En Sıcak Konular

Şahin Alpay


Şahin Alpay
0 0 0000

AKP yapmıyor diye demokrasi savunulmayacak mı?



Başsavcı'nın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu günden bu yana ilginç gelişmelere tanık oluyoruz.

"Demokrat" kamuoyunda tartışılanlar, yavaş yavaş iddianamenin haksızlığından, partileri kapatmanın demokrasiye aykırı olduğunun vurgulanmasından, demokratik ilkelerin savunulmasından, bu davanın Ergenekon soruşturmasına bir cevap olabileceğinden, AKP'nin yaptığı yanlışlara doğru kayıyor.

İddianame ortaya çıkmadan önce, AKP iktidarına karşı şu (çoğu da haklı) eleştiriler vardı: 22 Temmuz seçimlerinde kazanılan büyük başarıya rağmen AB reformlarını savsaklamayı sürdürmek... TCK 301'e dokunmamak... Ekonomide yapısal reformları ihmal etmek... Kıbrıs sorununu oluruna bırakmak... Kürt sorununun çözümünü PKK ile mücadeleye indirgemek; Kürtlerin kültürel hak taleplerini görmezden gelmek... Kurulu düzeni değiştirme yerine ele geçirme eğilimine girmek... Sivil ve demokratik anayasa projesini rafa kaldırıp sadece üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldırmaya girişmek... Vesaire.

İddianamenin açıklanması ve Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesinden sonra, AKP iktidarına karşı başlıca şu konularda (yine çoğu haklı) eleştiriler gündeme geldi: Başbakan Tayyip Erdoğan'ın durup dururken aileleri "üç çocuk" yapmaya çağırması. (Bu konudaki eleştiriler Başbakan'ın kadınları eve ve çocuk yapmaya mahkum etme arzusundan kaynaklandığı yorumlarına kadar vardı.) Başbakan'ın sendikaların 1 Mayıs'ın tatil olması ve Taksim'de kutlanması talebi üzerine, "Ayakların başları yönettiği yerde kıyamet kopar" şeklinde konuşması. (Bu konudaki eleştiriler Başbakan'ın işçilere hakaret ettiğine kadar uzandı.) Hükümetin, büyük patronlar dahi razı olduğu halde 1 Mayıs'ın tatil olması önerisi gibi, kutlamanın Taksim'de yapılmasını da reddetmesi. 1 Mayıs'ta yürüyüşlerin vaad edilenin tam aksine orantısız güç kullanımı ile bastırılması. (Kimilerine göre böylelikle AKP devlet partisi haline gelme sürecini tamamladı.) Hükümete yakın olarak bilinen Çalık Grubu'na Sabah-ATV için gereken ödemeyi yapabilmesi için kamu bankalarından 750 milyon dolar kredi açılması. Nihayet AKP'nin kapatma davasına karşı kapsamlı bir demokratik reformlar paketi ile cevap vermek yerine, sözlü savunma ile yetinerek "boynunu giyotine uzatması". (Bunlara "Konya'da alkollü içki bulmanın zorlukları" konulu eleştirileri de katabilirsiniz.)

AKP iktidarına yönelik eleştiriler çoğalırken, AKP içinden de, devletin AKP içindeki gözü kulağı (yani "Truva atları") gibi gözüken kimselerden "Biz yapmayın dememiş miydik... Hatalarımız oldu; konuşalım, anlaşalım... Zaten çok fazla oy aldık..." türünden beyanlar yükselmeye başladı. İyi haber alan kaynaklara göre AKP liderliği, ülkenin ve halkın yüksek menfaatleri uğruna kendini feda etme eğilimine girdi; AKP grubu da kapatılmaya razı ve hazır bir ruh haletine büründü.

Bu gelişmeleri Türkiye'de demokrasi adına çok kaygı verici buluyorum. Manzara özetle şu: Anamuhalefet partisi "AKP kapatılacak...", ikinci muhalefet partisi "Erdoğan siyasetten yasaklanacak... biz de iktidar olacağız" diye adeta bayram havasında. AKP teslim bayrağını çekiyor. Demokrasiyi savunma iddiasındaki çevreler de, yapılan büyük haksızlığı, demokrasinin çiğnenmesini neredeyse bir kenara bırakıp, AKP'ye yüklenmeye başlıyorlar...

AKP elbette eleştirilecek. Ama bugünlerde demokratların asıl görevi, şu gerçekleri bir an için dahi unutturmamak: Demokrasilerde şiddeti savunanlar dışında parti kapatılamaz. AKP'nin laikliğe aykırı davrandığı iddiası tamamen geçersizdir. Demokrasilerde iktidar seçim yoluyla değişir. İktidarlar hata yapabilir ve çoğu zaman da yapar. Yanlış yapan iktidarlar seçmen desteğini, dolayısıyla iktidarı kaybeder. Ne AKP ne de DTP şiddeti savunan partilerdir. Bu partilerin kapatılması, Türkiye Kürtlerinin demokratik tercihsiz bırakılması sonucunu verir. Türkiye'ye bundan daha büyük kötülük yapılamaz.

Zaman



Bu yazı 324 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 21 Temmuz 2012 Oyumu geri alıyorum
    • 2 Haziran 2012 Nükleer yalanlar ve gerçekler
    • 19 Mayıs 2012 Uludere, Ankara'nın karanlık dehlizlerinde
    • 29 Ekim 2011 Anadolu'daki bekleyiş, AB standartları
    • 20 Ağustos 2011 Şiddet, çözüm değil şiddet üretir
    • 19 Ekim 2010 Türkiye gittikçe Batı'ya yaklaşıyor
    • 26 Haziran 2010 Türk dış politikası liberaldir
    • 22 Mayıs 2010 Ey asker, siyasete karışma!
    • 8 Mayıs 2010 İsmet İnönü'ye de adil olmalıyız
    • 1 Mayıs 2010 Niye profesyonel ordu?
    • 3 Nisan 2010 'Lider sultası'ndan kurtulabilir miyiz?
    • 20 Mart 2010 Ermeni sorunu, aydınlar ve siyasiler
    • 6 Mart 2010 Vesayet rejimi nasıl kuruldu ve işledi?
    • 20 Şubat 2010 Demokrasilerde 'kontrol ve denge' nasıl sağlanır?
    • 13 Şubat 2010 Militarizm ne Ortaylı'ya, ne de MHP'ye yakışır
    • 2 Temmuz 2009 Genelkurmay Başkanı'na açık mektup
    • 11 Haziran 2009 'Türkiye çantada keklik değil'
    • 23 Nisan 2009 Zorunlu asimilasyon başarılı olamadı
    • 12 Şubat 2009 TSK'nın saygınlığını korumalıyız
    • 7 Haziran 2008 Militan demokrasi değil, militan devlet

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,728 µs