En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

Güniz Sokak Kadısı



Kenan Evren'in her konuda bir görüş bildirdiği dönemde CHP'li bir siyasetçi, onun için "güneş müftüsü" deyimini kullanmıştı.
Köylerde cami çıkışında insanlar avluda toplanır, sohbet eder. İçlerinden biri en bilgili olarak öne çıkar. Sağlıktan siyasete her konuda bir fikri vardır ve bunları açıklamaktan çekinmez.
"Güneş müftüsü" buna denirmiş.
Şimdi de bir kadımız var, Güniz Sokak Kadısı, Demirel.
Erdoğan'ın üç çocuk önerisinden üniversiteli kızların başörtüsüne kadar hemen her konuda fikir beyan ediyor.
Gündemden düşmeyeyim diye yoğun bir çaba harcıyor.
Her konuda konuşuyor ama sosyal güvenlik reformu konusunda ağzını açmıyor mesela.
Kendi indirdiği emeklilik yaşının yükseltilmesine ses çıkarmıyor.
Oysa zamanında kendisini popülistlikle suçlayanları dinlememiş ve emeklilik yaşını dramatik bir şekilde düşürmüştü.
Bunun sonucunda 7 çalışan bir emekliye bakarken günümüzde 2 çalışan bir emekliye bakar hale geldi.
Sosyal güvenlik reformu adı altında sunulan ve çalışanların hakkını ciddi biçimde tırpanlayan paket bu kadar ağırsa Süleyman Demirel'in bunda ciddi payı vardır.
Zamanında oy uğruna devlet kaynaklarını çarçur ettiği için bizim çocuklarımız ağır bir bedel ödemek durumunda kalmıştır.
Ama Süleyman Bey için bu bir dert değildir.
Tıpkı tütüne 5 lira fazla daha vereceğini ilan etmesi gibi.
Önemli olan oyu almak, iktidara oturmaktır.
Gelecek kuşakların ödeyeceği bedelin önemi yoktur.
3 çocuk önerisi konusunda konuşur, başörtüsü konusunda konuşur ama sosyal güvenlik reformunda susar.
Oysa en çok onun bağırması gerekir, onun verdiği haklar tırpanlanıyor.
Ama susar. Çünkü bu konunun dönüp dolaşıp onu vuracağını bilir.
O ateşten bir toptur ve Süleyman Bey ateşten topları tutmaz.
O nerede kadılık yapacağını, nerede susacağını iyi bilir.

Fenerbahçe Cumhuriyeti
Hıncal Uluç, Fenerbahçe'yi imparatorluğa benzetmiş. Aslında Kadıköy'de biz ona "Cumhuriyet" diyoruz.
Fenerbahçe, Aziz Yıldırım döneminde yapılan ataklarla aslında Uluç'un söylediği gibi bir imparatorluğa dönüştü.
Ama bunda Yıldırım'ın başarısı kadar rakiplerinin kötü yönetilmesinin de payı büyük.
Ayrıca düne kadar Kulüpler Birliği Başkanı Canaydın'dı, şimdi Yıldırım oluyor. Eğer biri bu makamı kendi kulübü yararına daha iyi kullanıyor, diğeri kullanamamışsa, sorgulanması gereken ismin kim olduğunu iyi düşünmek gerekir.
Fenerbahçe hem gelirlerini artırdı, hem giderlerini denetim altına aldırdı.
Transfer politikası akılcı bir çizgiye oturdu.
Oysa Galatasaray ve Beşiktaş bunu başaramadı.
Fenerbahçe şimdi Ataşehir projesi için de onay aldı Buna Kenan Evren Lisesi yerine yapılacak alışveriş merkezini, kapasitesi artırılacak stadı ekleyin, aradaki farkın ne kadar açılabileceğini görürsünüz.
Eğer rakipler bir an önce benzer bir atağa kalkmaz ve evlerinin içini düzeltmezse, ligin tadı ciddi biçimde kaçabilir.
Hatırlatma: CHP yönetimi, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanan Edirne Belediye Başkanı Sedefçi'nin "aklanana kadar partiden istifa etmesi" gerektiği kanaatine varmış, belki birilerine örnek olur.

 Adım atmak
DTP şiddetle arasına kalın bir çizgi çizememekle yanlış yapıyor.
Ancak son dönemde şiddetin sona ermesi için ciddi çaba harcıyor.
Bölgenin nabzını tutan bir parti olarak çözüm önerileri getiriyor ve bunu yetkililere iletiyor.
Bu nedenle, gerek Cumhurbaşkanı Gül'ün, gerekse Meclis Başkanı Toptan'ın Ahmet Türk ve arkadaşlarını kabul edip görüşmesi doğru olmuştur.
Bu bölge halkına olumlu bir mesaj olmuştur.
Başbakan Erdoğan'ın da benzer bir tutum takınıp DTP heyetini kabul etmesi ve görüşlerini medya yoluyla değil de, doğrudan yüzlerine söylemesi doğru bir davranış olacaktır diye düşünüyorum.

sabah



Bu yazı 419 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,324 µs