En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

CHP artı...



Eskiden sistemin derinliğindeki tek parti zihniyeti "CHP artı Ordu" denklemi ile yürütülürdü.

Çok partili hayata geçildiğinden beri halk oyu, CHP dışındaki partileri iktidara getirmekteydi. Bu, bazı çevrelerde Cumhuriyet'e ve laikliğe yönelik tehdit gibi algılanmaktaydı. Bu kesimdeki tehdit algısı yoğunlaştığında ise askeri müdahaleler devreye girmekteydi. Askeri müdahaleler, halk iradesi ile gelen ve yıkılan siyasi iktidar yerine CHP'li kadroların istihdam edildiği bir siyasi iktidar oluşturmaktaydı.

Orduya halk nezdinde büyük bedel ödeten bu şablon "CHP artı Ordu" şablonu idi. Bu paralellik uzadı geldi. 28 Şubat'ta bile bu paralellik etkendi. 27 Nisan e-muhtırasında da, CHP çizgisi ile muhtıranın çizgisi toplum nazarında bütünlük arz etti ve yadırgandı. Halk tepkisini, askeri muhtıralardan sonra gelen seçimlerde ortaya koydu ve o seçimlerde CHP hep kaybetti.

27 Nisan'dan sonra 22 Temmuz seçimleri geldi, o seçimde de halkın muhtıraya ve CHP'ye cevabı netti. Bir süredir TSK'da belirgin bir tavır farklılığı gözleniyor. Genelkurmay Başkanı, yoğun biçimde laiklik üzerinde odaklaşan tartışmalara girmekten kaçınıyor. Bence TSK'nın itibarı adına çok da iyi ediyor. Bu arada ilginç bir şey daha oldu:

CHP lideri Baykal, Org. Büyükanıt'ın tavrı ile ilgili bir soruyu "Kimse gölge etmesin" tarzında cevaplandırdı. Şu anki görüntü o ki, TSK, başörtüsü tartışmasında yer almayacak. Peki ne olacak? Parlamento, 411 oyla, yani yüzde 80'lik bir çoğunlukla başörtüsü ile ilgili anayasa değişikliğini gerçekleştirdi. Ret oyları CHP ile sınırlı olarak 103'te kaldı. Bu parlamento iradesine karşı CHP'nin aradığı çıkış nasıl gerçekleşecek?

CHP muhitlerinde umut "Yargı" ya bağlanmış durumda. Baykal bunu, "Umudumuz Anayasa Mahkemesi" diye açıkça ifade ediyor. Yani bu defa aranan "CHP artı Yargı" tarzında bir denklemin oluşması. Yargı üzerinde müthiş bir abanma var; adeta Yargı'da bir CHP zihniyeti oluşturulmak isteniyor. Baykal, daha önce Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 meselesinde Yargı ile böyle bir paralellik oluşturmuş ve netice almıştı. Baykal o zaman, "Anayasa Mahkemesi 367'nin gerekliliği yönünde karar vermezse çatışma çıkar" demişti.

Baykal'ın bugünkü söylemi de "çatışma" eksenli. "CHP artı"ya bugün bir de "medya" eklenmiş bulunuyor. Medyadaki tema ise "kaos" üzerine. Belli ki, konu Anayasa Mahkemesi'ne gittiğinde "çatışma ve kaos" teması ile sonuç alınmak isteniyor. Ankara'daki mitinge YARSAV üyeleri de katıldı. YARSAV, yargı mensuplarının iştirak ettiği bir dernek. Yargı mensuplarının böyle bir mitingte yer almasının yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı adına risk oluşturduğu muhakkak.

 Bir süredir Yargı adına yapılan konuşmalarda, CHP söylemine paralel sesler yükseliyor. Toplumda CHP-Yargı paralelliği yönünde ciddi kaygılar oluştuğunu söylemek yanlış olmaz. Ortaya şöyle bir denklem çıkıyor: CHP eskiden halktan alamadığı iktidar onayını, ordu desteği ile elde etmeye çalışırdı, şimdi de bunu yargı marifetiyle sağlamaya çalışıyor.

Eskiden bu ilişki Ordu'ya bedel ödetiyordu, şimdilerde Yargı böyle bir bedel ödeme riski ile karşı karşıya bulunuyor. Riskin en büyüğü de, Anayasa Mahkemesi'nin, Anayasa'yı zorlayarak "Anayasa değişikliğini esastan denetleme"ye yönelmesinde görülüyor.

Bir kesim, Yüce Mahkeme'ye, "Eğitim özgürlüğü ile ilgili anayasa değişikliğini laiklikle irtibatlandır, sonra o irtibatı, esastan görüşme için gerekçe yap ve bu değişikliği iptal et" şeklinde baskı uyguluyor. Türkiye herhalde önümüzdeki günlerde, en çok Yasama ve Yargı'nın yetki alanları ya da millet iradesinin belirleyiciliği üzerindeki tartışmalara tanık olacak. "CHP artı Yargı" denklemleri de en somut tartışma başlığı haline gelecek.
 
bugün



Bu yazı 333 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,117 µs