En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

Eyvah o adam geri dönüyor!..



Amerikan istihbaratı, George Bush yönetimini çok zor durumda bıraktı. Irak işgalinden bu yana bütün enerjisini bölgenin güçlü aktörü İran'ı tasfiye etme üzerine kuran, Lübnan, Filistin, Irak ve Pakistan'da bu yönde düzenlemelere girişen, İsrail'in tazyikleriyle İran'ın nükleer çalışmalarını yok etmeye odaklanan Bush ve ekibi, şimdi ne yapacak?

İstihbarat raporu; “İran'ın nükleer silah programına, uluslararası baskılar yüzünden 2003 yılında son verdiğini ancak uranyum zenginleştirmeye devam ettiğini” ortaya koydu. BM Güvenlik Konseyi üzerinden ambargo sürecini işleten, bazı Avrupa ülkeleriyle birlikte siyasi baskılara devam eden, İsrail'le birlikte “her an saldırı” planlamaları yapan Washington için, bu resmi istihbarat raporu görünüşte şok edici olmalı.

İşin içinde başka hesaplar var mı, bir çeşit psikolojik operasyon mu henüz bilemiyoruz. Ancak rapor, su anki durumda, Washington'un İran'ı tecrid etme, dünyayı İran'a karşı yanına çekme, tereddütlü ülkeleri ikna etme çabasına ağır darbe vurdu. ABD'deki Demokratların bile “İran politikası değişmeli” diyebildiği bir ortamda bazı Avrupa ülkelerinin tedirginliklerinin artması, Rusya ve Çin'in ise ikna edilmesinin imkansız hale gelmesi mümkün.

Durumun ne aşamada olduğunu tespit etmek için, George Bush'un; “İran'ın nükleer silaha sahip olması Üçüncü Dünya Savaşı'na yol açar” sözünü hatırlamakta yarar var. Her ne kadar diplomatik/siyasi süreç işletiliyorsa da, İsrail ve ABD'nin İran nükleer tesislerini yok etmeye yönelik askeri planlamalarının gerçek olduğunu bilmeyen kalmadı. Nasıl yapılır, ne zaman yapılır, ne kadar yapılabilir bilemiyoruz ama bu yönde ciddi bir çaba olduğu gerçek.

Tahran'ı rahatlatan raporun açıklanmasından hemen sonra İran'ın nükleer müzakerecisi Said Celili dün hemen Moskova'ya gitti. Yine dün, geç saatlerde George Bush'un konuyla ilgili bir açıklama yapması bekleniyordu. Üç ay önce Üçüncü Dünya Savaşı'dan söz eden Bush'un radikal biçimde tavır değiştirme ihtimali var mı? Böyle bir şeyin en çok İsrail'i rahatsız edeceği hatta çılgına çevireceği bir gerçek. İran Dışişleri Bakanı Manucher Muttaki'nin; “ABD nükleer savaşı kaybetti” açıklaması son derece dikkat çekici.

Tam da bu aşamada bir başka gelişme var ki, söz konusu istihbarat raporundan bile çok önemli! Irak işgalinin mimarlarından, işgal öncesi sahte istihbarat raporunun fikir babalarından, bütün bölgeyi savaş havasına sokan öncü isimlerden Paul Wolfowitz yeniden göreve dönüyor.

Hatırlayalım o günleri… Savunma Bakan Yardımcısı'ydı. Neocon halkanın fikir babalarından, işgali planlayanlardandı. İşgali meşrulaştırmak için Savunma Bakanlığı bünyesinde kurduğu Özel Planlar Dairesi'nde sonradan hepsi yalanlanan sahte istihbarat raporları hazırlattırmakla uğraşıyordu. Bu yalanlar üzerine bir ülke işgal edildi. 1 Mart Tezkeresi reddedildiği için Türkiye'yi tehdit etmişti. Ondan sonrasını biliyoruz. Bir milyondan fazla insan öldürüldü. Ve kaos ortada.

Daha sonra Dünya Bankası Başkanlığı'na getirildi. Başarısız bir denemeydi. Yolsuzluk, sevgilisine sağladığı kıyaklar yüzünden bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Kötü bir sondu. Sonradan Türkiye'ye geldi. Yüz binlerce insanın ölümüne sebep olan birkaç isimden biri delik çoraplarıyla Türk medyasında boy gösterdi ve birden masumlaştı!

Aynı Wolfowitz, şimdi hangi göreve geliyor, biliyor musunuz? Bush yönetimi için şu an en çok ihtiyaç duyduğu makama! Yani sahte istihbarat raporları, yeni savaş kampanyaları için gerekli olan makama geliyor. Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın önerisiyle, Uluslararası Güvenlik Danışma Kurulu'nun başına geçiyor. 18 üyeli kuruluşun başındaki Wolfowitz, yüksek öncelikli istihbarat raporlarından, nükleer silahsızlanmadan, kitle imha silahlarıyla ilgili gelişmelerden sorumlu olacak.

2003 yılında Irak'ın kitle imha silahlarıyla ilgili dosyaları hazırlamış, bütün dünyayı kandırmış, sonra yalanları ortaya çıkınca tınmamış olan bir isim, şimdi İran'ın nükleer silahlanmasıyla ilgili istihbarat raporlarını kontrol edecek. O zaman yakında çok şey yaşanacak diyebiliriz.

Ne garip değil mi? Bakalım İran'la ilgili ne tür yalan dosyalarla ikna edileceğiz. Aynı senaryolar, aynı kadrolar, neocon-İsrail sağı ittifakı ve yeni savaş senaryoları… Bu yüzden, ABD istihbaratının hazırladığı, “İran nükleer silahlanmadan 2003 yılında vazgeçti” raporu çok da anlamlı olmasa gerek! Wolfowitz ne güne duruyor ki!

Türkiye'deki kurmaylarına gün doğdu….

yenişafak



Bu yazı 642 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,342 µs