En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

Pakistan'da seçim krizi



PAKİSTAN'da 8 Ocak'ta yapılması beklenen seçimlerin 18 Şubat'a ertelenmesi, ilk bakışta fazla yadırganacak bir olay olarak görünmeyebilir. Benazir Butto'nun öldürülmesinin ülkede büyük bir gerilim yaratması, bu arada çıkan karışıklıklarda seçim merkezlerinin yakılması, böyle bir ertelemeyi zorunlu kıldı denebilir.
Benazir'in suikasta kurban gitmesinden sonra, seçimlerin hiç yapılmayacağı, veya yakın bir tarih belirlenemeyeceği tahmin edilmişti.
Şimdi Seçim Komisyonu'nun Pakistanlıların 6 hafta sonra sandık başına gideceğini ilan etmesi, gene de "demokrasi adına" olumlu bir gelişme sayılıyor... Tabii büyük siyasi partilerin seçim tarihini erteleme kararını kabul etmesi ve ülkede gerginliğin yatışması şartıyla...
Ne var ki, seçimlerin daha önce belirlenen tarihte yapılmasında ısrar eden politikacıların ve onları destekleyenlerin tavrı, bu yönde pek umut vermiyor. Seçimlerin ertelenmesi kararı, Pakistanlıları bölen çeşitli nedenler listesine ekleniyor.

Siyasi hesaplar
Özellikle Benazir Butto'nun Halk Partisi 'nin, daha baştan, seçimlerin "mutlaka zamanında yapılmasını" istemesinin sebebini anlamak kolay. Bu menfur suikast, halkın bu partiye olan sempatisini artırmıştır. Bu ortamda -özellikle "yeni bir Butto"nun partinin başına getirilmesinden sonra- Halk Partisi'nin seçimlerden galip çıkması mümkün.
Seçimlerin ertelenmesine karşı çıkanların öne sürdüğü bir argüman da, Seçim Komisyonu'nun aslında sanıldığı gibi bağımsız bir kurum olmadığı, iktidarın etkisi altında karar verdiğidir. Özellikle Müşerref'in saf dışı ettiği yargıçlar ve liberal eğilimli hukukçular da bu görüşteler...
Benazir'in öldürülmesinden esas kimin sorumlu olduğu konusunda çeşitli iddiaların ve suçlamaların ortaya atıldığı (bu arada Pervez Müşerref'in yönetimine karşı da iddiaların yoğunlaştığı) bir ortamda, seçimlerle ilgili bu tartışmalar, siyasi havayı daha da bulandırıyor...
Aslında bugün Pakistan'ın öncelikli ihtiyacı, normal siyasi yaşama ve istikrara kavuşmaktır. Benazir Butto'nun öldürülmesinden sonra, Pakistan'da politikacıların siyasi hesapları bir yana bırakıp ülkede kargaşayı ve gerilimi artıracak davranışlardan kaçınmaları gerekiyor.
Bu bağlamda, seçimin 6 hafta sonra yapılmasını bir mesele haline getirmemeleri hem ülkenin istikrarı ve demokratik geleceği, hem de kendi partilerinin çıkarları açısından büyük önem taşıyor.

Butto Hanedanı
Son olaylar, Pakistan'ın kendisine özgü siyasal dokusunu gözlerin önüne serdi. Ülkenin en köklü siyasi gruplarından biri olan Halk Partisi'ndeki "hanedan" geleneğini Benazir Butto'nun öldürülmesinden sonra sürdürmesi, bunun bir örneğidir.
Partinin başkanlığına Benazir'in oğlu Bilaval'ın getirilmesi gözlemcileri şaşırtmıştır. Henüz 19 yaşında olan ve bir süredir ülkesinden uzakta, İngiltere'de okuyan Bilaval'a, bu koltuğun bir ortağı olarak, babası Asif Ali Zerdari yardımcı olacak. Oysa Zerdari, daha önce yolsuzlukla suçlanmış ve bir süre de hapis yatmıştı.
Pakistan'daki Halk Partisi'nde liderliği devralacak yeterli donanıma sahip üyeler vardır elbet. Ama parti içindeki düzen ve zihniyet, Benazir'in babası Zülfikar Ali ile başlayan bu uygulamayı ve geleneği günümüze kadar taşımış ve bu partiyi bazılarının deyişiyle bir "Buttolar Partisi" haline getirmiştir...
Pakistan için şu anda önemli olan, seçim tarihinin son olaylar nedeniyle ileri bir tarihe atılmasından çok, düzen ve istikrar içinde demokrasi koşullarının yerine getirilmesidir.

milliyet



Bu yazı 238 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,582 µs