En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

Başörtüsü, 5.2 trilyon dolardan çok mu korkuttu?



Dünya borsaları sadece Ocak ayı içinde 5.2 trilyon dolar kaybetti. Dile kolay, tam 5.2 trilyon (3.6 trilyon euro) dolar!.. Ve sadece bir ayda... Şubat ayında ne olacak? Mart ayında ne olacak? Sadece Türkiye'de değil, dünya genelindeki merkezi ekonomi otoriteleri bile ne olacağını tam olarak öngöremiyor.

Bu sadece ABD'deki emlak krizinin yansıması. Endişe edilen durgunluk ya da gerileme, kredi krizleri ve diğer alanlara yansırsa kaç trilyon dolarlık kayıp yaşanacak?

Dünya şaşkınmış! “Meclis'te türban yasağını serbest bırakan Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi dünyanın gündemine oturmuş.” “Laik devletin direklerinden biri kırılmış! Dünya bundan endişe duyuyormuş.” “ABD ve Avrupa bunu tartışıyormuş!”

Sanki bu ülkede dünyada ne olup bittiğini kendilerinden başka bilen yok! Neyin tartışıldığını, neyin ne kadar önemli görüldüğünü anlayan yok! Batı basınında birkaç haberden, yazıdan alınan cümlelerle bir özgürlük adımı uluslararası bir kriz gibi nasıl yansıtılır? Böyle yansıtılır... Bilmeyen de gerçekten böyle bir şey var sanır!

5.2 trilyon dolar zarar dururken dünyanın başka işi yoktu da Türkiye'de birilerinin özellikle tehdit göstermeye çalıştığı başörtüsünü tartışacak! Yüz milyarlarca dolar zararlarını S. Arabistan ve Körfez ülkelerinden para dilenerek karşılamaya çalışanlar, bu ülkeler dururken Türkiye'nin İslamcılığını tartışacak!

Bir ay içinde Fransa'da yüzde 12.27, İngiltere'de 8.85, Japonya'da 4.7, Almanya'da 13.72, ABD'de 6.07, Rusya'da 16.12, Çin'de 21.40 borsa düşüşü yaşanmış. Son üç ayın kayıpları devasa büyüklükte. Şubat ayının daha da büyük olacağı öngörülüyor. Dünya genelinde trilyon dolarlık sarsıntılar yaşanıyor. Korku; krizin derinleşmesi halinde dünya genelinde çok ciddi siyasi krizlerin de yaşanabileceği şeklinde.

Dünya Bankası “gelişmiş ekonomilerin krizi bu” diyor. Ona göre gerileme devam edecek. Gelişmekte olan ekonomiler büyümeye devam edecek. 2008 yılında bu ekonomilerde büyüme yüzde 7.1 olacak. Ancak ABD ekonomisi dünyayı felakete sürükleyebilecek.

ABD'nin bütçe açığı 400 milyar dolardan 1 trilyon dolara çıktı. Doların küresel hegemon olabilmesi için insanlık iki dünya savaşı yaşamak zorunda kalındı. Uğruna bu kadar bedel ödenen dolar şimdi kredisini kaybediyor. Euro onun yerine geçiyor. Bunun için de bir dünya savaşı yaşanacak mı acaba?

Şimdi ABD, bunun önüne geçmek için para kaynağı ülkeleri tehdit ediyor, şantaj yapıyor. OPEC bile bir süre sonra doları petrol ticaretinde kullanmayacağını ancak bunun zamanının belirli olmadığını açıkladı.

Bu nasıl bir travma anlayabiliyor muyuz? Buna göre yeni bir küresel ekonomik düzen, dolayısıyla siyasal düzen arayışına gidildiğini, dünyanın ciddi bir kırılma dönemi yaşadığını anlayabiliyor muyuz?

Türkiye'de bir yasağın kaldırılmasına şaşırmış dünya! Neden? İslam korkusu diye. Aynı dünya, ABD'nin ağır ambargosuna rağmen, İran'ın 90 milyar dolarlık özelleştirme kampanyasına girebilmek için birbiriyle yarışıyor. Enerji sektöründeki bu özelleştirme harekatında bakalım başörtüsünün serbest bırakılmasına karşı çıkan ülkeler ne kadar yer alacak? Ya da “dünya şaşırdı” diyenler hangi güçlerle bu pazara ortak olarak girecek? İran olması, onları caydıracak mı? Aynı ülkeler, krizi aşmak için gerici gördükleri S. Arabistan ve Körfez ülkelerinden kendi ekonomilerine kaç milyar dolar aktaracak, bakalım.

Cumhuriyet tarihinin en radikal reformlarına sahne oldu Türkiye. Bütün dünyada özgürlük alanı daraltılırken Türkiye'de bu alan, alabildiğine genişletildi. On yıl önce hayal bile edilemeyen gelişmeler oldu. Olacak da… Bu yönde yapılan reformları alt alta yazılınca nasıl bir liste oluşur. Bu listeyi alkışlayanlar, o zaman destek verenler, aynı özgürlükler başkaları için de istenince neden rahatsız oluyor acaba? Aydın kaprisleri, sanal rejim krizi balonları ve geniş mağduriyet çevresi arasında nasıl bir denge kuralım!

Rejim krizinin, başörtüsü krizinin arkasında bir büyük korkuya karşı önlem alma, yeni bir kazanç kapısı aralama niyeti olamaz mı? Rejim üzerinden, başörtüsü üzerinden kriz üretilerek nasıl bir hesap yapılıyor acaba? Muhtemel ekonomik çöküşleri önlemek için, bazı sermaye gruplarının kayıpları için devletten ne tür beklentileri olabilir? Ne tür bir krize karşı kendilerine koruma kalkanı oluşturuyorlar?

Bu soruların cevabı önemli. Çünkü onlar için bu, bir özgürlük sorunu değil. Bir alış veriş sorunu… Para ve iktidar sorunu. Ne istediklerine bakalım. Rejimi mi düşünüyorlar yoksa imtiyazlarının genişletilmesini mi, Türkiye'nin zenginliğinden daha faza pay verilmesini mi?

yenişafak



Bu yazı 686 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,723 µs