En Sıcak Konular

Emin Pazarcı


Emin Pazarcı
0 0 0000

Keşke çoban kadar olabilse



Bizim ülkemizde cehalet diz boyu. Üstelik, en fazla da kendisini "aydın" olarak görenler arasında yaygın. Manken Aysun Kayacı televizyonda abuk-sabuk laflar etti. Önemli bir konuyu gündeme getirdiğini sanarak, "Ben vergi veriyorum. Vergisini vermeyen dağdaki çobanla benim oyum niye eşit?" diye sordu.
 

Çobanı küçümseyen bu davranışıyla ortalığı karıştırdı. Demokratlık adına ona cevap verenler de farklı bir bakış sergilemediler. Çobanı, Aysun Kayacı ile aynı konuma oturttular. Demokrasinin kurallarından bahsettiler, "Çoban da olsa eşit haklara sahiptir" türünden sözler sarf ettiler. Oysa, "çoban" deyip geçmemek lazım... Çoban, bizim cahil takımının sandığının tersine, son derece vasıflı bir insandır.

Önemli özelliklere sahip olması gerekir. Onların yaptıkları işi kolay kolay kimse beceremez. Pek çoğumuzun küçümseyip, burun kıvırdığı çobanlık, sevk ve idare demektir. Çoban, tartışmasız zeki insandır. İlaveten cesur olmak zorundadır. En önemlisi de çalışkan ve atletik olmayan insanlara çobanlık işi verilmez. Şimdi sormak lazım:

Aysun Kayacı da dahil, içinde yaşadığımız toplumda bütün bu özelliklere sahip kaç kişi çıkar? Üstelik, bu vasıflar da çobanlık için yeterli olmaz... Birine çobanlık verecekseniz bakarsınız: Acaba hayvan sağlığı konusunda yeterli bilgiye sahip midir? Gerektiğinde bir hayvanın tedavisini tek başına yapabilir mi? Dağ başında doğum yapan hayvanlara yardımcı olabilir mi? Bu kadarla da kalmaz...

Çoban, tabiat konusunda bir uzmandır. Elinde hiçbir alet olmadan meteorolojik tahmin yapabilen adamdır. Gerektiğinde vahşi hayvanlarla mücadele eder. Bir güvenlik görevlisi gibi sürüsünü hayvan hırsızlarından korur. Çobanı hakir gören Aysun Kayacı, acaba bunların ne kadarını yapabilir?

Hayvansal üretimin can damarıdır çoban... Sektörün en önemli temel taşıdır. Türkiye'de, sadece ve sadece çoban yokluğundan çöken sayısız işletme var. Bu ülkede trilyonlarca liralık yatırım yapılarak kurulan işletmeler çobanlara emanet ediliyor. Aysun Kayacı gibilere değil!

Aysun Kayacı, "Ben vergi veriyorum, çoban vermiyor" diyor. Bu sözler de doğru değil. Bu ülkede çobanların yüzde 50'den fazlası sigortalı olarak çalışıyor ve devlete takır takır vergisini ödüyor. Bordrolu oldukları için vergi kaçırmaları da söz konusu değil. Dolaylı vergiler de cabası... Çobanın ürettiği et de piyasaya sürdüğü süt de vergiye tabi. Koyunun yapağısından ve sığırın derisinden de çeşitli aşamalarda değişik vergiler alınıyor. Çoban, hem üretime katkıda bulunuyor, hem de vergisini veriyor.

Cehaletin dört bir yanı sardığı Türkiye'de çobanların değeri bilinmiyor, ama dünyanın pek çok ülkesinde çobanlar özel statüye sahipler... Onlara, İngiltere'de Kraliyet Ailesi göz bebeği gibi bakıyor. Yılın belli günlerinde sarayda ağırlıyor. Amerika'da "Kovboy" olarak adlandırılıyorlar. Kovboyların arasından senatörler ve valiler çıkıyor. Çoban, hem zor para kazanıyor, hem de üretim yapıp ülke ekonomisine katkıda bulunuyor. Çoban, katma değer üretiyor.

Ey Aysun Kayacı, sen ne yapıyorsun? Hangi katma değeri üretiyorsun? "Çoban" deyip, küçümsüyorsun, ama... Boylu poslu herhangi bir çoban, podyuma çıkıp senin gibi elbise sergileyebilir. Ancak, sen onun yaptıklarının yüzde birini yapabilir misin acaba!
 
bugün



Bu yazı 701 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Eylül 2008 Ermeniler, işgal ve yeni dönem
    • 5 Eylül 2008 Türkiye'deki dinlenme paranoyası
    • 1 Eylül 2008 Kadehle laiklik, genelevle sosyal güvenlik
    • 21 Temmuz 2008 50.000 YTL’ye 23 terörist
    • 4 Temmuz 2008 Darbeyi kimler yapacaktı?
    • 30 Haziran 2008 Başbakansız Türkiye
    • 23 Haziran 2008 Mucizenin delileri
    • 9 Haziran 2008 Kriz, kriz, kriz...
    • 2 Haziran 2008 Hem matrak hem vahim
    • 26 Mayıs 2008 Körler ve sağırlar
    • 2 Mayıs 2008 Başbakan'ın acelesi
    • 28 Nisan 2008 Baykal şimdilik kurtardı!
    • 14 Nisan 2008 PKK’da ''sevişme'' kriteri
    • 31 Mart 2008 Keşke çoban kadar olabilse
    • 10 Mart 2008 Üç kritik sebep
    • 27 Şubat 2008 Marksizm'den cihat çağrısına!
    • 21 Ocak 2008 Barzani'den Türkiye'ye tuzak
    • 16 Mayıs 2007 "Hayırlı evlat" Erkan Mumcu
    • 14 Mayıs 2007 Miting savaşları
    • 2 Nisan 2007 TSK’daki tavır değişikliği

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,225 µs