En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Sabrımızı deniyorlar



Hepimizin aklına aynı düşüncenin tırmandığını kendimden biliyorum: “Yoksa Türkiye'yi Irak batağı içerisine çekecek 'eylem' bu mu?”

Hakkari/Yüksekova'da meydana gelen çatışmada hayatlarını kaybeden Mehmetçiklerin cenazeleri cami avlularına geldiğinde cemaattan yükselecek ağıtlara hiçbir siyasi kadronun sağır kalması düşünülemez.

Hükümet geçen hafta Meclis'ten çıkan tezkereyle aldığı 'yetkiyi' kullanmaya kalkarsa buna herhalde pek azımız şaşıracaktır.

Son zamanlarda meydana gelen eylemlerin özellikleri gözden kaçacak gibi değil: Çoğu Irak sınırındaki geniş alanda oluyor; bu önemli bir özellik... Bir de, mümkün olduğu kadar çok sayıda can alacak türden eylemler işleniyor...

Eylemler adres olarak Irak'ı gösteriyor ve şehitlerin sayısına bağlı olarak da ülkenin dört bir tarafından “Haydi Irak'a” taleplerini yükseltiyor...

Terör eylemlerini sahneye koyanlar eylemleriyle Türkiye'yi Irak'a davet ediyorlar...

PKK ise PKK, arkasındaki güçlerse onlar, artık kimse bu eylemleri planlayıp sahneye koyanlar, hiç kuşkunuz olmasın, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır-ötesi operasyonla Irak'a girmesini bekliyorlar.

Bu sadece bir beklenti değil, arzuluyorlar, arzularını yerine getirmek için de ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar... Hükümet hele bir tezkereyi kullanmaya karar vererek askerleri sınır ötesine göndersin; dışarıda ve içeride birbiri ardına olabilecekleri hepimiz bugünden öngörebiliriz...

Konunun bir de öteki yüzü var elbette.

Türkiye bu oyunun farkında olduğu taktirde ne yapabilir? Hükümetin şimdiye kadar başarıyla sürdürdüğü gibi, aculculuktan kaçınan akılcı bir politikayla, Irak'taki işgal gücü ABD'nin, Bağdat'taki yönetimin ve kuzeydeki Barzani güçlerinin akıllarını başlarına toplamaları için diplomatik ve politik çabalar gösterilebilir.

Ve bu yolla da, tek bir askerimiz Irak tarafına geçmediği halde, sınır-ötesine asker gönderilmesi durumunda meydana gelmesi beklenebilecek gelişmelerin çoğunun meydana geldiğini görebiliriz. Dışarıda ve içeride...

Elimizdeki, iki ucu da pis bir değnek; hangi ucundan tutarsanız tutunuz, o pisliğin elinize sıvanmasını önleyemiyorsunuz.

Müthiş zor bir durum bu.

Çare ne? Böyle bir durumda ne yapılabilir?

Fazla bir seçenek yok gibi. Serinkanlılığımızı koruyarak önümüzdeki bütün verileri değerlendirebilir ve buradan çıkacak sonuca göre davranabiliriz: Irak topraklarına asker gönderdiğimiz zaman mı, yoksa gelişmelere serinkanlı yaklaşarak mı görebiliriz en büyük zararı?

Ankara'da dün sabahtan beri yapılan toplantılarda cevabı aranan en önemli sorunun bu olduğunu tahmin etmek zor değil. Hangi yönde karar alınırsa alınsın, o karara yol açan bilgi, bulgu ve değerlendirmeler, mümkün olan en geniş biçimde, mutlaka kamuoyuyla da paylaşılmalıdır.

Zor bir dönemece girildiğini zaten biliyorduk; son eylemlere bakıldığında ortaya çıkan gerçek ülkeyi daha zor günlerin beklediği...

Feraset ve akıl bunun için gerekli...

yenişafak



Bu yazı 661 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,774 µs