En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Çabalama kaptan



Birileri yine yanlışa oynuyor. Hiç gereği yokken halkı germe yanlışı bu. Güçlerinin yetebileceği bir yöntemi önerseler ve peşinde koşsalar bayağı yararı dokunabilecekleri bir süreci, isteseler bile etkileyemeyecekleri bir yerinden yakalayıp engellemeye çalışıyorlar.

Yanlışı düzeltmeye çalışsalar, kendilerinin bugüne kadar yaptıkları yanlışları da unutmamızı sağlayabilirlerdi. Doğru olanı zorlasalar, belki siyasilere de yol gösterebilirlerdi.

Kimler mi? Mesela Ertuğrul Özkök... Başörtüsü yasağı konusunda isteseydi çok olumlu bir katkısı olabilirdi Hürriyet yöneticisi/yazarının; 'Milli Görüş' hatırlatmaları ve darbe tehditleri yapmayı tercih etti o. Rejim sarsıntı geçirmeden yasağın sühuletle kalkması sürecinde ve bu yolla açılacak yeni dönemde en belirleyici rolü Ertuğrul Özkök ve Hürriyet oynayabilirdi halbuki...

Bunu yapmak yerine eski refleksleriyle hareket etmeyi yeğledi.

Önyargılar ve işe yaramaz refleksleri geride bırakabilseydiler, kendilerini bir kez daha olayları etkileyebilen cephenin içine yerleştireceklerdi. Ellerine gerçekten büyük bir fırsat geçmişti çünkü. Henüz fırsat kaçmış sayılmaz, ama kendilerine hiç manevra alanı bırakmadılar ki kardeşim...

Nicedir Ak Parti ile liberal kesimin arasını açmaya çalışıyor Hürriyet gazetesi... Koro şefinin kim olduğunu biliyorsunuz. Çalgı heyetinde bir eski şair, bir eski liberal, bir eski müzisyen, bir eski 'büyük yazar' var... Bu kadar 'eski' ancak Hürriyet'te buluşabiliyor şu sıralarda. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında da aynı oyunu oynamıştı aynı kadro, o zaman liberalleri kısmen tereddüde düşürebildiler.

Geçmiş olsun. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığını yürütüş tarzı, o gelişmeye karşı çıkmış liberalleri, "Galiba yanlışta olan bizmişiz" noktasına getirdi sanıyorum.

Başörtüsü/türban yasağı konusunda ise, ülkemiz liberallerini kışkırtarak sonuç almak boşuna kürek çekmekten farksız; 'liberal', adı üstünde, yasaktan yana olabilir mi hiç? Nitekim üniversitelerde çeşitli düzeyde akademik görev yürüten öğretim üyelerinin türban yasağına karşı bildirisi 1000'in çok üzerinde imzaya şimdiden kavuştu. Üniversite camiasında 'kelaynak kuşları' yasakçı öğretim üyeleridir.

Ertuğrul Özkök bu yasağın kalkmasını istediğine dair kimbilir kaç yazı yazmıştır bugüne kadar. Şimdi de, her yazısına, önce yasağa karşı olduğunu özellikle belirterek başlamıyor mu? Başlıyor. Neden rahatsız olduğu da belli: Anayasaya bu amaçla müdahale edilmemesini istiyor... Yeni bir yasa çıkartılmaması gerektiğine inanıyor...

Her iki konuda ben de kendisiyle hemfikirim.

İyi de, bu karşı çıkışlarını yaparken neden aklına hep 'rejim' geliyor, neden hemen 'iyi saatte olsunları' göreve çağıracak tarzda kaleme sarılıyor? Niçin itiraz ettiği konulara vurgu yaparken, taraftarı olduğu yasağın kalkmasına yardımcı olacak tek satır yazmıyor?

Şöyle bir senaryo düşünün: Ertuğrul Özkök, Ak Parti ile MHP'nin birlikte hareket edeceklerinin belli olduğu ilk gün, üzerinde uzlaşılan formülü öğrenir öğrenmez, "Yasak kalkmalı, ama..." diye bir yazı yazıyor. Bu yazıda, yasağın sürmesinin toplumumuzda sebep olduğu sıkıntıları gündeme getiriyor; mağdur gençkızların bu kadar süre içerisinde gururlu bir suskunlukla çile çektiklerime işaret ediyor... Ardından da, yasağın kalkması için bulunan formülün sakıncalarına değiniyor ve gerçekten işe yarayacak bir formül bulmak üzere tanınmış ve itibarlı liberalleri göreve çağırıyor...

Emin olun, böyle bir senaryo daha ilk günden ses getirir ve Ak Parti – MHP girişimini sağlıklı bir zemine oturtmada daha etkili olurdu. Meclis ne getireceğini kimsenin (milletvekillerinin de) tam bilemediği olağanüstü riskli bir girişimin peşinde koşmayı bırakır, sıkıntısız olan diğer yolu tercih ederdi. Rejimi değil yanlışta ısrar eden rektörleri sarsardı bu çıkış... Üniversitelerin kapısı genç kızlara çoktan açılmış olurdu. Biz de, bu işe önayak olduğu için, Ertuğrul Özkök'ü yeniden bağrımıza basardık.

Peki, farklı davrandı da istediği etkiyi aldı mı?

MetroPoll firmasının son araştırması "Hem oldu, hem olmadı" cevabını sağlıyor. Olmuş, çünkü geçen ay oylarının yükseldiği fark edilen iki parti (Ak Parti yüzde 2, MHP 1.6), bu ay oy yitirmiş... Olmamış, çünkü Ak Parti'nin düşüşe rağmen oyu yüzde 44. MetroPoll, "Üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması sürecinde yaşanan tartışmalar ve gerilimler AK Parti ve MHP'ye oy vermiş bir kısım seçmenin üzerinde etkili olmuş" diyor raporunda. Etkili olmuş, ama yanlışı savunmaya değmeyecek kadar...

Boşuna kürek çekmişler.

yenişafak



Bu yazı 459 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,021 µs