En Sıcak Konular

Hayati Sır



Hayati Sır
0 0 0000

Cennet’in kelimeleri şeytanı kovar



 

Gecenin gelincikleri şehrin caddelerini sarmış… Gelinciklerin aralarından gökyüzüne doğru başlarını uzatmış sapsarı kır çiçekleri mis gibi kokuyor… İnsanların yüzleri mutlu… Baz istasyonlarının kablolarını kesmişler yetim çocuklar… Kapsama alanının dışına çıkılmış şeytanın… Herkes birbirini kucaklıyor muhabbetle… Elektrikleri de kesecekler birazdan diyor gözleri yaşlı bir sokak çocuğu… O zaman gökyüzündeki yıldızlar gelip avuçlarımıza konacak… Annem artık beni affedecek… Bir daha kaçmayacağız evlerimizden… Hayatımızı şehirlerin çocuk esirgeme yurtlarında değil annemizle, babamızla, kardeşlerimizle birlikte sıcak bir yuvada geçireceğiz… Dedemi de alacağız düşkünler evinden…  Onu bahçedeki meşe ağacının altındaki tahta sedire oturtup anılarını dinleyeceğiz neşe içinde… Hayatımız çocukluğumuzda dinlediğimiz ninnilerdeki kadar masum olacak yeniden… Şeytan bizi kandıramayacak artık… Enerji içeceklerini, kolaları, yapay cipsleri, cep cinlerini, ekran şeytanlarını, hepsini, ateşin bizi kendine çağırmasını geri çevireceğiz… Ormanlara koşup ağaçlara sarılacağız… Taş çeşmelerden soğuk sular içip iklimlerine uygun olarak o bereketli ağaçlardan meyveler toplayacağız… Arka üstü toprağın üzerine uzanıp sonsuz gökyüzünü seyredeceğiz… Şeytanın kapsama alanının dışına çıkıp bir defa daha Allah’a şükredeceğiz…

( Ey tüketim ‘şey’leri ile hayatımızı zehir eden ateşli şeytan, teknolojinin sanrılı efendisi… Hayatınızı kolaylaştırıp, ömrünüzü uzatıyorum diye herkesi kandıran, boş vakitlerin tapınak şövalyesi… Futbol stadyumlarını, dev alışveriş merkezlerini şehirlerin bezgin insanlarına çağın modern tapınakları olarak gösterip, hepsini hipnoz olmuş kobaylar gibi her an kendine çağıran fısıltılar prensi… Ey enerjisi hiç bitmeyecekmiş gibi duran ihtişamlı cüce… Herkesi dumansız ateşine çağıran gözbağcı spiritüalist maske… Ateşli sayıların şehvetli oyuncusu… Kelimelerin azılı düşmanı… İnsana emanet edilmiş olan Cennet hayalini kıskanan haris yılan… Cennet kelimelerini bütün çabalamasına rağmen bir türlü okuyamayan kör deccal…


Sadece sayılarla düşünebilen ve hiç uyuyamayan dijital hafıza… Duygusuz, kalpsiz yapay zekâ… Nanoteknolojinin ölümsüz olmak isteyen adom kadmonu… Mısır piramitlerinin, babil kulesinin, süleyman tapınağının DNA şifresi… Modern tıbbın kundalini yılanı… Cenab-ı Hakk’ın yarattığı bütün iyiliklerin, güzelliklerin kifayetsiz muhteris düşmanı…

Buraya kadar işte…

Bunca yıl gösterdiğin onca çaba hiçbir işe yaramadı…

Yine ilkyaz geldi… Çiçekler bin bir renkleriyle açtılar… Çocuklar sevinç içinde… Hepimiz aramızda ne olursa olsun yine de birbirimizi seviyoruz… Senin, ülkeleri, toplumları, vücudumuzu bile parçalama çabalarına rağmen bölünmüyoruz, sevgiyle birbirimize, vücudumuza, ağaçlara sarılıyoruz…

Tek ‘öteki’ olan seni aramızdan çıkarıyoruz… Şeytanı aramıza almadan, hayata aracısız olarak bağlanıyoruz…

Bize emanet edilen Cennet’in kelimeleri ile şeytanın kapsama alanının dışına çıkıp, onun kendi dumansız ateşininin içinde debelenmesine aldırmadan birbirimizle güzel, hülyalı, imanlı, itinalı sohbetler yapıyoruz…

Allah’a şükrediyoruz.



Bu yazı 2,403 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Eylül 2014 Ey kâfirler! Okunabiliyor artık alınlarınızdan kimliğiniz!
    • 3 Eylül 2014 Ey dünyadaki dayanılmaz acılar karşısında sırıtan sırtlanlar!
    • 29 Ağustos 2014 Şeytan bilemez ki kimdir o! Şimdilik ‘bir’ meçhuldür!
    • 25 Ağustos 2014 Yeni Atlantis! Yeni Kudüs! ‘Oku’yun! Korunun!
    • 20 Ağustos 2014 İstanbul’un alnı şu an secdededir!
    • 13 Ağustos 2014 Manevi başkent İstanbul’dur! Yakındır!
    • 8 Ağustos 2014 Ey sır dolu ‘Bir’ kalbin ‘Hiç’ bilinmeyen yolcuları!
    • 4 Ağustos 2014 Yakındır! Ey müminler! ‘Bir’ ferahlık gelecek!
    • 28 Temmuz 2014 Gazze’de sustunuz! Mescid-i Aksa yıkılırken de susacak mısınız?
    • 23 Temmuz 2014 Ey tuğrul kuşu! Ey hakikatin kılıcı! Zaman bu zamandır!
    • 17 Temmuz 2014 Allah bize yeter ey müminler!
    • 12 Temmuz 2014 Rabbimizin huzurundayken Peygamber Efendimizi incitmeyin!
    • 7 Temmuz 2014 Şeytan için zorlu günler başlıyor! Elhamdülillah…
    • 1 Temmuz 2014 Dünyada şu an ne yaşanıyorsa yaşansın! ‘Hakikat’ budur!
    • 27 Haziran 2014 Hadi! Kurtulun bu Ramazan! Şeytana olan bağımlılığınızdan!
    • 23 Haziran 2014 Ey mazlumlar birleşin! Bitsin bu zulüm artık!
    • 19 Haziran 2014 “Hak geldi, bâtıl zail oldu.”
    • 14 Haziran 2014 Cin tasallutundan kurtulun! Huzur bulun!
    • 9 Haziran 2014 İnsanın ‘halife’lik sırrı Cennet’tedir!
    • 5 Haziran 2014 Rabbimizin ‘emanet’ini iyi koruyun ey müminler!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,119 µs