En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Kemalizm’den demokrasiye...



Önceki gün... İttihat ve Terakki’den başlayıp Kemalizm ile iyice kökleşen refleks, AK Parti’ye karşı ani bir hamle yaptı: -Laiklik elden gidiyor... Bir önceki hamle de DTP’ye karşıydı: Bölünüyoruz...

Ak Parti ile DTP’nin birlikte toplam oyları yüzde 56... Yargı, halkın yüzde 56 oyunun şeriat ve bölücülük istikametinde kullanılmış olduğunu söylemeye uğraşıyor.

Kendi halkıyla dövüşen...

Bu dövüşü kazanabilmek için kendi halkını insafsızca suçlamaktan çekinmeyen...

Biz zihniyet bu.

* * *

Sorup sorup durduğum...

Ama cevap alamadığım sorular var:

-Atatürk devrimleri oturdu mu, oturmadı mı?

Oturduysa, kimse bu halka siyasal İslam’ı dayatamaz... Din devletine dönüşmeyiz...

Yok...

Bu devrimler oturmadıysa, halkın laiklikten çıkarı yoksa, o zaman da bunu savcı iddianameleriyle sağlayamayız.

‘Neden oturmadığını’ daha derinlemesine konuşmalıyız.

* * *

Ankara’nın hepimizi yeniden bir büyük karmaşanın eşiğine getirip bırakan köhne reflekslerinden kurtulmanın çaresi ne?

Ne yapmalıyız?

Aslında su soruların cevabı AK Parti iktidarının ilk üç yılındaki icraatında çok belirgin bir biçimde var.

Evrensel demokrasi...

Evrensel hukuk...

Akılcı ekonomik icraat...

Toplamına kısaca ‘dünyalaşma’ da diyebilirsiniz.

İdeolojik bir başkent olan Ankara’daki Kemalist militanlık, ancak dünyalaşmanın hukuksal meşruiyetiyle aşılabilir.

İlk üç yıl içinde olan da oydu.

O nedenle, eski refleks bu kadar rahat hareket edemiyordu.

* * *
Hukuksal olarak cezalandırılamayan 27 Nisan muhtırası ancak genel seçimlerle aşıldı.

Ama genel seçim süreci bizi dünyalaşma enerjisinden de geri bıraktı.

Ankara’nın iç siyaset kavgası öne çıktı.

Daha önce yeryüzünü muhatap alan Ak Parti, CHP ve MHP’ye muhatap olmaya başladı.

Bu, Kemalizm’e karşı ‘evrensel demokrasi’ alternatifini gölgelendirdi...

Eski refleksler bir adım öne çıktı.

* * *
Çıkmasa...

Genel seçim ertesinde...

Üstelik bir yıl bile geçmeden, yüzde 47’lik bir büyük başarıya rağmen...

Bu hukuk skandalıyla karşılaşır mıydık?

Halk iradesinden hoşlanmayan, topluma eski zihniyete göre istikamet vermek isteyen bir arzu şansını bir daha denemeye cüret edebilir miydi?

Dün Köksal Toptan, Ak Parti’nin ‘laiklik karşıtı odak’ olma suçlamasına dolaylı bir cevap verirken...

Kopenhag Kriterleri için nasıl çalıştıklarını, gecelerini gündüzlerine kattıklarını anımsattı.

Doğru...

Gerçekten de öyleydi...

Ama biz daha ancak Kopenhag Kriterleri’nin ‘kritik eşiğini’ aşabilmiş durumdayız.

Zaten nerede olduğumuzu yaşadığımız şu utanç verici durum gösteriyor.

* * *

Kızmadan...

Sinirlenmeden...

Bıkmadan...

Usanmadan uğraşarak...

Hep birlikte...

Halk iradesinden hoşlanmayan bu yeteneksiz elite karşı...

Daha güçlü...

Daha etkin...

Ve daha üstün olmak için...

Evrensel dünya ölçüleriyle kol kola girmeliyiz.

Unutulan yeni sivil anayasa...

Ve savsaklanan AB reformları için gaza basmanın tam zamanı.

* * *
Gaza basın ki...

Ortadaki kavganın...

‘Laiklik’ meselesi değil, halk iradesine karşı bir sivil darbe olduğu iyice anlaşılsın.


star gazetesi



Bu yazı 385 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,791 µs