En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

PKK türbana girerse DTP kazanır mı?



Diyor ki haftalık yazısında (11.02) Fatih Çekirge, “Güneydoğu ‘Kürt kimliği’ ve ‘türban’ ekseninde inanılmaz bir yerel seçim mücadelesine sahne olacaktır…”

Gerisini okumaya gerek yok. Hürriyet yazarı için doğrusu büyük feraset!

2007 Aralık ayında, 2006’da hafızamıza aldığımız bir notu, yazımızın son cümlesi yapmışız…

“Şu dipnotu eklemek farz.. Cizre eski Belediye Başkanı ve milletvekili Seyit Haşim Haşimi 2006 yılı sonunda, ‘Güneydoğu Anadolu bölgesinde geleceği seküler Kürt gruplarıyla dindar Kürt grupları arasında gelişmeler belirleyecektir’ demişti. Buna mim koyun!”

AKP açısından bu “mim”in kaba politik meâli şu; 1) Üst çatı İslam’dır. 2) Kürt kimliğini (AB önermeleri bağlamında) kabul ediyoruz. 3) Pratik politik faydacılık anlamında da her türlü yardımı/hizmeti bölgeye yapacağız.

TBMM’deki türban görüşmelerinde, DTP’li iki vekil konuşma yaptı… Biri grup adına konuşma yaptı, ikincisi şahsı adına.

Grup adına konuşma yapan AKP’nin bölgeye yönelik dini söylemlerini alabildiğine eleştirdi ve açık adresler (!) veren göndermeler yaptı.

Şahsı adına konuşma yapan vekil ise türban açılımını, (AKP üzerinden değil) din üzerinden övdü. Oysa parti içinde, grup adına konuşma yapandan daha üst bir hiyerarşik konumdaydı.

Nihayetinde DTP, türban yasasına oylarıyla destek verdi.

Tabii DTP “öz duyguları” açısından bu yasal mesajın Güneydoğu Anadolu’ya ulaşmasından memnun değil.

Tıpkı PKK gibi.

Böyleci kimi yorumcuların da fark ettiği üzere, DTP ile PKK bu bağlamda ayrıştı. Ancak bunu kopuş olarak algılayamayız.

DTP “stratejik fayda”yı düşünerek türbanı “evet”ledi. Terör örgütü de ses çıkarmadı.

Gelelim bölgenin bu yeniliğe ne reaksiyon göstereceğine…

Güneydoğu insanı için din asal önemde. Gelişen “kimlik” bilinci (!) de azımsanamaz.

Bu durumda oyların AKP’ye mi DTP’ye mi gideceğini “yardımcı faktörler” belirleyecek.

Bunların başında “tarikatlar” geliyor. Bu konunu detaylarına (!) izin verirseniz seçimler yaklaştıkça girmek istiyorum.

İkinci faktör iktidar olanakları. AKP hükümeti aritmetik biçimde artan ağırlığını bölgeye veriyor.

DTP’nin buna karşılık vermesi mümkün değil.

Kaldı ki bölgenin iri şehirlerinde DTP’li belediyelerin “olağan işleri”nden halk çok memnun değil.

AKP’nin de ana hedeflerinden Diyarbakır bu illerin başında geliyor. 

22 Temmuz seçimlerinde Bağımsızlar (DTP) 219.779 oy aldı. AKP ise 189.707. Yani aradaki fark sadece 30 bin. (Toplam seçmen 675 bin.)

Kapanabilir bir fark var ortada.

Peki avantajlar hep AKP’den mi yana? DTP nin avantajları yok mu? Partinin en büyük artısı elbette bu şehrin uzun süredir DTP ve selefi partileri mütemayil oluşu.

Ancak bu dez-avantaja da dönüşebilir. Seçmenler yıllardır oylarını bu vektöre akıttılar. Sonuç tatminkâr mı, tartışmalı.

Batı’nın bölgeye ilgisi (!) çoğu zaman DTP’nin faydasına oldu. Ama konjonktür bu sefer imkan vermeyebilir.

ABD’nin buna ne niyeti ne de konsantrasyonu var. AB ise seçmen fikrini etkileyebilecek pratik argümanlara zaten sahip değil.

Kaldı ki niyeti de yok. DTP’nin terör örgütüne yatkınlığına ve TBMM’de gelen fırsatı tepmelerinden hiç memnun değiller.

Diyarbakır’da yaşanan patlama dolayısı ile ortaya çıkan reaksiyonu da anımsayın.

Bu durumda DTP’yi yeniden ivmelendirecek ne olabilir?

Bu kestirmeyi yapmak için henüz erken.

Ancak, hadi şaka yollu söyleyelim, PKK’nın türbana girmesinden başka yol kalmamış gibi görünüyor.



Bu yazı 1,531 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,427 µs