olağanüstü meraklı. Önce Ahmet Hakan'a “Nedir bu frak ve smokin alerjisi?” diye sormuş; sonra da sütununda yazdı. Necmettin Erbakan'dan bugüne belli bir kesimde kıyafet 'alerjisi' olduğu varsayımıyla (Şık giyinir Erbakan, onda mı 'alerji' varmış?) yola çıkıp, “Orta yol bulundu, Gül smokin giyecek” sonucunu okurlarına “Çankaya'da inkılap” başlığıyla ilân etti Güneri Bey...

Oysa 'bu kesim' dediği kişilerin özellikle kıyafet takıntısı olduğunu sanmıyorum. Tam tersine, smokin ve frak gibi kıyafetler, her dinde varolan ve dindarlığı kılık-kıyafetle de takviyeye meraklı olanların tercihlerine yakındır. Büyük ihtimalle 'kutsal' bilinen yerlere giderken giyilen kıyafetleri, 'kutsal' ile irtibatladıkları yerlere ve kişilerin huzuruna giderken de giymekten kaynaklanan bir uygulama hâlâ sürdürülüyor.

Ortada öyle büyütülecek bir olay yok yani. Pantolon ve kravat takmakta beis görmeyen birinin, yelekli ve papyonlu smokine itiraz edeceğini pek sanmam... Sorun o kıyafetle sokaklarda dolaşmakta...

Yıllar önce başımdan geçen eğlenceli bir olayı Güneri Cıvaoğlu'na da anlatmıştım; olayı hatırlıyor da neden anlattığımı karıştırıyor...

Turgut Özal'ın Çankaya'ya çıktığı ilk yıl Cumhuriyet Bayramı davetinde erkeklerin smokin giymesi şarttı. Benim de böyle durumlar için evde bir smokinim var. O akşam, Köşk'e gitmek üzere evden çıktım. Ankara'da Cinnah Caddesi'ne açılan sokaklardan birinde oturuyorum o zaman ve tanınan bir yüz de değilim. Bu sebeple papyonlu ve ceketi saten yakalı bir kıyafetle görürlerse 'garson' sanılacağımdan endişeliyim.

Ceketi elime aldım, aracıma doğru yürüyorum. Duam kimsenin beni bu halde görmemesi... Uzaktan kumanda çalışmayıp üstüne üstlük alarm da bağırmaya başlayınca ne hale girdiğimi tahmin edebilirsiniz.

O gece, davetten çıkıp üzerimizde aynı kıyafetlerle Beykoz Lokantası'nda işkembe yemeğe gittik. Bizim masa sakinlerinden biri lavabodan dönerken bir müşteri tarafından garson sanılmış, müşteri sipariş vermeye kalkmıştı arkadaşa...

2. Elizabeth için verilen davete katılanların, bu sebeple, doğru evlerine gitmelerini tavsiye ederim.

Konuyu bir İngiliz protokolcüye de sormuş arkadaşlar. Adam, “Bu tür sıkı uygulamalar eskiden söz konusuydu” demiş ve eklemiş: “Kraliçe filmindeki gibi huzuruna çıkanın ayrılırken geri geri gittiği biri değil Kraliçe...” Gerçekten öyle mi, kuşkuluyum.

Helen Mirren'in başrol oynadığı Stephen Frears'ın 'The Queen' filminden sonra Saray protokolünü biraz gevşetmiş olabilirler...

Filmde, Diana'nın ölümünün hemen öncesi ve az sonrasında yaşananlar Kraliçe'nin aile fertleri ekseninde anlatılır. Orada çizilen 2. Elizabeth portresi hayli acımasızdır. Halkından kopuk bir monark olarak resmedilir Kraliçe. Pohpohlanmaya açık, aşırı nazik ve protokolcü bir tip. Başbakan yanına desturla ve sürekli yüzü yerde girer, yüzüne baka baka gerisin geri çıkar...

Filmi izlediyse, “Değişelim” kararına varmış olabilir İngiltere Kraliçesi... Yoksa 1990'lara kadar davetlerde frak veya redingot giyilmesini zorunlu sayan bir protokol uygulanırdı Buckingham Sarayı'nda; Körfez ülkeleri hariç, her gittiği ülkede aynı muameleyi görmek isterdi Kraliçe. Görürdü de...

Kenan Evren Cumhurbaşkanlığı süresinin bitmesine doğru İngiltere'ye gitmişti; yanına çok üst düzey bir gazeteci grubunu da alarak... Bir-ikisi dışında davetli gazetecilerin hepsi patron düzeyindeydi... Saray'da verilen davete içlerinden birkaçı katılabildi. Davetlilerden biri olan Oktay Ekşi kıyafet zorunluluğu yüzünden o geceden mahrum kaldı.

Hayır, frakı yanındaydı Oktay Bey'in, ancak valizde hafif kırıştığı düşüncesiyle, Saray'a uygun görünmek için, otelin temizleyicisine ütülesin diye pantolonu göndermeyi uygun bulmuştu. Belleğim iki versiyonu da hatırlıyor: Ya davet saatine kadar teslim edilmediği için, ya da ütü sehpasında yakıldığı için pantolonsuz kaldı Oktay Bey ve davete gidemedi.

Kaldığı oteli mahkemeye verdi ve yüzlerce sterlin ceza kestirdi, ama vaktiyle 'yerel kâtip' olarak görev yaptığı Londra'da asilzadelerin katılacağı Kraliçe'nin davetine gidememiş oldu işte...

Kraliçe onuruna verilecek davete Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hangi kıyafetle katılacak acaba? Kendi hesabıma, konuk heyetin erkekleri nasıl katılacaksa davete, onlardan daha aşağı düzeyde bir kıyafet giymemesini dilerim.

yenişafak



Bu yazı 474 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,298 µs