En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

Tarihî oylama



Anayasa değişikliğinin ilk oylaması bugün. Üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran düzenlemenin kabul edilmesi için salt çoğunluk olan 367 milletvekilinin 'evet' demesi gerekli. Oylama açık değil, gizli.
Partilerin tavrı net. Değişikliğin mimarı AK Parti ve MHP. İki partinin milletvekilleri tam kadro Meclis'te olacak. Milletvekilleri, Ankara dışı programlarını iptal etti. DTP yöneticileri de kabul oyu kullanacaklarını açıkladı.

Yasağı savunanlar ise sadece sol yelpazedeki CHP ve DSP. Meclis, sağ ve sol diye ikiye ayrıldı. Sol parti sözcüleri, bugün Meclis kürsüsünden sol siyasetle yasakların nasıl yan yana geldiğini izah edecekler. Nasıl yapacaklarsa... İşi korku siyasetine dökecekleri kesin. Ezberleri belli, bunun dışına çıkmaları mümkün değil. Söyleye geldikleri şeyleri tekrarlayacaklar; rejim tehlikesinden söz edecekler, laikliğin tehlike altında olduğundan dem vuracaklar. Din ve vicdan özgürlüğünün teminatı olan laikliği kendi anladıkları gibi dar kalıp içinde yorumlayacaklar.

Sonuç, az çok belli. İlk tur oylamada 400 dolayında 'evet' oyunun çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. Pekala bu rakam da aşılabilir. Sayıları düşük de olsa soldan kabul oyu verenler çıkarsa şaşırmamak lazım. Solda başörtüsünün serbest olmasını isteyen milletvekillerinin olduğu biliniyor.

Anayasa oylaması sıradan bir olay değil; tarihî önemde. Meclis'te toplumun hafızasında ölümsüz iz bırakan unutulmaz oylamalar vardır. Ezanın üzerindeki yasağın kaldırılması gibi. 1950'lerdeki Demokrat Parti kadroları bugün hayırla yâd ediliyorsa, Adnan Menderes'in ismi diri olarak yaşatılıyorsa ezan konusundaki tavırları yüzündendir. Bu duruş, Anadolu'nun dört bir yanında öylesine yankılandı ki; toplum vicdanı Demokrat Parti'nin ilerleyen yıllarda yaptığı hataları, yanlışları bile görmezden geldi, üstünü örttü. Menderes'in siyasî çizgisi sandıktan hep zaferle çıktı.

Başörtüsü oylaması da tıpkı ezan gibi... Yıllarca unutulmayacak. İz bırakacak. Verdikleri oylarla yasağın sürmesini isteyenler de, özgürlüğün önünü açanlar da hep hatırlanacak. Tarihin hafızasına kaydedilecek. Yasakçılar Meclis'le sınırlı değil maalesef. Çok örgütlü hareket ediyorlar. Sokak gösterileri ve mitinglerle siyaseti etkilemeyi amaçladıkları söylenebilir. Özellikle MHP ve AK Parti milletvekillerine baskı uygulamaya çalışıyorlar.

Burada MHP'ye ayrı parantez açmak gerekir. Bazı çevreler seçimden önce MHP'ye farklı bir misyon yüklemişti. MHP ile yan yana gelmemiş, aksine hasım olarak bellemiş ideolojik sol çevrelerdi bunlar. MHP'nin kriz çözücü politikaları, toplumsal beklentilere cevap veren pozitif siyaseti onları hayal kırıklığına uğrattı. Bunun etkisiyle MHP'ye dönük eleştirilerini saldırıya dönüştürdüler. Tehdit ediyorlar, aba altından sopa gösteriyorlar. 'MHP'yi, AK Parti'nin koltuk değneği' olmakla itham ediyorlar. Bununla yetinmeyip, emekli asker derneklerini devreye sokuyorlar. MHP'yi, toz kondurmadığı kesimle, askerle karşı karşıya getirecek zeminler oluşturuyorlar. Dün parti genel merkezi önünde yaşanan çelenk didişmesinin anlamı bu.

Oysa MHP, tarihî çizgisine uygun davranıyor. Başörtüsü problemi salt AK Parti tabanının sorunu değil. Toplumun yüzde 80'i üniversitelerdeki yasağın kaldırılmasından yana. Bunu anlamak için uzun uzun araştırma yapmaya gerek yok, Anadolu'ya kulak kabartmak yeterli. Başörtüsü MHP tabanının da sorunu. Hem de yakıcı şekilde. MHP'nin soldan gelen sert eleştiri ve saldırılara kulaklarını tıkayarak doğru bildiği yolda yürümesi takdire şayan...

Başörtüsü özgürlüğünden yana duran, oylarını bu yönde kullanan milletvekilleri toplum içinde başı dik yürüyecek. AK Parti ve MHP hayırla yâd edilecekler. Bir milletvekili gelecek kuşaklara bundan daha iyi bir miras bırakamaz herhalde. Yasağı savunanlara ilişkin de tarihin bir hükmü olacak kuşkusuz.

 
zaman



Bu yazı 309 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,843 µs