En Sıcak Konular

Yıldıray Oğur


Yıldıray Oğur
0 0 0000

Başı açık kadınlar araştırması



Bu araştırma şirketlerine yürek dayanmaz. Önce “Türbanlı kadınların sayısı azaldı” deyip herkese ‘derin bir oh çektirdiler’, şimdi bundan cayıp” hayır artıyor” demeye başladılar, ‘yürekleri ağızlara getirdiler’. “Vallahi bu sefer Malezya değil, İran oluyoruz” deyip baygınlık geçirenler mi, yaşasın-eyvah arasında yoğun duygu patlamaları yüzünden kalbi sıkışanlar mı, tek düze bir toplumda yaşamaya alışmış oldukları için fazla heyecandan şekeri yükselenler mi dersin, herkes bir tarafa savruldu. Tüm ayılmalar bayılmalar pek amatörceydi ama. Bayılma numarası yapanlar ellerini başlarına koyup dizlerini kırarak en konforlu bir şekilde kendilerini yere bırakırken, kalbi sıkışanlar “ah kalbim” derken elleri göğüslerinin yanlış tarafında duruyordu.

İnsanlık namına yine yardıma koşup, neyiniz var demek mecburiyetinde kalıyoruz ama “türbanlıların sayısı artmıyor, sadece kamusal alanda karşınıza daha çok çıkıyorlar” diye başka araştırmalardaki verileri ortaya koyanlara gösterdikleri, “ yalan söylüyorsunuz artıyor işte” refleksi “Türbanlıların sayısı artıyor eyvah”ın aslında “Türbanlıların sayısı artıyor, yaşasın” olduğunu düşündürüyor insana.

“Yaşasın Türbanlıların sayısı artıyor”, “Yaşasın Korkularımız haklı çıktı” gibi patalojik bir şey. Bir tür panik atak durumu. Korkularımız kurtulmamız gereken şeylerdir halbuki. Korkularımıza sevinmeyiz. O yüzden de Türkiye’nin İran ya da Malezya olmaya doğru gittiğini ispatlamak için canını dişine takmışların ruh hali ve topladıkları  deliller ise memlekette hala varsa İrancıların gözlerini yaşartıyor, motivasyonlarını artırıyordur ancak.

Peki neden bu kadar çok istiyorlar türbanlıların sayısının arttığının ortaya çıkmasını? Ellerine ne geçecek? Bu neye gerekçe yapılacak? Hangi cehennemin yoluna taşlar diziliyor yine? Hangi operasyon için erzak toplanıyor? Yoksa yakında ataması yapılacak yeni YÖK başkanının gözünü korkutmak için bir  “cehenneme hoş geldiniz” partisi mi bu?

Peki ya “Türbanlıların sayısı azalıyormuş yaşasın” diyenler. “Bakın korkmayın, modernleştikçe türbanlıların sayısı azalıyor, biraz daha gayret modernleşmenin şaşmaz ilerleme çizgisi böyle giderse otuz yıla kadar türbanlı falan kalmaz” diyen demokratlar, liberaller?

Bunun ne kadar incitici bir şey olduğunun farkında mısınız?

Neden durup durup  başörtülü kadınları sayıyoruz ayrıca. Son araştırmaya göre kadınlar arasında başını örtenlerin oranı  %70. Yani başı açık kadınları saymak daha pratik. Başı açık kadınlar üzerine bir araştırma yapılması daha kolay ve ucuz olabilir. İşaret edilmenin, araştırma nesnesi olmanın, sayılmanın, yorumlanmanın, istatistik tablolarında yaşamanın, kesilip biçilmenin tadını bir de başı açık kadınlar yaşasın. Hatta araştırıcının muktedir koltuğuna bu kez başörtülü kadınlar otursunlar, bu kez fokus gruplar başı açık kadınlardan oluşsun.

Hem daha faydalı bir şey olmaz mıydı bu araştırma? Başörtülü kadınlar hakkında  bilmediğiniz ne kaldı artık? Başörtülü kadınların reikiye bakış açısını bile biliyoruz. Haklarında her şeyi bildiğimiz için, gidebilecekleri fazla bir yer de bırakmadığımız için kontrol altındalar, zararsızlar. Peki ya başı açık kadınlar öyle mi? Haklarında hiçbirşey bilmiyoruz. AB’yi destekliyorlar mı? Hrant Dink’în öldürülmesi hakkında ne düşünüyorlar? Misyonerlik faaliyetleri için ne diyorlar? Tayip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün Yahudi asıllı olduğuna inanıyorlar mı? Eğitimlilerle eğitimsizlerin eşit oy hakkı olmasını savunuyorlar mı? “Benim babaannemin de başı açıktı” dan başka elimizde nesnel veriler yok. Başı açık kadınlar aramızda yaşıyorlar, kimimizin annesi, kimimizin teyzesi ama haklarında hiçbir şey bilmiyoruz. Sayıları artıyor mu, azalıyor mu? Bilmiyoruz bu yüzden çok tedirginiz, çok korkuyoruz. Türkiye nereye gidiyor? En saygın araştırma şirketlerimizden başı açık kadınlar hakkında acil bir araştırma istiyoruz.

Taraf



Bu yazı 1,840 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Aralık 2007 Başı açık kadınlar araştırması

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,272 µs