En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

PKK ne kadar perişan? Kesin kanıt!



Terör örgütü PKK’ya yönelik askeri ve siyasi operasyonların kamuoyu tarafından “inşallah bu son olur”, yarı temmeni yarı şüphe duygularıyla izlendiği görülüyor.

PKK’nın bu sefer sonunun geldiğine ilişkin hem içeriden hem dışarıdan gelen bilgiler, bir çok karine ve kanıt sunuyor…

Ama ben size daha teknik, elle tutulur ve inanılır bir delil vereyim…

Bugün (3 Aralık 2007) Sabah Gazetesi’nde minik bir haber yayınlandı.

Tamamı şu;

“PKK'dan silah bırakmaya 7 şart

PKK, silah bırakmak için şartlı çözüm paketleri ileri sürmeye başladı. Son bildiride
şu şartlar öne sürüldü.

1 Kimliği tanıyın: Kürt kimliğinin tanınması ve Türkiyelilik üst kimliği altında anayasal güvence bulması.

2 İkinci dil Kürtçe: Kürt dili önündeki engellerin kaldırılması, Kürtçe'nin ikinci resmi dil olması.

3 Serbest örgütlenme: Serbest siyaset hakkı.

4 Siyasilere af: (Öcalan dahil) siyasi tutukluların serbest bırakılması.

5 Koruculuk bitsin: Kürtlerin yaşadığı bölgelerde bulunan güçlerin çekilmesi, köy koruculuğu sisteminin lağvedilmesi.

6 Yerellere yetki: Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması.

7 Kademeli silah bırakma: Örgüt üyelerinin kademeli olarak silahlarını bırakması.”

Bu kadar… Şimdi diyeceksiniz bu saçmalıkların PKK’nın perişanlığı ile ilgisi ne?

Çok.. Hem de inanamayacağınız kadar.

Anlatayım...

Şimdi size bazı şartlar daha yazacağım…

1 Türkiye PKK’ya yönelik tüm askeri faaliyetlerini durdurmalıdır.

2 Bir genel af ilan edilmelidir.

3 Kürt kültürel hakları Ankara tarafından kabul edilmelidir.

4 Olağanüstü hal durumu sona ermelidir.

5 Köy korucu sistemi kaldırılmalıdır.

6 Kürt politik hareketlerine serbestçe örgütlenme hakkı tanınmalıdır.

Şimdi de diyeceksiniz, “e, bunlar bir öncekinin hemen aynısı.”

Doğru. Bu şartlar da-konjonktürel farklılıkları saymazsanız-PKK’nın. Yalnız tarih biraz farklı.

1993 yılının Nisan-Mayıs ayları.

Yani PKK o zaman ve bugün aynı şartları yayınlamış.

Demek “şartlar”da da bir benzerlik var!

Neymiş o günün şartları anımsatayım…

PKK, 1992 yılı sonunda ve 93 başında Kuzey Irak ve sınır bölgesinde silahlı mücadeleyi kaybetmiş ve ağır kayıplara uğramıştı.

Deneyimli teröristlerinin büyük çoğunluğunu yitirmiş, Öcalan dağ kadroları üzerindeki hakimiyetini kaybetmişti.

O zamanki destekçileri, Suriye, Saddam ve Talabani bir ateşkes ilan etmesi için baskı yapıyorlardı.

O da ilan etti. Hatta PKK’nın “Türkiye’nin bölünmesine karşı olduğunu” bile duyurdu.

Türkiye taktik olduğu belli bu ateşkesi reddetti.

Ancak zamanın İçişleri Bakanlığı PKK militanlarının “silah bırakmasına” imkan tanıyan bir tür affı-bilinen ismiyle “Pişmanlık Yasası”-üzerinde değişiklik öneren bir çalışma hazırladı.

İşte bunun üzerine de terör örgütü yukarıda aktardığım (ikinci) şartları yayınladı!

Yani PKK’yı bugünkü şartları söylemeye iten konjonktür de, eski şartlar da daha önce “aynen” yaşanmıştı.

Peki bu kısa öykünün “kıssa”sı ne…

1 PKK aynı durumu, belki daha kötüsünü yaşıyor. Kanıtı, bundan 15 yıl önceki sözde “şartları”nı bugün “aynı şartlar” yüzünden ve taktik endişeyle yeniden piyasaya sürmesidir.

2 O dönemde PKK’nın ateşkesi elbette ciddiye alınmadı ama “gün bugündür” de denmedi.

PKK tam sıkışmışken, “silah bırakma” söylemli bir pişmanlık yasası veya af gibi yaklaşımların pek doğru olmadığı görülüyor.



Bu yazı 3,802 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,479 µs