En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

Uyandırma servisi



Reklamcılık âleminin ünlü isimlerinden Serdar Erener, ajansı Alametifarika'da, fırsat bulduğu her perşembe günü bir sohbet toplantısı düzenliyor.
Tüm ajans çalışanlarının katıldığı ve "sabahın köründe" ( 08:00-10:00 arası) gerçekleşen toplantıda, "dışarıdan" bir konuşmacı, kendi açısından Türkiye'nin bir meselesine değiniyor.
Bizim konumuz kışkırtıcıydı: " Şeriat gelir mi? " Bir saati aşan süre niye bunun olmayacağını anlattım...
Tabii tam beklediğim gibi oldu; hiçbir şey fark etmedi! (İkna olmak istemeyeni, buna hazır olmayanı, ikna edemezsiniz.)
Yine aynı kaygıyla karşılaştım: " Peki ben niye hala korkuyorum? "
Elbette bir psikolog bambaşka şeyler söyleyecektir. Bense umarsız bir biçimde hala " aydınlanma " sorunsalı içinden konuşuyor ve yazıyorum.
O bağlamda verebileceğim tek cevap şuydu: "Çünkü Türkiye'yi anlamanıza yarayacak kitapları okumuyorsunuz. Lise ve üniversitede size verilenle ya da resmi ideolojiyi tekrar edenlerle yetiniyorsunuz."


Peki, ne okumalı?
İşte resmi ideolojinin ve resmi tarihin dışına çıkmak isteyenler için küçük bir liste:
Radikal'deki pazartesi söyleşilerini şimdilerde Taraf gazetesinde sürdüren Neşe Düzel, bu konuşmalardan bir bölümünü " Hesaplaşma " adıyla derledi (Doğan Kitap)
Derlemenin reklamını hazırlayanlar şöyle demiş: "Bu kitabı bitirdiğinizde, Türkiye üzerine onlarca tarih ve sosyoloji kitabı okumuş gibi olacaksınız."
Bu kadar doğru bir tanımlama olabilir! Aynen öyle... Okur açısından tam bir " hazıra konma " durumu. Su gibi akıp giden 47 söyleşi, resmi ideolojinin ipliğini pazara çıkarıyor.

Bizim solcuların yaptığı en büyük tarihsel hatalardan biri, Kemalizm ile ittifak kurmalarıdır. Kemalizm'i " ilerici " bir fikir öbeği sandılar. Onun bürokratik egemenliğin ideolojisi olduğunu görmek istemediler.
Niye böyle oldu? Sanırım, sosyalizm de, en azından uygulamada, radikalleşen bürokrasinin ideolojisi olduğu için bir soy sop benzerliği söz konusuydu.
Ancak son zamanlarda solcuları "uyandırma" faaliyetleri arttı. Bunun için çabalayanların başında da Doç. Fikret Başkaya geliyor.
Başkaya'nın Tolga Ersoy ile birlikte derlediği " Resmi İdeoloji Sözlüğü " de (Özgür Üniversite Yay.) Neşe Düzel'in kitabı gibi: Çerkez Ethem'den Lozan'a, Ermeni ve Kürt sorunlarından laikliğe, resmi tarihin uydurmalarını gözler önüne seriyor.

Son olarak Prof. Kadir Cangızbay'ın kaleme aldığı ' Hiçkimsenin Cumhuriyeti'nden söz edeyim (Ütopya Yay.)
Kısa ama yoğun bir kitap. Hocanın uzun uzun cümleler kurmak gibi, Türkçeye pek uymayan bir alışkanlığı var ama bir kere kanıksadınız mı, akıp gidiyor.
Resmi ideolojiyi tepe taklak eden saptamalarla bezenmiş olan kitabı okursanız, özellikle okul ve sonra medya aracılığıyla nasıl kandırıldığınızı görürsünüz.
Tabii görmek istiyorsanız!
Not: Taha Akyol'un " Ama Hangi Atatürk " (Doğan Yay.) adlı yeni kitabını henüz okumadım. Ama Akyol'un genel çizgisini ve titizliğini bildiğim için iyi bir çalışma olduğuna eminim.

 sabah



Bu yazı 364 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,400 µs