En Sıcak Konular

Ahmet Hakan


Ahmet Hakan
0 0 0000

İtidal çağrısı



EPEY bir süredir "İsrail-Filistin" anlaşmazlığıyla ilgilenmekten vazgeçmiş bulunmaktayım.

Çünkü...

Soruna bir parça ilgi gösteren herkesin fark ettiği "acı gerçek" benim de kafama dank etmiş durumda.

O "acı gerçek" şudur:

Bu sorun, yeryüzünün en çetrefilli sorunudur!

* * *

Bir intifada başlar, işler kızışır...

Sonra barış rüzgarı eser...

Sonra yine intifada ve yine ılıman hava...

Bu sorunun tarihi, bir anlamda zikzakların tarihidir...

Olaya sokulmamış parmak kalmadığından ne olup bittiğini bile tam olarak anlamanız imkansızdır.

Kıbrıs sorunu bile bu sorunun yanında leblebi çekirdek gibi kalır, gerisini siz hesap edin...

Burada taraflar bile belirgin değildir...

Mesela...

Filistin’de yönetimin bir parçası "Fetih Örgütü"nün elindedir ama diğer parçada HAMAS vardır.

Ve bu iki örgüt, birbirinin kuyusunu kazmaktadır.

Daha geçen gün HAMAS, Fetih’in düzenlediği "Arafat’ı anma mitingi"ne silahlı saldırı düzenlemiştir.

İki örgüt arasındaki görüş ayrılığı da hayli derindir:

Biri "İsrail ile ilişki kurmaktan" söz ederken, diğeri "İsrail’i haritadan silmekten" söz eder...

* * *

Ortada böyle bir tablo varken...

Nasıl oluyor da...

İsrail Cumhurbaşkanı ile Filistin Lideri’nin "Ankara Buluşması"nı, eteklerimiz zil çalarak selamlayabiliyoruz?

Nasıl oluyor da...

"Türkiye tarihi barışa ortak" manşeti atabiliyoruz?

Nasıl oluyor da...

"Ankara’nın büyük rolü... Düşman kardeşleri barıştırdık" falan diye makaleler döşenebiliyoruz?

Nasıl oluyor da...

"Yuppi! 50 yıllık sorunu çözdük" diye haykırabiliyoruz?

Ne yani?

"Büyük barış"ı, Madrid Konferansı, Camp David Süreci, Oslo Anlaşması başaramadı da...

"Büyük Ankara Buluşması" mı başardı?

Butros Gali’nin, Bill Clinton’ın, Enver Sedat’ın gerçekleştirmek için baş koydukları barışı, iki buçuk aylık Cumhurbaşkanı Abdullah Gül mü gerçekleştirdi?

Hadi diyelim ki...

Büyük diplomasi üstadı Abdullah Gül, Fetih Örgütü’nden Mahmud Abbas’ı İsrail ile anlaşmaya razı etti...

Peki burada imzalar atılırken, Fetih’in düzenlediği mitinge silahlı saldırıda bulunan HAMAS’ı ne yapacak?

Abdullah Gül’ümüzün bu konuda da bir "oyun planı" var mı acaba?

* * *

Yanlış anlaşılmasın:

Ben Türkiye’nin rolünü küçümseyenlerden değilim...

"ABD ne derse o olur" anlayışına yaslanarak, alınan her türlü inisiyatife ekşimiş yüz ifadesiyle yaklaşmam...

"Bizim kendimize faydamız yok, bir de başkalarının sorunlarını çözmeye kalkıyoruz" diyen kötümserlerden de değilim...

"Bu olay acaba hangi karanlık planların parçası" diyen iflah olmaz kuşkuculardan da değilim...

Dahası Türkiye’nin bölgede öneminin arttığının da farkındayım.

Ancak...

Şunu da biliyorum:

"Türkiye bir şey beceremez" demek, ne kadar marazi bir ruh halinin yansıması ise...

"Yaşasın! 50 yıllık düşmanlığı biz sona erdirdik" demek de aynı türden marazi bir ruh halinin yansımasından başka bir şey değildir.

* * *

Demem o ki...

Abartma huyundan vazgeçelim...

Olayı kararında tutalım...

Ne "Türkler beceremez" diyelim.

Ne de ortada pek bir şey yokken "Biz becerdik" diye hava atalım...

Hele söz konusu olan...

"Ortadoğu" gibi bin türlü şeytani planın yürürlükte olduğu bir coğrafya ise...

İtidali asla elden bırakmayalım.

hürriyet



Bu yazı 288 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Temmuz 2010 Yeter ki Tayyip gitsin duygusu
    • 3 Eylül 2009 Umreden mahrem notlar
    • 26 Şubat 2009 28 Şubat bitti mi?
    • 22 Şubat 2009 Aydın Doğan’la bir fasıl gecesi
    • 9 Şubat 2009 Hastasıyım bu istismarın
    • 18 Ocak 2009 Benim gözümle Kemal Gürüz
    • 24 Kasım 2008 CHP’nin Tayyip’i
    • 6 Ağustos 2008 Ahmedinejad’ın Anıtkabir’de ne işi var
    • 23 Temmuz 2008 Kandıra’dan mesaj var
    • 9 Temmuz 2008 Gaza gelme Latif Abi
    • 4 Haziran 2008 Önder Sav’a açık mektup
    • 25 Mayıs 2008 Kısa Türkiye tarihi
    • 19 Mayıs 2008 Ağustosta rapsodi
    • 7 Mayıs 2008 Asılmışların paylaşımı
    • 5 Mayıs 2008 Biri Tayyip’e fısıldadı: Parti kapatılmayacak
    • 10 Nisan 2008 Organize’de iki saat
    • 13 Mart 2008 Bayan Çölaşan yalan söylüyor
    • 7 Mart 2008 Da Vinci Baykal’ın şifresini çözdüm
    • 2 Mart 2008 Yaşar Paşa’ya da bir şey söylenir mi?
    • 17 Şubat 2008 Artık şu İranlılara yüz vermesek diyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,799 µs