En Sıcak Konular

Fatih Berber



Fatih Berber
0 0 0000

Dar alanda kısa paslaşmalar bir yere kadar



Futbolumuzun bir hastalığı var. Buna o kadar alışmışız ki, hepimiz bunu kabullenmişiz. Böyle önemli maçlar başlamadan bile bunu dile getiriyoruz. İlk on dakikayı atlatırsak gerisi rahat olur düşüncesi. Futbolumuza da yer etmiş bu. Hep bir panikle başlıyoruz böyle tansiyonu yüksek maçlara. İyide sonraki 80 dakikanın önemi olmasa maç 10 dakikada bitmesi gerekirdi. Maç başladı ilk dakikalar Sevilla fırtınası esiyordu ,birebirler müthiş dar alanda kısa ve hızlı paslaşmalar oyuncularımızı şaşkına cevirdi, ve o an yanımdakine sihirli sözü söyledim “ ilk on dakikayı atlatmamız lazım” . Bilgisayarda programlanmış gibi oynuyorlardı, üçlü topları belliki çok iyi çalışılmış, hatta belki ezberlenmiş.

Fenerbahçeli futbolcular zaten on dakikayı bekliyorlardı ama bu baskıya bu kurulmuş gibi oynayan takıma hazırlıklı değil gibilerdi. Bir pozisyonda Fenerbahçe savunması topu uzaklaştırdı, rakip sahanın ortasından taca giden topa Kezman koştu, bir eliyle de sahasında şokta olan takım arkadaşlarının ileri gelmesini işaret ediyordu. İlk on dakika atlatılmış Fenerbahçe soldan Uğur’un zorlaması ile bir korner kazanmıştı. İlk yarı şimdi başlıyordu, bu korner takımı kendine getirmişti ve artık topa daha çok hükmediyordu. Bir kaç dakika sonra yine Uğur’un güzel ortası sonunu Kezman kendisinden beklenen golü attı. Edu’nun golünü hesaba katan varmıdır maçtan önce bilinmez ama varsa da bunu bilmek çok büyük bir kabiliyette istemiyor. Şampiyonlar ligindeki böyle 4. golü çünkü. Edu ya yüklensekte bu pozisyonlarda arkadaşı ile iyi diyalog kuramayan Volkan’ında bu gollerde hatası yok değil.

Maçın ikinci yarısı bizi bekleyen sürpriz ilk yarılardan alışık olduğumuz ilk on dakika sendromunu ikinci yarıda da yaşıyor olmamız oldu. Tabi ben yine yanımdaki arkadaşıma “ bir on dakika daha bizi bekliyor” dedim. Dedim de ne hikmetse on dakikaları gol yemeden atlatmış olsak bile onlar dışındaki zamanlarda gol yedik. Dedik ya baştan maç 90 dakika 10 değil. İlk on dakika sendromu yaşayan Fenerbahçe yenilen gollerle çökmedi, oyundan düşmedi, yeniden gol bulmasını bildi. Bu Fenerbahçe nin bu sene oynadığı Avrupa kupası maçlarında ki en büyük kazanımıdır. Lugano’nun bulduğu gol ve Fenerbahçe nin her duran topta etkili olması rakibin zayıf yönlerini bize gösterdi. Bu açığı elbet ikinci maçta da kullanacaktır takımımız.

Maç 2-2 devam ederken o ana kadar ki futbolunu düşündüm Fenerbahçe nin ve bu maç için ne yazmam gerektiğine karar verdim. Son gölünden önce de sonrada aynı şeyi düşündüm. Fenerbahçe bu maçta kesinlikle iyi oynamıştı. Skora bakmadan bunu söyleyebilirim. Rakip güçlüydü etkili oyuncuları vardı, buna rağmen çok net gol pozisyonu vermedik. Takımda durgun olan Alex etkisiz olan Deivit’di. Alex oyunun tamamımda iyi olmasa da Semih’in golünde ki pası ile üzerine düşeni yapmış sayılabilir. O pozisyonda daha müsait olan Deivit’e topu cıkarmaması, Alex’inde Deivit’in kötü gününde olduğunu görmesinden olabilir. Yine de ikinci maçta Fenerbahçe taraftarı Alex’den fazlasını bekleyecektir. Daha önce yazmıştım yine yazıyorum Fenerbahçe de ortada Maldonado oynar Aurelio sağ kanada kaydırılırsa Sevilla deplasmanında güçlü bir orta saha ile mücadele etmiş olur. Koşam mücadele eden ve ayakta duran oyunculara ikinci maçta çok ihtiyacı olacaktır takımın.
Son iki yılın UEFA şampiyonunu ve UEFA listesinin 1. sırasında yer alan Sevilla’yı yenerek bizleri böyle galibiyetleri normal karşılamamıza alıştıran Fenerbahçe’ye teşekkür ederiz.



Bu yazı 611 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Nisan 2008 Nefesler tutuldu, hakemin ilk düdüğü bekleniyor
    • 14 Nisan 2008 Hesaplarınıza son dakikayı da ekleyin
    • 9 Nisan 2008 Teşekkürler Fenerbahçe
    • 3 Nisan 2008 Fenerde uzlaştık
    • 31 Mart 2008 Form yoksa Forma neylesin
    • 24 Mart 2008 Fenerbahçe'ye de zirve göründü
    • 17 Mart 2008 Fenerbahçe'nin kapanma tehlikesi var
    • 11 Mart 2008 Fener Sevilla da kaldığı yerden
    • 5 Mart 2008 Diyecek lafı olan yorum yazsın
    • 28 Şubat 2008 Çiftetelli burada
    • 21 Şubat 2008 Dar alanda kısa paslaşmalar bir yere kadar
    • 17 Şubat 2008 Fener’ mi aldı Rize’mi verdi
    • 11 Şubat 2008 Arzular şelale
    • 4 Şubat 2008 Beklenen sonuç değil hak edilen sonuç oldu
    • 30 Ocak 2008 Kanatlanan Fenerbahçe
    • 24 Ocak 2008 Zico ya ve Ulusoy’a hesap verme zamanı
    • 15 Ocak 2008 Fenerbahçe iyi başladı(!)
    • 8 Ocak 2008 Ulusoy'un geri sayımı
    • 31 Aralık 2007 Ücrette profesyonel, futbolda amatör
    • 25 Aralık 2007 Basit bir oyundur futbol

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    14,287 µs