En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

MHP'nin "Ergenekon"u



Orhun Kitabeleri arasında Tonyukuk Abidesi'nde geçen "udci turk budun, ertes okun" ibaresi bugünün Türkçesine "Ey Türk, titre ve kendine dön" olarak çevriliyor.

Bu söz MHP geleneğinin sık kullanılan mottolarından biri. Üstelik bugünün MHP'sinin verdiği şaşırtıcı sinyalleri anlayıp yorumlamakta güçlük çekenler için de bir yol gösterici niteliğinde. Karşımızda "yeni" veya "farklı" bir MHP yok, MHP tam tersine "titriyor" ve aslına rücû ediyor. MHP, Türkiye'nin en eski siyasî geleneklerinden biri. MHP'yi siyasî partiler yelpazesinde sağın kenara yakın bölümüne yerleştirmekle ve diğer partilerle mukayese etmekle yetinenler, toplumun derinlerinde işleyen birçok farklı kırılma hattını da gözden kaçırmış olurlar. Biz sadece MHP'liliğin salt bir siyasî parti kimliği olmadığını belirtmekle yetinelim.

MHP liderinin 28 yıldır hiç telaffuz edilmeyen ama hiç unutulmayan bir hesabı bugün görmesi bile MHP'nin değişmediğini, aslına rücû ettiğini göstermeye yeterli. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin salı günkü grup toplantısında söylediği şu söz, sadece MHP'nin türban politikasına karşı "hayal kırıklığı"nı dile getiren emekli askerlere verilmiş bir cevaptan ibaret değil; aynı zamanda tarihe düşülmüş önemli bir not: "Türk milliyetçileri, aziz Cumhuriyetimizin büyük tehditlere maruz kaldığı karanlık yıllarda gözlerini kırpmadan mücadele ederken ve bu mücadelenin akabinde en ağır haksızlıklara uğrarken, bugün Milliyetçi Hareket'ten devlet adına tavır bekleyenlerin o günlerde hangi görevlerde bulundukları ve milliyetçi gençlere hangi gözle baktıkları bizce çok iyi bilinmektedir." Bu sözün derin anlamını, 12 Eylül döneminde askerî cezaevlerinde işkencelere, ağır baskılara ve hakaretlere maruz kalan MHP'lilerden daha iyi kimse anlayamaz.

12 Eylül askerî yönetimi, sola uyguladığı şiddetin aynısını MHP'lilere de uyguladı. Başta rahmetli Alparslan Türkeş olmak üzere MHP'nin bugünkü önder kadrosunun büyük kısmı uzun süre hapiste yatarak bugün mevcut olmayan kanun maddelerinden yargılandı. Aynı yıllara tekabül eden ASALA terörü, 1984'te başlayan PKK ayaklanması, MHP'nin derin kırgınlığının üzerine kalın bir kül tabakası örttü. MHP'liler kendi işkencecilerinin de içinde görev yaptığı devleti aynı eskiden olduğu gibi savunmaya devam ettiler. MHP, bugün aynı devleti çetecilere karşı, laikliği toplum üzerinde bir baskı aracı olarak kullanan dikta heveslilerine karşı savunuyor. Çetecilik devlete musallat olan bir hastalık. Laiklik, bugün bir yaşam biçimi olarak çok özel bir anlamda toplum üzerindeki azınlık vesayetinin aracı olarak kullanılıyor. MHP lideri, parti teşkilatına gönderdiği genelge ile illegaliteyi mahkûm ediyor, aralarına kalın bir çizgi çekiyor. Başörtüsü yasağının çözümüne karşı çıkanları da marjinalleştiriyor.

"MHP hangi hesabın peşinde?" sorusunun cevabını gündelik politika içinden vermek kolay değil. MHP içinde ulusalcılığın tasfiyesi, İlhan Selçuk'la temsil edilen eski tüfek laikçilerin tepkisini çekiyor. MHP aleyhine yazılan köşe yazılarındaki ani artış, bu tepkinin göstergesi.

MHP, üzerine bastığı ekseni muhafazakâr milliyetçiliğe kaydırıyor. Laiklik ile din ve vicdan hürriyeti arasında kurduğu dengenin üzerine başörtüsü politikasını yerleştirirken, demokrasiyi, en somut haliyle TBMM'deki iradeyi yüksek yargı da dahil olmak üzere bürokratik elitlere karşı savunurken MHP aslında bir kitle partisi gibi davranıyor. İstikrar ve uzlaşmaya prim veren toplumun önüne, AK Parti'nin benimsediği çözümleri koyuyor. Bu arada AK Parti'ye yönelen muhalefeti paratoner gibi üstüne çekerken, farklı görünen kimliğinin de altını çizmiş oluyor.

Devlet içine yerleşen Ergenekon Çetesi'nin muradı olan "Ergenekon" ile MHP'nin Ergenekon'unun ayrışmasına tanık oluyoruz. Ergenekon, bir vadiden çıkıp dünyaya yayılma hikâyesi. MHP'nin çıkış yolunu gösteren Börteçine'si (Efsanedeki Bozkurt) hukuk devletini ve demokrasiyi işaret ediyor. MHP'nin kuvvetle vurguladığı bu ayrışmaya derin uçurumun karşı tarafında kalan çeteler açısından bakalım. Çeteler tasfiye ediliyor.

 



Bu yazı 611 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,532 µs