En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Yargı Baykal’ın oyuncağı mı?



Karşımızda bir mahkeme var. Bu mahkemenin ismi ‘Anayasa Mahkemesi...’

Görevi, anayasayı korumak ve yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemek olan bu mahkeme, ne yazık ki, geçmişte hiç iyi sınav vermedi ve hep ‘hukuk’la ilişkisi tartışmalı kararlara imza attı.

Hayır, ‘parti kapatma davaları’ndan söz etmiyorum.

Bu mahkemede başkanlık yapan ve sonradan Cumhurbaşkanı seçilen bir saygıdeğer üyenin de itiraf etmek zorunda kaldığı gibi, ‘yerleşik kuralları’ olan bir mahkeme bu.

Hani, Yüksek Mahkeme, yükseköğretim kurumlarında başörtüsünü serbest bırakan yasal düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmişti de, bu saygıdeğer üye ‘Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik kararlarına göre, artık, Anayasa’yla bağdaşmayacağı için, kamusal alanda başörtüsünü serbest bırakacak bir yasal düzenleme yapılamayacağını’ beyan etmişti ya...

Mahkemenin ‘kamusal alan’ tarifi, hep bu beyanla sınırlı kaldı.

Kamusal alanı düzenleyen hukuk kuralları nelerdir?

Devletlu örneğin, üniversiteleri, neye göre ‘kamusal alan’ ilan etmektedir?

Üniversiteleri ‘kamusal alan’ sayacaksak, ‘öğrenim hakkı’na ilişkin anayasa maddesiyle, kamusal alanı düzenleyen (muhayyel) hukuk kuralları arasındaki çelişkiyi nasıl izah edeceğiz?

Hem, ne demek ‘Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik kuralları’?

Başörtüsünün Anayasa’yla bağdaşmayacağını belirleyecek olan Anayasa Mahkemesi’nin değişmez, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ‘yerleşik kuralları’ mıdır?

Bir mahkeme, kendisini ‘yasama organı’ yerine koyup ‘kural’ ihdas edebilir mi? İhdas ettiği kuralları ‘nass’laştırabilir mi? Hangi demokraside nass’lar vardır?

Bunlar, takdir edersiniz ki, hep havada kalmış, havada kalacak sorular...

Karşımızda, bir de, bu mahkemeye etki eden/etki etmesi muhtemel bir lider var.

Bu liderin ismi, Deniz Baykal...

Sosyal demokrat olduğu söyleniyor ama, ‘demokratik’ olarak rüştünü ispat edebilmiş değil henüz.

Bu lider, hatırlarsanız, ‘e-muhtıra’yı müteakip ortaya çıkmış ve ‘Anayasa Mahkemesi 367 kararını onamazsa, ülkede çatışma çıkar’ diyerek, yüksek mahkemeyi baskı altına almaya çalışmıştı.

Her fırsatta, yüksek volümlü beyanlarla ‘yargının bağımsız olduğunu/olması gerektiğini’ söyleyen yüksek yargı mensupları da, bu apaçık tehdit karşısında susmayı tercih etmişti

Baykal, bu defa, ‘kapatma davası’na etki etmeye çalışıyor.

Mesela diyor ki, ‘Sayısal çoğunluğum var, ben istediğimi yaparım, kime ne diyen bir iktidara karşı fren lazım değil mi? Anayasa Mahkemesi bu yanlışı düzeltirse bu memlekette Anayasa Mahkemesi yararlı mıdır değil midir?’

Kolayca fark edilebileceği gibi, bir ‘sosyal demokrat’ olan Deniz Baykal, ‘bağımsız ve tarafsız’ olması gereken Anayasa Mahkemesi’ne yol gösteriyor ve açıkça ‘Bu partiyi kapatın’ diyor.

Mahkemenin ve Baykal’ın durumlarını ayrı ayrı gördük.

Bakalım Yüce Mahkeme’den nasıl bir karar çıkacak?

Karar, ‘kapatılması’ yönünde çıkarsa, Yüce Mahkeme ve Baykal bu durumu nasıl izah edecek?

Hem merakla, hem hasretle bekliyoruz.

star



Bu yazı 352 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,727 µs