En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

Demokrasiyle yenmek



Haftalardır aynı konuyu orasından burasından yazıyorum, bazı okurlar artık sıkıldıklarını söylüyorlar ve haklılar da ama bir yandan da iyi ki de yazıyorum. Çünkü Dağlıca saldırısı olup 12 şehit verdiğimiz gün yükselen duygusal havada intikam isteği ağır basıyor, gazetelerde kimi etkili köşe yazarları 'Barzani'yi vurmak'tan söz ediyorlardı. Belki biraz da benimki ve benim gibi bir avuç köşe yazarının ısrarlı yazıları sonrası bugün yeniden aklıselimle düşünme ve yazma noktasına geri gelindi.
PKK terörü hepimizin ortak derdi. Hepimiz terörün can almasından nefret ediyoruz, bazen bazılarımızın duyguları kabarıyor ama ne iyi ki sonunda hep aklıselim galip geliyor.
Terör sorununun bitmesi lazım elbette. Ve bu sorunun bitmesi için de sadece askerin kendi canını da ortaya koyarak mücadele etmesi yetmez. Hatta şöyle diyebiliriz: Terörle askeri ve polisiye yöntemlerle mücadele bir zorunluluk olmakla birlikte toplam mücadele göz önüne alındığında askeri ve polisiye önlemler işin görece küçük bir bölümünü oluşturur.
Esasen polis ve asker teröristle mücadele ederken siyasi otoritenin ve sivil toplumun terörle mücadelesi gerekir. Terörü yaratan, ona gelişme imkânı tanıyan ortamı ortadan kaldıramazsak, teröristle istediğimiz kadar etkili mücadele edelim, sorunu kökünden çözemeyiz, can vermeye devam ederiz. Unutmayın, üç kişi de terör örgütüdür, giderler bir bombayı bir yere koyarlar, can alırlar.
O yüzden, daha ilk günden beri, teröristi değil terörü bitirecek bir stratejimiz olup olmadığını sorguluyorum. Şimdi, iyimser olmaya çalışarak söylüyorum, sanki böyle bir stratejinin türlü çeşitli taktik adımları üzerinde çalışılıyor ve sanki bazı ipuçları veriliyor.
Başından beri mesele, PKK ile sıradan Kürtlerin arasındaki mesafeyi açmak aslında. Ve tartışılan konu da, bu mesafe açma işinin nasıl yapılacağı.
Benim gibi bazıları, halkı PKK'dan uzaklaştıracak ve Türkiye'ye sadakati arttıracak adımların demokratikleşmeyi, kültürel hakları, devletin Kürtlere eşit muamele etmeye başlamasını içermesi gerektiğini söylüyor.
'Halkı kazanma'nın çok temel bir konu olduğunu kabul eden başkaları ise bu hakların PKK'nın da talepleri arasında yer aldığını, o yüzden terör bitmeden verilemeyeceğini söylüyor. (Daha şahin pozisyon alanlar da var ama onları eski komutanların Fikret Bila'ya yaptığı açıklamalardan sonra artık göz ardı edebiliriz sanırım.)
Bakın dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de bu konuya girdi, Tiflis'te kendisini izleyen gazetecilere, "Yüksek perdeden şunları söyleyebilirim: Demokrasi tek başına terörü mağlup etmez, izole eder. O zaman da terörü, teröristi yenme gücü ortaya çıkar. Terörist eylem yapmak ister'' dedi.
Bu da son birkaç haftaya sığan ipuçları zincirine yeni bir halka ekledi. Demek hükümet ve Cumhurbaşkanı, demokratikleşmeyi hızlandırmaya hazırlanıyor.
Aslına bakacak olursanız bunun tam da zamanı. Çünkü Türkiye, PKK ile mücadelesinde ansızın hiç de ummadık bir müttefik buldu kendine: Avrupa Birliği. PKK'nın ve DTP'nin AB karşıtı çizgisi akla geldiğinde bu yeni müttefik çok da sürpriz değil belki. Ve şimdi, belki de Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın ucunu gösterdiği 'sürpriz'ler, AB reformları adı altında Kürt sorununu yumuşatacak demokratik ve kültürel adımlar olabilir.

radikal



Bu yazı 222 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,879 µs