En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Statükocu muhalefet



Muhalefet, iktidarın her dediği ve her yaptığına karşı çıkmak mıdır? İktidarın cesaret edemediğini dillendirecek, daha keskin politikaları gündeme taşıyacak sorumlu bir muhalefetle hiç karşılaşmayacak mıyız?

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 'AB-Afrika Zirvesi'ne katılmak üzere Lizbon'a giderken uçakta bizlere aktardığı dağa çıkışı minimize edecek ve dağdaki PKK militanlarının teslim olmasını kolaylaştıracak 'yeni girişim' hazırlığı muhalefet tarafından eleştiri taarruzuna tutuldu. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin bir mitingte söyledikleri yenilir yutulur cinsten değildi. MHP'nin hitap ettiği kitlenin beklentileri öyle bir konuşmayı mâzur gösterebilir, peki CHP lideri Deniz Baykal'ın hiddetli ifadelerine ne demeli?

Kanal 7'de Mehmet Acet'in programına katılan CHP lideri Baykal şunları söyledi: “Kimse bir küskünlük, kırgınlık ya da Türkiye'de artık huzur içinde yaşama imkânı kalmadığı tespitinden sonra dağa çıkmamıştır; af çıkarılınca da 'ben de bunu bekliyordum' diyerek eve dönmeyecektir. Bu safdillik, aymazlıktır, çok temel bir yanlıştır. Terörün arkasında bir siyasi proje var. Bu siyasi proje, Türkiye'yi bölmeye yönelik bir projedir. Şunu çok iyi kavrayalım, bu noktadaki zafiyet Türkiye'ye çok ağır bedel ödettiriyor. Daha önce çıkarılan 'eve dönüş yasaları' da teröre moral vermiştir.”

CHP liderinin militanlaşma süreciyle ve dağdan inme motifiyle ilgili söyledikleri mantık zaafıyla malul olduğu gibi, konuya genel yaklaşımı da kendi getirdiği 'terör siyasi bir projedir' tespitiyle temelden çelişmektedir.

Militanlaşma süreci, hemen bütün araştırmalardan ve eski PKK militanlarının aktardıklarından öğrendiğimize göre, Türkiye'deki siyasi durumla yakından ilişkilidir. Pek çok genç 'küskünlük', 'kırgınlık' ve kimlik ile ilgili sorununu açıklıkla ifade edememe durumu yüzünden dağa çıkmaktadır. Siyasallaşma ve bölücü gündeme sahip olma, militanlaşma sürecinin daha sonraki aşamasıdır. Şu anda alınmakta olan çok yönlü tedbirler de eklenince, son yıllarda siyasal alanda atılan adımlar sayesinde, dağa çıkma ve militanlaşma eğilimi azalmaktadır. Umulan, alınan ek tedbirlerle, dağa çıkışın önünün bütünüyle kesilmesidir.

Dağdan inme de, CHP liderinin söylediğinin aksine “Ben de bunu bekliyordum” diyebileceği bir imkânı militanlara sunmayla gerçekleşebilir ancak. Bu fırsattan bütün militanlar yararlanmak isterler mi, yoksa bazısı kanlı yollarına devamı mı tercih eder? Bunu anlamamız için de bu imkânın bir alternatif olarak masada olması gerekir. Militanı dağdan indirmeyi amaçlayan yasalar, sonuç almadıkları durumlarda bile, Deniz Baykal'ın ileri sürdüğünün aksine 'teröre moral vermez', kafasını karıştırarak teröristin moralini bozar.

Açıklamadaki tek doğru, CHP lideri Baykal'ın 'terörün arkasında bir siyasî proje' bulunduğuna dair sözleridir. Gerçekten de Türkiye'yi bölmeyi de içeren bir projedir PKK'nın izlediği. Sorun da burada yatıyor zaten: PKK'yı bu projeden vazgeçiremediğimize göre, doğru olan yaklaşım, militanları PKK'dan vazgeçirmek değil midir? Hükümetin bir süredir izlediği politik-diplomatik çizgi, birbiri ardına gerçekleştirilen açılımlar, bir yandan PKK'yı içte ve dışta tecrit etmeyi hedefler ve bundan başarılı olurken, bir yandan da militanları PKK'dan koparmayı amaçlamaktadır. Başbakan Erdoğan'ın üzerinde çalışıldığını bildirdiği yeni yasa -kullanırlar kullanmazlar o kendilerine kalmış- militanlara 'eve dönüş' yolunu açacağı için önemlidir.

Bölgedeki gençleri dağa çıkmaktan alıkoyacak, dağdakileri de eve dönmeye ikna edecek ve bu yolla da PKK'yı Türkiye için tehdit olmaktan çıkaracak akılcı politikaları desteklemek gerekmez mi?

Muhalefet, hareket noktasını kabul etse de, uygulanmak istenen çizgiye elbette itiraz edebilir; daha keskin tavırlı bir paket önerisi geliştirebilir, dağa çıkmanın önünü kesecek ve dağdan inmeyi kolaylaştıracak başka yöntemler tavsiye edebilir. Ancak, terör örgütünün varlığını sürdürme ve istediği zaman ülkenin başına dert açma potansiyelini koruma anlamına gelen statükoya sahip çıkmak? Herhalde muhalefetin görevi bu olmamalı.

Bir kerecik olsun iktidarın önünde bir muhalefet anlayışına tanık olmayacak mıyız?

NOT: Kimbilir kaç nesil üzerinde büyük hakkı bulunan değerli ilim ve aksiyon insanı Prof. Sabahattin Zaim'in vefatı, “Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir” fehvasınca ülkemiz için büyük bir kayıptır. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabırlar dilerim. F. K.

yenişafak



Bu yazı 198 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,221 µs