En Sıcak Konular

Perihan Mağden


Perihan Mağden
0 0 0000

Kanı kanla yıkamak



5 ÖLÜ 80 YARALI diyor cuma günkü gazeteler.

Perşembe gecesi ana haberlerde önce yedi'ye kadar çıkarttılar ölü sayısını. Sonra güç bela dört'ten beş'e. İkisi çocuk beş ölü- öyle mi ha?

80 yaralı varsa, söz konusuysa, ölü sayısının en az 10'u bulacağını (rahatça) söyleyebiliriz. Rakamlarla 'oynayarak' zevahiri kurtarma girişimlerini, iç bulandırıcı bulduğumu da.

Çok işlek bir yerde, çok kalabalık bir vakitte, tahribat gücü çok yüksek bir bomba patlatıldı: Çoluk çocuk bir dolu insanımızı kaybettik.

Bu sayılarla 'oynanma' işinden midem bulanıyor. Dağlarda öldürülen çocuklarımızın sayısı, muhtemelen şişire şişire verilirken de öyle.

Bir Reklam Kumpanyası'nın ortasına düştük. Askeriye alıyor alıyor Amerika'dan, Avrupa'dan 'silahları'. Bastırıyo paraları (paralarımızı) en yeni, en gelişmiş 'cicileri' satın alıyor. Jetleri filan. En mahir.

Sonra da mağaradakilerin, indekilerin, dağdakilerin üstüne gece demeden/kar kış demeden nasıl da sallıyor yine çok pahalı kurşunları, bombaları, ateşleri, haltları.

Çekiyor çekiyor filme, haber bültenlerine 'servis ediyor'.

Bizler de seyredip çok etkileniyoruz. Çok rahatlıyoruz. Çok seviniyoruz. Göneniyoruz.

Öyle mi?

'Terörün' sonu hiçbir yerde böyle gelmedi. Getirilemedi.

Burda da getirilemeyecek.

Bu şişkin, bu manasız, bu mantıksız reklam kampanyasının ve dahi Reklam Kumpanyası'nın bizi esir almasına izin veriyoruz habire.

Terörün şehirlere sıçrayacağını biliyorlarmış, haberdarlarmış.

Aaa! bakın şehirlere sıçradı terör.

Bilmedikleri/öngörmedikleri hiçbir şey yok!

Bombanın 'hammaddesinin' ne olduğunu bilip, ona dair de uyarmışlarmış. Mağaralarda çok çok bulmuşlarmış!

Her bir şeyi vatan sathında, sınır ötesinde; olmuş ve olacak, sular seller gibi, jetler metler gibi biliyorlar.

Bilmedikleri bir tek BARIŞI GETİRMEK.

Bu topraklara barışı nasıl getireceklerini bilemedikleri için bir tek, on yıllardır savaş bitmiyor. Bitirilemiyor.

Kürt çocukları ölüyor. Türk çocukları ölüyor. Ölü sayısı durmuyor. Artıyor. İftihar edilecek bir şey yok: Ölü sayısıyla iftihar edemezsiniz.

Karşılıklı.

Şehirde her gece arabalar kundaklanıyor. Şehirlerde cayır cayır arabalar yakılıyor.

Terör büyük şehirlere sıçrayıp büyük sayılarda can yakacağını haber verdi.

Araba yakarak haber verdi. Çöp konteyneri patlatarak haber verdi. Terör, terörün devlet terörüyle bitirilemeyeceğinin, yalnızca azdırılacağının kara haberini, kanlı haberini çok önceden verdi.

Benim artık Sahtekâr Barış Şarkıcıları'ndan da midem bulanıyor.

Kürtler'den olsun, Türkler'den olsun bir mızmız'ın daha çıkıp, "Barış gelsin. Biz barıştan yanayız. Biz barışın gelmesinden yanayız. Biz barış isteriz. Biz hep barış isteriz" zırıltılarını aynı biteviye, aynı içi boşaltılmış, aynı kandırık, duygusuz, ruhsuz, sinirbozucu sesle tekrarla-

masına/topaçlamasına/tespihlemesine DE TAHAMMÜLÜM YOK.

BARIŞIN KOŞULU OLMAZ.

Her iki taraf için de.

Öyle göstere göstere saldırıp, en ağır saldırı görüntülerini 'servis edip' nasıl barış yanlısı olamazsan, barıştan söz edemezsen, düpedüz Savaş Taciri'ysen-

"O olsaydı da. Bu olsaydı da. Onlar öyle yapsaydı da. Bunu verseydi de. Onu alsaydı"yla da Barışçılık olmaz. Barış istemek olmaz.

Barış yanlılığı olmaz. Pazarlıkçılık olur. Savaşçılık olur. Kan Edebiyatı olur.

Terör, Yeni Yıldaki yeni mekânını işaret etti: BÜYÜK ŞEHİR.

Bu savaştan nemalananlardan, bu savaş sayesinde gücüne güç, statüsüne statü, mevkisine sarsılmazlık katanlardan umudum yok.

Demokrasi'den umudum olabilirdi. Anlaşılan bu topraklarda Hakiki Demokrasi'ye geçmenin İHTİMALİ YOK.

Bilen biliyor. Bilmeyenlerin de okuyup kafasına dank edecek değildir.

Ama yazıyorum, elimde değil:

KAN KANLA YIKANMAZ.

KAN SUYLA YIKANIR.

SUYLA. BARIŞLA. SİLAHLARIN SUSTURULMASIYLA.

radikal



Bu yazı 184 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 5 Temmuz 2008 Ordu kışlaya!
    • 19 Nisan 2008 Demokrasinin pabucu
    • 22 Mart 2008 Ergenekon Çocukları
    • 5 Ocak 2008 Kanı kanla yıkamak
    • 7 Ekim 2007 Seviyeli 1 düşünür sevdim mahalleden
    • 8 Eylül 2007 İsimlerin kaderi
    • 1 Eylül 2007 Saygınlığın çökertmesi sınırsızlığın coşkusu
    • 30 Ağustos 2007 Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül!
    • 18 Ağustos 2007 Hoşgeldin! Toros Memeli Sincabım İttir Git! Gazkaçıran Adam
    • 28 Temmuz 2007 Annecim! Askeriye'den mektup var!!
    • 21 Temmuz 2007 Mavi boncuk kimdeyse BENİM OYUM ONDADIR
    • 19 Mayıs 2007 'Genç Subaylar Rahatsız'
    • 12 Mayıs 2007 Kurtulma yolları ve çözümün ruhu
    • 10 Mayıs 2007 Kamburunu yitirmek
    • 5 Mayıs 2007 'Yalnız değilmişim Atam; dekolte tişörtümü beğendiniz mi?'
    • 7 Nisan 2007 Baykal neden bu kadar mutlu? Sahi, biz neden mutsuzuz?
    • 20 Şubat 2007 Egosantrik Türk Basıncılığı
    • 15 Şubat 2007 İklimler+İklimatör Genel Ağbiler

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,506 µs