En Sıcak Konular

Tamer Korkmaz


Tamer Korkmaz
0 0 0000

Bulmacamızı bir daha oynatalım!



12 Mart Muhtırası TBMM'de okunduğu sırada itiraz eden tek milletvekili olan Hasan Korkmazcan Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada diyor ki:

“Demirel şapkayı alıp gitmek yerine güvenoyu isteseydi, tüm Meclis'in desteğini alacaktı…”


* * *
Bakınız, yakın siyasi tarihimizin tartışmalı pozisyonlarını “yeniden oynatmak” mümkün olabilseydi…

Emin olunuz, “Süleyman Hep Başbakan” 12 Mart'ta da, 12 Eylül'de de yine şapkasını alır vınlardı…

Bunun anlamış şudur…

“Morrison Süleyman”ı AP Genel Başkanlığı'na getiren egemen “güç odağı”nın…

İstihdam ettiği siyasi liderin hangi olayda nasıl davranacağını bilmemesi elbette mümkün değildi…

Demirel, “film setinde Nuri Alço'nun tokadını ustalıkla alan” Ahu Tuğba gibiydi…

Darbelerin aslında kimden geldiğini…

Nasıl alınacağını, finalde ise nasıl kaçılacağını fevkalade iyi biliyordu, Demirel…

İki ve üç numaralı darbelerin Süleyman Bey'e isabet etmesi…

Dördüncüsünde zat-ı şahanelerinin Cumhurbaşkanı sıfatıyla askeri müdahalenin “başrol oyuncularından” biri olması…

Statüko'ya ait hesaba dahildi!

Yıllarca “Elinde Kur'an kalbinde iman; geliyor Nurlu Süleyman!” illüzyonuyla…

Sağ-muhafazakar kitleleri “efsunlamayı başaran” Demirel'in gerçek portresini algılayabilmek çokları için ancak 28 Şubat sürecinde mümkün olabilmişti…

1986-87 döneminde yasaklı bir siyasetçi iken türbanlı öğrencileri kabul edip onlara destek verir şekilde konuşmalar yapan Demirel…

Son yıllarda türban karşıtlığının temel odaklarından biri olarak öne çıktı…

1964 AP Kongresi arifesinde Süleyman Bey'in mason olup olmadığı tartışılmış; “loca”dan kurgulanan bir “kağıt”la delegelerin gözlerini bağlamak için hakikat hasıraltı edilmişti…

Masonluk ne kelime…

Kendisinin “Arabistanlı Lawrence” filminde Peter O'Toole'un canlandırdığı karakterin Türkiye versiyonu olduğu gerçeği…

Filmin sonuna doğru “türbanlı öğrencileri bir kalemde Arabistan'a gönderivermesi” ile tam anlamıyla ortaya çıktı.

Türbana özgürlük getiren anayasa değişikliği Anayasa Mahkemesi'nde iken…

Demirel yine sahne aldı; “Türban şeriat devleti arayanların aracıdır” dedi…

Statüko artık değişmiş olsa da, Süleyman Bey'in aktörlüğü devam ediyor…


* * *
Tam da bugünlerde, türban konusunda Demirel benzeri çıkış yapan bir isim daha var:

“27 Mayıs'ı özleyen” Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan…

Tansel Hanım “Kapanmanın özgürlüğü olmaz” demek suretiyle laikliğin temel esaslarını aslında hiç anlamamış olduğunu kanıtlıyor…

Örtünmenin Kur'an'da yer almadığını öne sürerek de Zekeriya Siyah'laşıyor!

Bu sütunda detaylarıyla anlattım…

Danıştay saldırganı Alparslan Arslan'ın kanlı eylemi esnasında unuttuğu için söyleyemediği “öğretilmiş” repliği kamuoyuna “söylemişçesine” aktaran Tansel Hanım'ın ta kendisiydi…

“Danıştay eylemini türban için yaptığı” yalanı kamuoyuna yedirilmeye çalışılan “Ulusalcı” Ergenekon tetikçisi Arslan, Cumhuriyet gazetesini bombalayan kadroda da yer alıyordu…

Tam da o günlerde “Tehlikenin farkında mısınız?” kampanyası açan ve bombalama olayının üzerine bugüne kadar özenle gitmeyen Cumhuriyet gazetesi…

Anayasa Mahkemesi kararının arifesinde yeni bir “türban karşıtı” reklam kampanyasıyla dikkat çekiyor!

Bütün bunların üstüne “bulmacamızın parçalarını birleştirmeye yarayacak” bir haber yer aldı, dünkü basında…

Ergenekon kapsamında tutuklu bulunan Veli Küçük'ün “ulusalcı bir medya” oluşturmak için Cumhuriyet gazetesinin yüzde 20 hissesine sahip olan Gürbüz Çapan'la pazarlık yaptığı ortaya çıktı!

Bir kişi “saksıda yetiştirmiş olduğu tetikçisine bombalattığı bir gazetede” neden söz sahibi olmak ister?

Küçük'ün Cumhuriyet'in “ulusalcı” fikriyatı ile uyuştuğuna kuşkumuz olmadığına göre…

Bu saatten sonra Cumhuriyet gazetesinin bombalanması hadisesini çözebilmek için…

Komiser Columbo olmanız gerekmiyor!


yenişafak



Bu yazı 1,321 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Eylül 2012 Otuz beşe bakla
    • 24 Ağustos 2012 Arkadakiler
    • 17 Ağustos 2012 ''Düğme''li olsun!
    • 10 Ağustos 2012 Kumpas
    • 3 Ağustos 2012 Yıldızın parladığı o sahne
    • 20 Temmuz 2012 Steril
    • 6 Temmuz 2012 Bir ıslık da biz çalalım!
    • 3 Temmuz 2012 Hava sahamıza giren Wall Street J'eti
    • 5 Haziran 2012 Hayal Teknesi!
    • 15 Mayıs 2012 Büyük Satranç Sahnesi!
    • 8 Mayıs 2012 Hükümete ''Tomahawk'' atmışlardı!
    • 4 Mayıs 2012 Gözlerimiz tamamen kapalı!
    • 24 Nisan 2012 ''ABD Karışmadı'' Yalanı
    • 10 Nisan 2012 Kime, ne lazımmış?
    • 6 Nisan 2012 Şapkanın Altındakiler
    • 20 Mart 2012 Hokus, pokus...
    • 6 Mart 2012 Kafasını koparalım, diyorlardı!
    • 28 Şubat 2012 28 Şubat'ın Balans Ayarları!
    • 17 Şubat 2012 Anahtar
    • 14 Şubat 2012 Hedef tahtası

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,976 µs