En Sıcak Konular

Tamer Korkmaz


Tamer Korkmaz
0 0 0000

İşte İtiraf: ''Aldo Moro'yu Biz Öldürdük!''



TAM OTUZ YIL ÖNCE ROMA:

İtalya Başbakanı Aldo Moro 16 Mart 1978'de sol terör örgütü 'Kızıl Tugaylar' tarafından öldürüldüğünde Gladio'nun varlığından hiç kimse haberdar değildi.

“NATO'nun gizli eli” Gladio yapılanması, 70'li yıllarda İtalya'da terörü tırmandıran birçok eylemi kurguladı…

Bu bağlamda Kızıl Tugaylar tepe tepe kullanıldı…

“Aşırı sol örgütün arkasında SSCB'nin olduğu” propagandası kamuoyuna afiyetle yedirildi…


* * *
DEMEK Kİ NEYMİŞ:

Moro cinayetinin arka planında ABD'nin olduğuna ilişkin büyük gerçeği, bu zamana kadar “komplo teorisi” diyerek hasıraltı etmeye çabalayanlara “fevkalade kötü bir haber” var!

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın uluslar arası kriz yönetimi uzmanı Steve Pieczenik “Aldo Moro'yu Biz Öldürdük” adlı kitabında tarihi itiraflarda bulunuyor…

Sıkı durun…

Pieczenik, Moro'nun “İtalya'nın istikrarı için” ABD tarafından gözden çıkarıldığını vurguluyor!

Doğru sözcük “istikrarsızlaştırma” olmalıydı…

Gladio'nun İtalya'da imza attığı istikrarsızlaştırma eylemlerinin ilk iki sırasında, Bologna Garı'nda 85 kişinin hayatını kaybettiği bombalama olayı ile Aldo Moro Cinayeti vardır.


* * *
KOMÜNİZM HEYULASI:

Moro'nun kaçırıldığı gün İtalya parlamentosunda Hristiyan Demokratlar'ın Komünist Parti ile işbirliğini öngören kritik bir oylama cereyan ediyordu…

Amerikalı diplomat Pieczenik bu ittifakın Washington'ı “kaygılandırdığından” söz ediyor…

Moro'nun eşi Eleonora da dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ın kocasını telefonla arayarak “Bu işbirliğini pahalıya ödeyeceksin” şeklinde tehditkar bir ifade kullandığını söylemiş…

O dönemde, NATO/ABD “Bu kış komünizm gelecek” heyulasını İtalya'da da kullanıyordu…

Bir taraftan Aldo Moro “komünistlerle iş çeviren alçağın teki” yollu hinoğlu hin bir propaganda ile yıpratılıyor…

Diğer yandan Gladio marifetiyle Kızıl Tugaylar'ın Moro'yu kaçırması sağlanıyordu…

Pieczenik, dönemin İtalya İçişleri Bakanı Cossiga'nın başkanlığında kurulan kriz komitesinde görev almıştı…

Kriz komitesi, Başbakan Moro'nun kurtarılmasını amaçlamıyordu!

Tam tersine, komite Moro henüz öldürülmeden…

'Kızıl Tugaylar' adına sahte bir bildiri hazırlayarak Moro'nun öldürüldüğünün ilan edilmesi kararını almış…

Böylelikle İtalyan kamuoyu psikolojik olarak Moro'nun ölümüne hazırlanmıştı…

İtalyan basını, Kızıl Tugaylar'ın Moro'nun o gün izlediği yolu nasıl öğrendiğini hiç sorgulamadı…

Başbakan'ın güzergahı polis yetkililerince her gün değiştiriliyordu ve normal şartlarda terör örgütünün bunu öğrenebilmesi mümkün değildi:

Polisin bütün bilgi ve belgelere sahip olmasına rağmen 54 gün boyunca Kızıl Tugaylar'ı durduramaması “İşbu Gladio Hesabı”na dahildi…

Aldo Moro'nun kalemi Washington'da kırılmıştı!


* * *
BAŞBAKAN'IN CESEDİ:

İtalya Başbakanı'nın cesedi Roma'nın merkezinde bir otomobilin bagajında bulunduktan 12 yıl sonra…

Savcı Felice Casson yeraltına gömülü çok sayıda silah deposu ortaya çıkardı: NATO'ya ait bu gizli depoların İtalyan gizli servisinin emrinde olduğunu tespit edince de harekete geçti…

Nihayet, Temmuz 1990'da Gladio keşfedilmişti…

ABD, NATO'ya bağlı tüm Avrupa ülkelerinde gizli cephanelikler tesis etmiş, farklı siyasal görüşteki silahlı grupları örgütlemiş…

“SSCB Kızıl Ordu'sunun Avrupa'yı işgal edeceği” varsayımıyla bu ülkelerde kontrgerilla yöntemiyle çalışan “çok gizli yapılanmalar” kurmuştu…

İtalya'da 60'lı yılların sonundan itibaren başlayarak 70'li yıllarda zirveye çıkan ve yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açan sarsıcı kanlı suikastlar…

Başbakan'ın kaçırıldıktan sonra öldürülmesi…

“İtalyanlar'ın komünist cepheye kaymasını önlemek” gibi paravan bir amaç için uygulanan gerilim stratejisinin dramatik parçalarıydı…

NATO-ABD, bu kanlı oyunun çok acı bir benzerini de Türkiye'ye yaşattı.

yenişafak



Bu yazı 2,985 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Eylül 2012 Otuz beşe bakla
    • 24 Ağustos 2012 Arkadakiler
    • 17 Ağustos 2012 ''Düğme''li olsun!
    • 10 Ağustos 2012 Kumpas
    • 3 Ağustos 2012 Yıldızın parladığı o sahne
    • 20 Temmuz 2012 Steril
    • 6 Temmuz 2012 Bir ıslık da biz çalalım!
    • 3 Temmuz 2012 Hava sahamıza giren Wall Street J'eti
    • 5 Haziran 2012 Hayal Teknesi!
    • 15 Mayıs 2012 Büyük Satranç Sahnesi!
    • 8 Mayıs 2012 Hükümete ''Tomahawk'' atmışlardı!
    • 4 Mayıs 2012 Gözlerimiz tamamen kapalı!
    • 24 Nisan 2012 ''ABD Karışmadı'' Yalanı
    • 10 Nisan 2012 Kime, ne lazımmış?
    • 6 Nisan 2012 Şapkanın Altındakiler
    • 20 Mart 2012 Hokus, pokus...
    • 6 Mart 2012 Kafasını koparalım, diyorlardı!
    • 28 Şubat 2012 28 Şubat'ın Balans Ayarları!
    • 17 Şubat 2012 Anahtar
    • 14 Şubat 2012 Hedef tahtası

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,973 µs